1 Kasım 2026, Pazar
Haber

Gazetecilere Baskılar Meclis Gündeminde: Araştırma Önergesi Sunuldu

🔴 FLAŞ HABER

ANKARA — Türkiye’de basın ve ifade özgürlüğünün önündeki engeller, gazetecilere yönelik adli ve fiziki baskılar, sansür uygulamaları ve hak ihlalleri, DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren tarafından hazırlanan ve TBMM Başkanlığına sunulan kapsamlı bir araştırma önergesiyle Meclis gündemine taşındı.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • DEM Partili Serhat Eren, gazetecilere yönelik gözaltı, tutuklama ve yargısal baskıların araştırılması için Meclis’e başvurdu.
  • Önergede Dicle Fırat Gazeteciler Derneğinin (DFG) 2025 ve 2026 Eylül ayı hak ihlalleri raporlarına geniş yer verildi.
  • Dijital sansür, erişim engelleri, ev baskınları ve Kürt basınına yönelik hedef alma uygulamaları detaylıca aktarıldı.

Basın Özgürlüğü İçin Meclis Araştırması Talebi

DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren, gazetecilere ve basın emekçilerine yönelik gözaltı, tutuklama, yargısal baskı ve erişim engellerinin tüm yönleriyle araştırılması amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığına resmi bir Meclis Araştırması açılması talebinde bulundu. Anayasa’nın 98’inci, TBMM İçtüzüğü’nün 104 ve 105’inci maddeleri kapsamında sunulan bu kritik önergede; gazetecilere yönelik gözaltı ve tutuklamaların yanı sıra dijital erişim engelleri ve kayyım uygulamalarının boyutlarının titizlikle tespit edilmesi ve halkın haber alma hakkının mutlak surette güvence altına alınması istendi. Eren, hazırladığı önergenin gerekçesinde Dicle Fırat Gazeteciler Derneğinin (DFG) 2025 yılı ve 2026 yılı Eylül ayı hak ihlalleri raporlarına somut verilerle yer verdi. Raporlardaki çarpıcı tespitleri Meclis kürsüsüne taşıyan Eren, ‘Türkiye’de basın özgürlüğü alanında yaşanan ihlallerin yalnızca münferit müdahaleler olmadığını, idari ve yargısal mekanizmalarla yürütülen kurumsallaşmış bir baskı konseptine dönüştüğünü’ vurguladı.

Dijital Sansür, Kürt Basınına Yönelik Abluka ve Hak İhlalleri

Erişim engelleri ve hesap kapatma kararlarının yalnızca medya kuruluşlarıyla sınırlı kalmayıp gazetecilerin kişisel hesaplarını, bağımsız yayın organlarını ve sivil toplum kuruluşlarını da kapsadığını ifade eden Serhat Eren, bu uygulamaların kitlesel bir dijital sansür mekanizmasına dönüştüğünü kaydetti. Önergede, milli güvenlik ve kamu düzeni gerekçeleriyle alınan erişim engeli kararlarına küresel dijital medya şirketlerinin de uyum sağladığına dikkat çekildi. Ev baskınları, kelepçeli muayene dayatmaları, adli kontrol tedbirleri, uzun tutukluluk süreleri, ekran karartmalar ve cezaevlerindeki sevk uygulamalarının gazetecilerin mesleklerini yapmasını engellediği ifade edildi. Özellikle Kürt basınına yönelik uygulamalara ayrı bir parantez açılan gerekçede Eren şu ifadelere yer verdi: ‘Kürt basını ise gazetecilik faaliyetleri ve editoryal tercihleriyle doğrudan hedef alınmakta, haber ajanslarının internet siteleri ve sosyal medya hesapları yüzlerce kez erişime kapatılarak kamusal alandan izole edilmeye çalışılmaktadır.’ Önergenin devamında Eren, DFG’nin medyada çatışmacı dil kullanımı ve basın özgürlüğünün önündeki engellerin bertaraf edilmesine dair sunduğu tespitleri de detaylı bir şekilde aktardı.

Gelişmeler ve Beklentiler

TBMM Başkanlığına sunulan bu kapsamlı araştırma önergesinin, önümüzdeki günlerde Meclis genel kurulunda görüşülmesi ve basın özgürlüğü alanındaki kronikleşmiş sorunların siyasi irade tarafından tartışmaya açılması bekleniyor. Sürecin, kamuoyunda ve sivil toplum kuruluşlarında nasıl bir yankı bulacağı ise yakından takip ediliyor.

Kaynak: Evrensel

Bir Yorum Yazın