İSTANBUL — Hematoloji Uzmanı Doç. Dr. Handan Çipil, mevsim geçişlerinde artan ve dinlenmeyle geçmeyen yorgunluğun demir eksikliğinden kaynaklanabileceğini belirterek, popüler kültürün aksine ıspanaktan çok daha yüksek demir içeren besinlerin maydanoz ve baklagiller olduğunu vurguladı.
- Uzun süren ve dinlenmeyle geçmeyen yorgunluk, demir eksikliği ve kansızlığın habercisi olabilir.
- Çizgi filmlerle bilinen ıspanak yerine maydanoz, kuru fasulye, nohut ve mercimek güçlü bitkisel demir kaynaklarıdır.
- Siyah ve yeşil çayda bulunan tanen ile polifenoller, bitkisel demir emilimini olumsuz etkiliyor.
- Demir emilimini artırmak için bitkisel kaynakların C vitamini ile tüketilmesinde fayda var.
Yorgunluğun Gizli Nedeni: Demir Eksikliği ve Kansızlık
Mevsim geçişlerinde toplum genelinde sıklıkla artış gösteren yorgunluk ve halsizlik tablosu, sıradan bir mevsismsel geçişten öte, derinlerde yatan demir eksikliğinin bir işareti olabiliyor. Konuyla ilgili önemli uyarılarda bulunan Hematoloji Uzmanı Doç. Dr. Handan Çipil, dinlenmeyle dahi geçmeyen ve bireylerin günlük yaşam kalitesini doğrudan etkileyen uzun süreli yorgunlukların altında yatan temel nedenlere dikkat çekti. Çipil, bu tür kronik bitkinlik durumlarının kansızlık (anemi), çeşitli vitamin ve mineral eksiklikleri ya da hormonal hastalıklardan kaynaklanabileceğini ifade etti. Halk arasında nesiller boyunca Temel Reis çizgi filmiyle özdeşleşen ve ‘mucizevi demir deposu’ olarak bilinen ıspanağın yanı sıra; maydanoz, kuru fasulye, nohut ve mercimek gibi besinlerin de son derece zengin birer demir kaynağı olduğunu belirtti. Uzmanlar, demirin insan vücudundaki hayati rollerine dikkat çekerek, bu elementin kırmızı kan hücrelerinde oksijen taşınmasını sağlayan hemoglobinin temel bileşenlerinden biri olduğunu hatırlatıyor. Vücutta demir eksikliği yaşandığında hemoglobin düzeyi düşmekte ve buna bağlı olarak kansızlık tablosu gelişmektedir. Bu kritik süreçte dokulara ve beyne yeterli oksijen taşınamaması; halsizlik, baş ağrısı, baş dönmesi, nefes darlığı, çarpıntı, ciltte solukluk ve el-ayaklarda üşüme gibi bir dizi rahatsız edici şikâyete yol açmaktadır.
Çay Tüketimi Demir Emilimini Nasıl Engelliyor?
Beslenme alışkanlıklarımızda vazgeçilmez bir yere sahip olan çayın, doğru zamanlamayla tüketilmediğinde vücuttaki demir dengesini altüst edebileceği bilimsel olarak kanıtlanmış durumda. Doç. Dr. Handan Çipil, özellikle siyah ve yeşil çay içerisinde bulunan tanen ve polifenol bileşenlerinin, özellikle bitkisel kaynaklı demirin bağırsaklardaki emilimini oldukça zorlaştırabildiğine dikkat çekti. Demir eksikliği tanısı konmuş veya bu yönde şikâyetleri bulunan kişilerin, çayı demir içeren ana öğünlerle birlikte veya hemen sonrasında tüketmekten kaçınmaları gerektiğini öneren Çipil, çay tüketimi ile demir açısından zengin öğünler ya da demir ilaçları arasında mutlaka 1 ile 2 saatlik bir zaman aralığı bırakılmasının çok daha uygun olacağını vurguladı. Bu stratejik zamanlama, vücudun alınan besinlerden maksimum düzeyde faydalanabilmesi açısından büyük bir önem taşımaktadır.
Demir Emilimini Artırmanın Altın Kuralları ve Doğru Bilinen Yanlışlar
Bitkisel demir kaynaklarından en yüksek verimi alabilmek ve vücudun demir depolarını, doğru kombinasyonlarla destekleyebilmek adına bazı hayati noktalara dikkat edilmesi gerekiyor. Doç. Dr. Handan Çipil, demir emilimini desteklemek amacıyla üç temel noktaya özellikle odaklanılması gerektiğini belirtti. İlk olarak, bitkisel demir içeren besinlerin mutlaka C vitamini kaynaklarıyla birlikte tüketilmesi emilimi olumlu yönde tetiklemektedir. İkinci olarak, demir emilimini olumsuz etkileyen çay ve kahve gibi içeceklerin öğünlerden tamamen ayrı zaman dilimlerinde içilmesi önerilmektedir. Üçüncü ve son olarak ise günlük beslenme rutininde tek bir besine bağlı kalmayıp farklı demir kaynaklarına dengeli bir şekilde yer verilmesi şarttır. Ayrıca, et, tavuk veya balık gibi hayvansal protein kaynaklarının aynı öğünde tüketilmesinin, aynı tabaktaki bitkisel demirin de emilimini önemli ölçüde artırabileceği bilimsel bir gerçektir. Çocukların ve toplumun severek takip ettiği Temel Reis karakterinin ıspanakla güçlenmesi üzerinden verilen geleneksel beslenme mesajının tek bir besine odaklanmaması gerektiğini belirten uzmanlar; maydanozun yanı sıra kuru fasulye, nohut ve mercimek gibi gıdaların da sofralarda daha aktif roller üstlenmesi gerektiğinin altını çiziyor.
Gelişmeler ve Beklentiler
Uzmanlar, gelecekte toplum sağlığının korunması ve kronik yorgunluk vakalarının azaltılması adına beslenme alışkanlıklarında bilinçlenmenin şart olduğunu belirtiyor. Resmi sağlık otoriteleri ve beslenme uzmanları, tek tip diyetler yerine zengin ve çeşitli gıda kaynaklarına yönelmenin, başta demir eksikliği olmak üzere pek çok önlenebilir rahatsızlığın önüne geçeceğini öngörüyor.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika