ANKARA — Kültür ve sanat dünyasının kalbinin attığı ATO Congresium, bu yıl üçüncü kez kapılarını aralayan ArtNouva Sanat Fuarı ile sanatseverleri ağırlarken, sergilenen resim, heykel, seramik ve fotoğraf eserleri katılımcılara benzersiz bir estetik deneyim sunuyor.
- ATO Congresium’da kapılarını açan 3. ArtNouva Sanat Fuarı, resimden heykeltıraşlığa geniş bir yelpazeyi aynı çatı altında buluşturdu.
- Fuarın geniş koridorları ve ferah yerleşim düzeni, ziyaretçilerin büyük sanat etkinliklerinde sıkça yaşadığı görsel yorgunluğu en aza indirdi.
- Funda Açıkgöz, Gültekin Serbest, Nurettin Akkaya ve Zekiye Akalın gibi usta isimlerin eserleri fuara damgasını vurdu.
- Anadolu’nun kadim mitolojisinden düşsel İstanbul manzaralarına ve müziğin ritmini yansıtan tuallere kadar pek çok farklı sanat dili izleyiciyle buluştu.
Sanatın Farklı Dilleri ve ATO Congresium’daki Görsel Şölen
Bir resmin önünde neden dururuz? Renklerine mi tutuluruz, anlattığı hikâyeye mi, yoksa kendi geçmişimizden bir şeyler mi buluruz onda? Bazen hiçbirini bilmeyiz. Yalnızca bakarız. Sanatçının dünyasıyla belleğimiz arasında görünmeyen bir bağ kurulur. Resme yeniden döndüğümüzde ilk bakışta fark etmediğimiz ayrıntılarla karşılaşırız. Sanatın güzel yanı biraz da bu. Herkes aynı esere bakar ama oradan aynı duygularla ayrılmaz. Bu felsefi sorgulamalarla birlikte, ATO Congresium’da üçüncüsü düzenlenen ArtNouva Sanat Fuarı’nı gezerken sanatın dönüştürücü gücü bir kez daha gözler önüne serildi. Resimler, heykeller, seramikler, fotoğraflar… Birbirinden farklı sanat anlayışları aynı çatı altında buluşmuştu. Fuarın yerleşimi de bu çeşitliliği rahatça izlemeye olanak sağlıyordu. Geniş koridorlar, birbirini boğmayan sergi alanları, eserlerin önünde durmaya imkân veren bir düzen… Büyük sanat fuarlarında karşılaştığımız görsel yorgunluk burada daha az hissediliyordu. İyi bir sergileme, izleyiciyi yormadan sanatla baş başa bırakabilmeli.
Anadolu Mitolojisinden Düşsel İstanbul’a Eserlerin Hikayesi
Fuar alanında her bir köşe, ziyaretçileri farklı bir zaman dilimine ve duygu durumuna taşıdı. Funda Açıkgöz’ün resminde iki kadın, nar ağaçları, kuşlar ve çiçekler vardı. Sanatçı, Frig uygarlığının hikâyelerini bugünün resim diliyle anlatıyordu. Kadınların giysilerindeki işlemeler, hayvan figürleri ve doğadan alınan simgeler, Anadolu’nun eski inançlarına uzanıyordu. Binlerce yıl önce bu topraklarda yaşamış insanların söylenceleri, resmin içinde yeni bir hayat bulmuştu. Öte yandan, Gültekin Serbest’in resminde kocaman bir tavus kuşu, Galata Kulesi ve deniz düşsel bir İstanbul oluşturuyordu. Bildiğimiz kent, ressamın hayal gücünde yeniden kurulmuştu. Nurettin Akkaya’nın çalışmasında ise müziğin hareketi vardı. Saksafon çalan figürün çevresinde sarılar, maviler ve morlar birbirine karışıyor, bedenler uzuyor, çizgiler dağılıyordu. Müziği duymadan ritmini hissedebiliyordum. Zekiye Akalın’ın resminde bütün bu hareket yerini sessizliğe bıraktı. Başında mavi örtüsüyle genç bir kadın, çevresinde boyunlarını eğmiş ayçiçekleri… Kadının yüzündeki hüzünle çiçeklerin solgunluğu birbirini tamamlıyordu. Uzakta uçuşan kuşlar, rüzgârın savurduğu saçlar… Kadının ne düşündüğünü bilmiyordum. Belki de bilmemek, o resimle daha uzun süre kalmamı sağlıyordu.
Gelişmeler ve Beklentiler
Fuarın en özel duraklarından biri olan Ozan Sağdıç ve diğer usta isimlerin katkılarıyla şekillenen ArtNouva Sanat Fuarı, Başkent’teki sanat izleyicisine unutulmaz anlar yaşatmaya devam ediyor. Önümüzdeki günlerde de sanatseverlerin akınına uğraması beklenen bu prestijli organizasyon, Türkiye’nin kültürel ve sanatsal vizyonuna katma değer sunarak gelecekteki benzer ulusal ve uluslararası sanat etkinlikleri için güçlü bir referans noktası oluşturuyor.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika