1 Kasım 2026, Pazar
Haber

Mekke Anlaşması ve Ortadoğu’da ABD Jeopolitiğinin Dönüşümü

🔴 FLAŞ HABER

İSTANBUL — Donald Trump dönemi ABD küresel jeopolitiği, küresel güç mücadelesinde asıl rakip Çin’e karşı Hint-Pasifik bölgesinde yoğunlaşmayı, Avrupa’nın güvenliğini Avrupalılara devretmeyi ve Ortadoğu’da riskleri azaltarak bölgeden çekilmeyi hedeflerken, İran faktörü ve Körfez bölgesindeki stratejik dengeler tüm hesapları altüst ediyor.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • ABD’nin Çin odaklı Hint-Pasifik stratejisi ve Ortadoğu’dan çekilme planları Körfez’deki askeri gerçeklerle çatışıyor.
  • İran, ABD üslerine düzenlediği yoğun füze ve dron saldırılarıyla Körfez bölgesindeki güvenlik dengelerini kökten değiştirdi.
  • Körfez ülkelerinde güvenlik kaygıları doruğa çıkarken, ABD üslerinin kendi güvenliklerini dahi sağlayamayacağı anlaşıldı.
  • Gelişen bu durum, ABD silahlı kuvvetlerinin Batı Asya’daki geleneksel yığınak stratejisini terk etmesini ve kuvvet yapısını yeniden değerlendirmesini zorunlu kıldı.

Trump Dönemi ABD Jeopolitiği ve Ortadoğu’daki Çıkmaz

Donald Trump dönemi ABD küresel jeopolitiği, küresel güç mücadelesinde asıl rakip Çin’e karşı Hint-Pasifik bölgesinde yoğunlaşmayı; Avrupa’nın güvenliğini Avrupalılara devretmeyi, Ortadoğu’da ise riskleri azaltmak ve tasarruf sağlamak amacı ile bölgeden çekilecek askeri gücünün oluşturacağı boşluğu, bölgesel ittifaklar ile doldurmayı esas almaktadır. Çelişki gibi görünse de 11 Eylül olayından sonra Ortadoğu’da başlatılan ABD girişimlerinin kapatılamamış en önemli hesabı ise İran’dır ve İran, şartlar nasıl gelişirse gelişsin ABD’nin Ortadoğu jeopolitiğinin odak noktasıdır. Washington yönetimi, bölgedeki askeri varlığını rasyonelleştirme ve tasarruf sağlama amacı güderken, sahadaki jeopolitik gerçekler ve Tahran’ın stratejik hamleleri bu planın kesintisiz uygulanmasını engellemektedir.

İran Savaşının Körfez’deki Stratejik Dengelere Etkisi

İran savaşı Ortadoğu’daki ve özellikle de Körfez bölgesindeki stratejik dengeleri kökten değiştirdi. İran, ABD’nin saldırılarına bu ülkenin Suudi Arabistan’da, Katar’da, Bahreyn’de, Ürdün’de bulunan üslerine yoğun füze ve dron saldırıları ile darbeler vurarak cevap verdi. Bu durum üslerde ciddi yıkıma neden oldu. Körfez ülkelerinin güvenliğini sağlaması gereken bu üsler bu görevlerini yerine getiremediği gibi bu ülkeleri İran’ın hedeflerine dönüştürdü. Bir başka ifade ile Körfez bölgesi ülkelerinin güvenliğini sağlamaktan sorumlu olan bu üsler, İran’ın saldırıları karşısında kendi güvenliklerini bile sağlayamadı. Gelişen bu durum Körfez ülkelerinde hayal kırıklığına neden olurken derin güvenlik kaygılarına yol açtı.

Gelişmeler ve Beklentiler

Bütün bu gelişmelerle Körfez bölgesindeki ABD üslerinin İran’ın sahip olduğu silah sistemleri nedeniyle hassas durumda olduğu ve bundan böyle ABD’nin bu üsleri kullanarak Körfez bölgesi ülkelerinin güvenliğini sağlayamayacağı ve bu üslerden bölgesel çıkarlarını geliştiremeyeceği anlaşıldı. Bu önemli gelişme, ABD silahlı kuvvetlerinin Batı Asya’da geleneksel yığınak stratejisini terk ederek mevcut kuvvet yapısını ve konuşlanmasını yeniden değerlendirmesine yol açtı. İran savaşı, ABD’nin Ortadoğu’daki askeri gücünün yeniden konuşlandırılması sürecini kaçınılmaz kılmaktadır.

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika

Bir Yorum Yazın