BAKÜ — Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, VII. Dünya Kültürlerarası Diyalog Forumu’nun açılışında uluslararası ilişkilere ve çifte standartlara dair yaptığı kritik açıklamalarda, ülkesine yönelik herhangi bir saygısızlık veya üstünlük taslama girişiminin kararlı bir direnişle karşılanacağını vurgulayarak dış müdahalelere kapıyı kapattı.
- Aliyev, bağımsız ülkelere nasıl yaşamaları gerektiğinin söylenmesini ve çifte standartları eleştirdi.
- Azerbaycan’ın son 35 yıldaki tüm başarılarının herhangi bir uluslararası yardım alınmadan, tamamen halkın çabalarıyla kazanıldığı belirtildi.
- Okullardaki kıyafet düzenlemesi ve başörtülü öğrencilerin eğitim hakkı tartışmaları, Ankara-Bakü hattında siyasi gerilime yol açtı.
Uluslararası İlişkilerde Çifte Standartlar ve Bağımsızlık Vurgusu
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, uluslararası alandaki çifte standartlar ve devletlerin iç işlerine müdahale edilmesi hususunda son derece net açıklamalarda bulundu. VII. Dünya Kültürlerarası Diyalog Forumu’nun açılış töreninde konuşan Aliyev, ‘bağımsız ülkelere nasıl yaşamaları gerektiğinin söylenmesini’ sert bir dille eleştirdi. Azerbaycan’a yönelik saygısızlık ve üstünlük taslayan tutumlara karşı durmaya devam edeceklerini belirten Cumhurbaşkanı Aliyev, ‘Çifte standartlar, birisi size nasıl yaşamanız gerektiğini öğretmeye çalıştığında da kendini gösterir. Böyle bir adım atmadan önce, kişi aynaya bakmalı ve kendine sormalıdır: Birine ders verme, onu eğitme, bağımsız bir ülkeye nasıl yaşayacağını, ne yapacağını ve ne yapmayacağını açıklama konusunda ahlaki hakkınız var mı? Biz bunu asla yapmayız. Kendi işimize, kendi sorumluluklarımıza odaklanırız. Diğer ülkelerde olanlar o ülkelerin insanlarının meselesidir. Bizim işimiz değil. Kendimize karşı da aynı tutumu bekler ve elde ederiz. Bize karşı herhangi bir saygısızlık belirtisi, haksız bir üstünlük duygusunun herhangi bir tezahürü, birinin bize bir şey dikte edebileceğine dair haksız bir fikir, direnişimizle karşılandı ve kararlı duruşumuzla karşılanmaya devam edecektir’ ifadelerini kullandı.
Azerbaycan’ın Kalkınma Sürecinde Dış Yardımların Yeri Var mı?
Konuşmasının devamında ülkesinin tarihi ve ekonomik kalkınma dinamiklerine değinen Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, dış yardımlar konusunda da önemli meselelerin altını çizdi. Aliyev, ‘Ancak, size daha kapsamlı bir tablo sunmak için şunu da belirtmek isterim ki, Azerbaycan’ın son 35 yıldaki başarıları Azerbaycan halkının çabaları sayesinde mümkün olmuştur. Herhangi bir uluslararası yardım almadık. Yıkım, işgal ve yaygın yoksulluktan ilerlemeye, kalkınmaya ve başarıya ulaştık’ sözleriyle, ülkesinin kendi öz kaynakları ve halkının azmi sayesinde bugünlere geldiğini kaydetti. Bu açıklamalar, Bakü yönetiminin dış politikada tamamen egemenlik ve öz yeterlilik ilkelerine dayanan bir duruş sergilediğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Türkiye-Azerbaycan Hattında Kıyafet Düzenlemesi ve Siyasi Gerilim
Öte yandan, iki ülke arasındaki ilişkiler bölgesel gelişmelerin yanı sıra zaman zaman hassas iç politika başlıklarıyla da sınanıyor. Azerbaycan’da okullardaki kıyafet düzenlemesi üzerinden başlayan tartışma, Türkiye ile Azerbaycan arasında siyasi bir gerilime yol açmıştı. Süreç, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başdanışmanı Oktay Saral’ın istifasıyla sonuçlanmıştı. Başörtülü öğrencilerin eğitim hakkına ilişkin düzenlemeyi eleştirerek Bakü yönetimine uygulamadan geri dönme çağrısı yapan Saral, yaşanan gerilimin ardından 26 Ekim’de 2016 yılından bu yana sürdürdüğü başdanışmanlık görevinden ayrılmış ve bu durum iki kardeş ülke arasındaki diplomatik dengelerde geniş yankı uyandırmıştı.
Gelişmeler ve Beklentiler
Gelecek süreçte, Azerbaycan’ın izlediği bağımsız dış politika çizgisi ve uluslararası platformlardaki kararlı tutumunun bölgesel dengeleri şekillendirmeye devam etmesi bekleniyor. Özellikle Türkiye ve Azerbaycan arasındaki derin stratejik ortaklığın, bu tür hassas ve dönemsel fikir ayrılıklarına rağmen diyalog yoluyla aşılması ve iki ülkenin karşılıklı devlet çıkarları temelinde ilişkilerini sürdürmesi öngörülüyor.
Kaynak: Evrensel