2 Kasım 2026, Pazartesi
Haber

Aşkla Cumhuriyet: Tarihin Akışı ve Osmanlı’dan Moderniteye Uzanan Yolculuk

📰 KAPSAMLI RAPOR

İZMİR — Tunç Soyer kaleme aldığı ‘Aşkla Cumhuriyet’ başlıklı yazısında; rahmetli İlber Ortaylı ile yaptığı tarih sohbetlerinden yola çıkarak, 1789 Fransız İhtilali’nin etkilerini, Osmanlı İmparatorluğu’ndaki modernleşme hamlelerini ve Jön Türk hareketinden İttihat ve Terakki’ye uzanan yakın tarih sürecini kapsamlı bir perspektifle değerlendirdi.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Tarihin tekerrür edip etmediği sorusu, İlber Ortaylı ve Yuval Noah Harari’nin insanlık tarihi analizleriyle ele alındı.
  • 1789 Fransız İhtilali ile yayılan özgürlük, eşitlik ve kardeşlik kavramlarının Osmanlı’daki yansımaları incelendi.
  • II. Mahmut dönemi reformlarından Jön Türk hareketine ve İttihat ve Terakki’nin örgütlenme yapısına kadar kritik tarihi evreler masaya yatırıldı.

Tarihin Tekerrürü ve İnsanlık Tarihinin Derin Suları

Değerli dostlar, Rahmetli İlber Hoca’ya sormuştum: “Hocam tarih tekerrür mü ediyor?” Gülmüş, “Bu derin bir mevzu” demişti. Onun derin bulduğu sulara girecek değilim ama büyük bir çoğunluğun tarihin tekerrür ettiğine inandığını biliyorum. Harari’nin kitaplarına bakarsanız, insanın bazı davranışları (örneğin yiyebileceğinden fazlasını alıp saklama telaşı) 70 bin yıllık insanlık tarihinin bile gerisine gidiyor. Bu bağlamda, geçmişin refleksleri ve toplumsal davranış kalıpları günümüz dünyasını anlamlandırma noktasında da kritik ipuçları barındırmaya devam ediyor. İnsanlığın bin yıllar boyunca geliştirdiği hayatta kalma ve örgütlenme biçimleri, tarihin farklı evrelerinde benzer döngülerin ortaya çıkmasına zemin hazırlıyor.

Fransız İhtilali’nden Osmanlı Modernleşmesine: II. Mahmut ve Jön Türkler

Ben yalnızca yakın tarihimizden bir hatırlatma yapacağım. 1789 Fransız İhtilali, insanlık tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olmuştur. O tarihten itibaren özgürlük, eşitlik, kardeşlik gibi pek çok kavram ve değer tüm dünyada ağırlığını hissettirmeye başlamıştır. II. Mahmut, yeni dünyanın değerlerini Osmanlı İmparatorluğu ile buluşturmaya gayret eden hamlelere ve ilerici düzenlemelere kapı aralamıştır. Bir yandan otoriteyi merkezileştirirken bir yandan moderniteye doğru yol almıştır. O yıllarda ortaya çıkan Jön Türk hareketi; Tanzimat’ın ve Islahat Fermanı’nın ardından I. ve II. Meşrutiyet süreçlerinde İttihat ve Terakki hareketine evrilmiştir. Temel hedef, toprak kayıplarıyla giderek küçülen ve gücünü kaybeden Osmanlı’yı kurtarmak ve eski şanlı günlerine döndürmektir.

İttihat ve Terakki’nin Sosyolojik Yapısı ve Bürokratik Gelişimi

İttihat ve Terakki hareketinin ilk kadroları büyük ölçüde subaylardan, doktorlardan, öğretmenlerden, memurlardan, öğrencilerden ve eğitimli meslek sahiplerinden oluşuyor. Ekonomik üretimden kaynaklanan sınıfsal güce ya da seçimlerle kazanılmış siyasal meşruiyete sahip olmadıkları için, iktidar olma hedefi gizli, katı hiyerarşisi olan örgütlenmelerle birlikte çok sert mücadele yöntemleri geliştirmelerine neden olmuş. Askeri ve sivil bürokratik kadrolar, devlet içindeki bağıntılarını geliştirerek güçlenmişler, zamanla, devletin nasıl yönetileceğini en iyi kendilerinin bildiğini düşünmeye başlamışlardır. Bu durum, Osmanlı’nın son dönem siyasi hayatında derin izler bırakarak cumhuriyete giden yoldaki idari ve toplumsal dönüşümlerin zeminini oluşturmuştur.

Gelişmeler ve Beklentiler

Tarihsel süreçlerin ve toplumsal dönüşümlerin doğru okunması, geleceğin inşası açısından büyük bir önem taşımaktadır. Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemindeki modernleşme çabaları ve bürokratik refleksler, Cumhuriyet’e uzanan yoldaki kurumsal ve zihniyet dönüşümlerini anlamak adına önümüzdeki dönemde de tarihçiler ve araştırmacılar tarafından incelenmeye devam edecektir.

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika

Bir Yorum Yazın