İSTANBUL — Erzincan’ın İliç ilçesindeki maden faciasında yaşamını yitiren 33 yaşındaki Uğur Yıldız’ın babası Ali Ekber Yıldız’ın, duruşma sonrası sarf ettiği sözler nedeniyle eski Başbakan Binali Yıldırım tarafından şikayet edildiği ortaya çıktı. Yaşanan bu hukuki gelişme, katliamda adalet arayan ailelerin tepkisini çekerken, olay kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
- Eski Başbakan Binali Yıldırım, İliç maden faciasında hayatını kaybeden Uğur Yıldız’ın babası Ali Ekber Yıldız’dan şikayetçi oldu.
- Şikayet üzerine baba Ali Ekber Yıldız ifadeye çağrılırken, aile karara sert tepki gösterdi.
- Uğur Yıldız’ın kardeşi Duygu Yıldız, ‘Bizi korkutmaya, susturmaya çalışıyorlar, ancak adalet aramaktan vazgeçmeyeceğiz’ dedi.
- Aile, Anagold Türkiye Genel Müdürü Cengiz Yalçın Demirci’nin mahkemeye gelmediğini belirterek adaletsizliğe dikkat çekti.
İliç Maden Faciasının Gölgesinde Gelen Şikayet Şoku
Türkiye’nin en büyük maden felaketlerinden biri olarak kayıtlara geçen Erzincan’ın İliç ilçesindeki Anagold maden sahasında 13 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen facia, üzerinden zaman geçmesine rağmen acı ve hukuki mücadelelerle gündemde kalmaya devam ediyor. Felakette yaşamını yitiren işçilerden Uğur Yıldız’ın ailesi, bir yandan evlatlarının acısıyla yoğrulurken diğer yandan adalet arayışını sürdürüyor. Ancak dava sürecinde yaşanan son gelişme, aileyi şoke etti. Eski Başbakan Binali Yıldırım’ın, duruşma sonrasında yaptığı açıklamalar nedeniyle baba Ali Ekber Yıldız hakkında şikayette bulunduğu ortaya çıktı. Bu şikayet neticesinde baba Yıldız’ın karakola veya ilgili makamlara giderek ifade vermesi istendi. Olayın duyulmasıyla birlikte, maden faciasında adalet arayan sivil toplum kuruluşları ve aileler durumu büyük bir haksızlık olarak nitelendirdi.
Yıldız Ailesinden Sert Tepki: ‘Korkmuyoruz, Adalet Aramaya Devam Edeceğiz’
Yaşanan şikayet ve ifadeye çağrılma olayının ardından Uğur Yıldız’ın kardeşi Duygu Yıldız, aile adına çok sert ve kararlı açıklamalarda bulundu. Duygu Yıldız, ‘İliç maden katliamından mücadele veren tek aileyiz, Yıldız ailesiyiz. Babamı ifadeye çağırdılar. Binali Yıldırım’a söylediği sözlerden dolayı. Bakın, duruşmada video çekmiştim ve demiştim ki; ‘Bugün cumhurbaşkanına hakaret etsem, beni her gün gözaltına alırlar.’ Aynısı yaşandı. Binali Yıldırım’a babam öfkesiyle, acısıyla bir şeyler söylediği için rahatsız olmuş ve şikayette bulunmuş’ diyerek tepkisini dile getirdi. Binali Yıldırım’a doğrudan seslenen Duygu Yıldız, sözlerini şöyle sürdürdü: ‘Sadece babamı değil, beni, annemi de ifadeye çağırın. Bizden de şikayetçi olun. Bizleri tutuklayın, müebbet verin. Ne yaparsanız yapın, korkmuyoruz.’ Aile, bu hamleyle kendilerinin sindirilmek ve davanın peşini bırakmalarının sağlanmak istendiğini vurguladı.
Eşitsizlik Vurgusu ve ‘Devran Dönecek’ Çıkışı
Açıklamasında adalet mekanizmasındaki çifte standartlara dikkat çeken Duygu Yıldız, yargı sürecindeki eksiklikleri ve zanlıların durumunu eleştirdi. ‘Biz şunu söylemek istiyoruz: Bizi korkutmaya çalışıyorlar, bizi susturmaya çalışıyorlar. İstiyorlar ki biz bu davanın peşinden gitmeyelim. Adalet diye insanlara seslenmeyelim. Ama biz adalet aramaya devam edeceğiz’ diyen Yıldız, ağabeyinin 33 yaşında hayatını kaybettiğini hatırlattı. Katliamın sorumlularından biri olarak gösterilen Anagold Türkiye Genel Müdürü Cengiz Yalçın Demirci’nin mahkemeye dahi gelmediğini belirten Yıldız, şu ifadeleri kullandı: ‘Onların nezdinde eşit olmayabiliriz, onların nezdinde bize her şey olabilir; ölebiliriz, tutuklanabiliriz, onların gözünde hiçiz, farkındayız. Ama yasada, Anayasa’da hepimiz eşitiz ve o haklar bizim elimizden alınamaz. Bugün sizin gününüz ama yarın devran döndüğünde biz bu adaletsizliklerin peşinden gideceğiz. Susmuyoruz, korkmuyoruz, bizi sindirmeye çalışıyorlar. Bizim kaybedecek neyimiz var başka? Ne yapabilirsiniz bize? Evlatlarını 53 gün boyunca o toprağın altında arayan insanlarız.’ Bu ifadeler, maden faciası davasındaki toplumsal vicdanın yaralarını bir kez daha gözler önüne serdi.
Gelişmeler ve Beklentiler
Eski Başbakan Binali Yıldırım’ın maden faciasında evladını kaybeden bir babadan şikayetçi olması ve bu nedenle babanın ifadeye çağrılması, İliç davasının etrafındaki hukuki ve siyasi tartışmaları daha da alevlendirdi. Önümüzdeki süreçte mahkemenin nasıl bir yol izleyeceği, şirket yetkililerinin yargılanma süreçleri ve ailelerin adalet mücadelesinin kamuoyunda nasıl yankı bulacağı tüm kesimler tarafından yakından takip ediliyor. Aileler, yaşadıkları tüm baskı ve soruşturmalara rağmen hak arayışından vazgeçmeyeceklerini vurguluyor.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika