BRüksel — Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor, Cumhuriyet’e yaptığı özel değerlendirmede, Türkiye’nin AB katılım sürecinin 2018’den bu yana yaşanan demokratik gerileme ve hukukun üstünlüğündeki erozyon nedeniyle dondurulduğunu vurgularken, Avrupa’nın geleceğindeki risklere ve küresel ölçekte yükselen aşırı sağ tehlikesine dikkat çekti.
- Türkiye’nin AB katılım süreci 2018’den beri dondurulmuş durumda.
- Halk TV’ye kayyım atanması ve muhalif belediye soruşturmaları demokrasi karnesini zetliyor.
- Türkiye-Libya Anlaşması üçüncü devletlerin egemenlik haklarını ihlal ediyor.
- Fon krizi, finansal denetimlerdeki ciddi zaafları ve hukuki belirsizlikleri gözler önüne serdi.
Ne Oldu ve Türkiye’nin AB Süreci Neden Donduruldu?
Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor, Cumhuriyet gazetesi sorularını yanıtlayarak Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkilerin mevcut durumuna dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Amor, Türkiye’nin katılım sürecinin hukukun üstünlüğü ve temel özgürlüklerin durumunda son derece ciddi bir kötüleşme yaşanması nedeniyle 2018 yılından bu yana dondurulmuş durumda olduğunu vurguladı. O tarihten bu yana demokratik gerilemenin durmaksızın sürdüğüne işaret eden daha da kötü haberler aldıklarını belirten Amor, Halk TV’ye kayyım atanması, yayınlarının durdurulması ve muhalif belediyelere yönelik yürütülen soruşturma ve davaların bu tabloyu daha da ağırlaştırdığını ifade etti. Bu tür gelişmelerin, mevcut koşullarda Türkiye’nin katılım sürecinin yeniden başlamasının hiçbir şekilde mümkün olmadığını net bir şekilde teyit ettiğini dile getirdi.
Türkiye-Libya Anlaşması ve Avrupa’nın Tutumu Nedir?
Gündemdeki bir diğer kritik başlık olan Türkiye ile Libya arasında imzalanan mutabakat muhtırasına değinen AP Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor, Avrupa Birliği’nin bu konudaki tutumunun en başından beri son derece açık ve tutarlı olduğunu belirtti. Amor, bu anlaşmanın üçüncü devletlerin egemenlik haklarını ihlal ettiğine ve uluslararası Deniz Hukuku’na kesinlikle uygun olmadığını düşündüklerini kaydetti. Bölgedeki herhangi bir haritaya bakıp bu mutabakatın pratikte ne anlama geldiğini net bir şekilde görmenin mümkün olduğunu söyleyen Amor, AB’nin bu konudaki endişelerinin ve itirazlarının kolayca anlaşılabileceğini vurguladı.
Fon Krizi ve Yabancı Yatırımcı Güvenini Nasıl Etkiliyor?
Türkiye’deki son dönem fon krizinin ekonomik ilişkiler ve yabancı yatırımcıların bakış açısı üzerindeki etkilerine de değinilen röportajda, Amor finans sektörünün alarm veren durumuna dikkat çekti. Son dönemdeki fon krizinin, finans sektörünü düzenlemekten sorumlu devlet kurumlarının gerekli özeni gösterme ve denetim görevlerinde ciddi zaaflar bulunduğunu açıkça ortaya koyduğunu ifade etti. Türk makamlarının, ülkedeki demokrasinin ve hukukun üstünlüğünün durumundaki kötüleşmeyi ekonomik ve finansal performanstan ayrı tutmaya çalıştığını, ancak gerçeğin çok farklı olduğunu belirtti.
Gelişmeler ve Beklentiler
Avrupa genelinde ve dünyanın pek çok bölgesinde milliyetçiliğin ve aşırı sağ söylemin yükselişine tanıklık edildiğini belirten Nacho Sanchez Amor, bunun bildiğimiz şekliyle AB’nin işleyişi açısından büyük bir tehdit oluşturduğunu kaydetti. Ancak gelecek henüz yazılmadı diyen Amor, tarihin en kötü dönemlerinin tekrarlanmasını önlemeyi başarabileceklerine inanmak istediğini belirterek resmi süreçler ve gelecekteki ilişkiler adına umutlu ama temkinli bir duruş sergiledi.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika