İSTANBUL — Küresel siyaset sahnesinde son dönemde yaşanan sarsıcı gelişmeler, toplumsal dinamiklerin ve öğrenci hareketlerinin otoriter rejimleri nasıl sarstığını gözler önüne seriyor. Sırbistan’dan Brezilya’ya, oradan ABD politikalarına uzanan süreçte, statükonun bozulduğu ve değişim okunun ileriye doğru hareket ettiği kritik bir dönemeçten geçiliyor.
- Sırbistan’da 12 yıldır iktidarda olan Vucic yönetimi, öğrenci hareketlerinin başlattığı büyük dalga ve seçim zaferiyle çöktü.
- Brezilya’da Lula yönetimi, sağcı rakibi Bolsonaro karşısında kritik bir seçim zaferi elde ederek Latin Amerika’daki sağcılaşma trendine set çekti.
- Dünya genelinde tıp, toplumsal yenilenme ve siyasi dönüşümlerle birlikte umudun ve değişimin kaçınılmaz olduğu vurgulanıyor.
Toplumsal Dinamikler ve Sırbistan’da Tarihi Öğrenci Direnişi
Şüphesiz ölüyü tekrar yaşama döndüremezsiniz; ancak yeni bir yaşamı doğurarak var edebilirsiniz. Dünya da Güneş çevresinin tersine dönmeye başlamaz ancak ağır yaralısınız ama iyileşirsiniz. Tıp insanları hayatta tutmakta epey ustalaşmıştır. Toplumlar sık sık kendilerini yeniler, statüko bozulur ve yeni bir toplum-iktidar doğar. Toplumlar genellikle ileriye doğru sürüklenir. Gelişmenin bir oku varsa değişimden yana işler; yer yer toplumlarda konjonktürel olarak, yani dünya ve ülke şartlarına bağlı olarak geri dönüşler yaşanabilir. Bu küresel gerçekliğin en somut örneği Sırbistan’da yaşandı. Ülkeyi yöneten Vucic, 12 yıl sonra, öğrenci hareketleriyle çöktü gitti. Orada da benzer sorunlar vardı: Şeffaflık yoktu, yargı iktidara bağımlı kılınmıştı, medya üzerinde baskı kurulmuştu, yolsuzluk artmıştı ve giderek otoriterleşen bir rejim hâkimdi. Gitmemek için iktidarda kalmak isteyenlerin kurduğu partinin adı ilerici parti idi ancak bu gibi isimler hep aldatmacalarla doluydu. İki yıldır öğrenciler ayaktaydı, protestolar dur durak bilmiyordu. Seçimlerde ‘Öğrenci Listesi’ adı verilen hareket 500 bini aşkın bir farkla kazandı. Böyle bir seçimle siyasette bir nesil değişikliğinin gerçekleştiği belirtiliyor. Gösteriler yalnızca bir öğrenci hareketi olarak kalmadı, toplumun geniş kesimlerinin desteğini de alarak iktidarı değiştirdi.
Brezilya’da Lula Zaferi ve Latin Amerika’da Yeni Denge
Küresel ölçekteki ikinci önemli gelişme ise Brezilya’dan geldi. Sağcı oğul Bolsonaro’nun ilk turda 3 puan gerisinde kaldığı süreçte, Lula yönetimi yüzde 51.2 ile seçimleri kazandı. Lula, seçim sonrasında hızla harekete geçerek 15 günlük arada çalışma saatini 40’a indirdi ve öğrencilere, halka önemli ekonomik yararlar sağlayan adımlara imza attı. Latin Amerikan ülkelerinde seçimleri birbiri ardına sağcı liderler kazanırken, Lula’nın seçilmesi bu sağcılaşma eğilimine ve ABD’li lider Trump’ın Latin Amerika’yı arka bahçesi yapma politikasına karşı güçlü bir set çekmiş gözüküyor. Toplumların kendi iç dinamikleriyle yenilenme çabası, uluslararası ilişkilerde de yeni bir denge arayışını beraberinde getiriyor.
Gelişmeler ve Beklentiler
Üçüncü önemli ve yakından takip edilen gelişme ise ABD cephesinden gelecek dinamikleri kapsıyor. Uzmanlar, Trump’ın kasım seçimlerini kaybettiğine işaret ederken, bu sonuçların Kongre’yi de kaybetmekle sonuçlanıp sonuçlanmayacağı henüz netlik kazanmış değil. Demokrat Parti içinde ise çok önemli bir değişimin eşiğinde olunduğu, dünya genelindeki bu konjonktürel dalgalanmaların ve toplumsal muhalefet hareketlerinin önümüzdeki dönemin siyasi haritasını yeniden çizeceği açıkça görülüyor.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika