KAHİRE/SANAA — Yemen’deki Husilerin üst düzey yetkililerinden Muhammed Ali el-Husi, Mısır Parlamentosu’nun Suudi Arabistan’a askeri destek verilmesini onaylayan kararını “Yemen Cumhuriyeti’ne savaş ilanı” olarak nitelendirirken, bölgedeki jeopolitik gerilim ve küresel deniz ticaret yollarının güvenliği konusundaki endişeler tırmanmaya devam ediyor.
- Mısır Parlamentosu, pazartesi günü Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’nin talebiyle Suudi Arabistan’a askeri destek verilmesini onayladı.
- Husilerin siyasi büro üyesi Muhammed Ali el-Husi, bu hamlenin doğrudan Yemen’e yönelik bir savaş ilanı olduğunu ve İsrail’e hizmet sunduğunu savundu.
- Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı’ndaki stratejik güzergâhlar, küresel deniz ticareti açısından kritik riskler barındırıyor.
- Mısır, 2015’teki koalisyon katılımından bu yana bölgedeki müttefiki Suudi Arabistan’a desteğini sürdürüyor.
Mısır Parlamentosu’nun Onayı ve Husilerin ‘Savaş İlanı’ Çıkışı
Yemen’deki Husilerin siyasi büro üyesi ve hareketin en üst düzey yetkililerinden biri olan Muhammed Ali el-Husi, salı günü resmi Telegram hesabı üzerinden yaptığı dikkat çekici açıklamayla bölgesel dengeleri sarsacak ifadeler kullandı. El-Husi, Mısır Parlamentosu’nun Suudi Arabistan’a askeri destek verilmesini onaylamasını sert bir dille eleştirerek, bu hukuki ve siyasi adımın doğrudan “Yemen Cumhuriyeti’ne savaş ilanı” anlamına geldiğini savundu. Bu çıkışın arkasında yatan resmi süreç ise pazartesi günü gerçekleşti. Mısır Parlamentosu, Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’nin doğrudan talebi üzerine, Yemen’deki Husilerin artan saldırıları karşısında Suudi Arabistan’a savunma amaçlı askeri destek sağlanmasını onaylamıştı. Alınan bu karar, Kahire yönetiminin bölgedeki devam eden çatışmalara ve jeopolitik gerilimlere çok daha doğrudan müdahil olmasının önünü açarken, Yemen sahasındaki güç dengelerini de etkileme potansiyeli taşıyor. Muhammed Ali el-Husi, yaptığı değerlendirmede ayrıca Mısır’ın bu kararının sadece Suudi Arabistan’ın yanında yer almakla kalmadığını, aynı zamanda İsrail’e de büyük bir hizmet sunduğunu öne sürdü.
Stratejik Babülmendep Boğazı ve Bölgesel Askeri Tarihçe
İran tarafından desteklenen Husiler ile Suudi Arabistan liderliğindeki güçler arasındaki gerilim, uzun süredir Kızıldeniz ve Süveyş Kanalı’na bağlanan stratejik Babülmendep Boğazı çevresindeki çatışmalar ve saldırılar nedeniyle tırmanmaktaydı. Küresel deniz ticareti ve enerji nakil hatları açısından hayati bir öneme sahip olan bu güzergâh, son dönemdeki gelişmelerle birlikte uluslararası toplumun da yakın markajına girdi. Tarihsel bağlamda incelendiğinde, Mısır’ın Yemen politikasının derin kökleri bulunuyor. Kahire yönetimi, 2015 yılında Suudi Arabistan öncülüğünde kurulan Yemen koalisyonuna aktif olarak katılmıştı. O dönemde Mısır’ın koalisyona katkısı ağırlıklı olarak güçlü deniz gücüne dayandırılmış, ayrıca yaklaşık 800 askeri personel sahadaki operasyonlar için gönderilmişti. Buna rağmen Mısır, 1991 Körfez Savaşı’ndan bu yana yurt dışındaki askeri operasyonlarda geniş çaplı kara birlikleri konuşlandırmaktan özenle kaçınmış ve temkinli bir askeri doktrin izlemişti. Parlamentonun son kararı, Kahire’nin geleneksel dış politikasındaki bu hassas dengeleri korurken bir yandan da bölgesel müttefiki Riyad’a verdiği taahhütleri tazelemesi açısından önemli bir dönüm noktası oluşturuyor.
Gelişmeler ve Beklentiler
Mısır Parlamentosu’nun Suudi Arabistan’a askeri destek kararını onaylaması ve Husilerin bunu “savaş ilanı” olarak yaftalaması, Orta Doğu’da Tahran ile Riyad eksenindeki rekabetin boyutlarını gözler önüne seriyor. İran’ın bölgedeki nüfuzuna karşı duran ülkeler ile Husiler arasındaki bu yeni diplomatik ve askeri gerilim dalgası, önümüzdeki dönemde hem Kızıldeniz güvenliğini hem de Yemen’deki barış müzakerelerinin geleceğini doğrudan etkileyecek resmi süreçleri şekillendirecektir.
Kaynak: ANF Türkçe