İSTANBUL — Sayıştay’ın Beykoz Belediyesi’ne yönelik 2025 yılı denetim raporu, kamu vicdanını yaralayan devasa bir usulsüzlüğü gün yüzüne çıkardı; sosyal yardım alan yaklaşık 1600 kişinin gerçek anlamda ihtiyaç sahibi olmadığı, hatta aralarında lüks marka araç ve çok sayıda taşınmaz sahibi kişilerin bulunduğu resmiyet kazandı.
- Sosyal destek kartından yararlanan yaklaşık 1600 kişinin ihtiyaç sahipliği kriterlerini taşımadığı Sayıştay denetimleriyle belgelendi.
- Yardım alanlar arasında lüks araç sahiplerinin yanı sıra 25 fındık bahçesi ve 6 tarlası bulunan kişilerin olduğu tespit edildi.
- Belediye yönetiminde yaşanan operasyonlar ve parti değiştirmelerin gölgesinde yürütülen yardımlarda nesnel puanlama sisteminin olmadığı ortaya çıktı.
Sayıştay Denetiminde Şoke Eden Bulgular: 1600 Kişi Kriterleri Karşılamıyor
Türkiye’nin en deneyimli haber kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Sayıştay’ın Beykoz Belediyesine yönelik 2025 yılı denetim raporu, yerel yönetimlerde sosyal yardımların dağılımı konusundaki denetim zaaflarını gözler önüne serdi. Gazete Pencere’nin kamuoyuna duyurduğu bilgilere göre; AKP’ye geçen Belediye Başkanvekili Özlem Vural Gürzel’in yönetimindeki belediyede, sosyal destek kartından yararlanan yaklaşık 1600 kişinin temel ihtiyaç sahipliği kriterlerini hiçbir şekilde karşılamadığı netlik kazandı. Sayıştay’ın detaylı incelemelerine göre, belediyenin 2025 yılı ocak-ekim döneminde sosyal destek kartından yararlanan toplam kişi sayısı 2500 ile 2900 arasında dalgalanma gösterdi. Ancak gelişmiş dijital sistemler üzerinden yapılan çapraz kontroller ve veri analizleri neticesinde, bu kişilerden yaklaşık 1600’ünün aslında ihtiyaç sahipliği niteliğini tamamen kaybettiği ya da baştan beri taşımadığı belirlendi. Raporda, sosyal yardımların hakkaniyetle dağıtılmadığını kanıtlayan çok çarpıcı mal varlığı detaylarına yer verildi.
Lüks Araçlar, Onlarca Tarla ve Fındık Bahçeleri Sosyal Yardım Listesinde
Beykoz Belediyesi’nin sosyal yardım listesinde yer alan kişilerin sahip olduğu servet, denetim raporunun en çarpıcı bölümlerinden birini oluşturdu. Yapılan derinlemesine tapu ve tescil sorgulamalarında, yardım alan şahısların üzerlerine kayıtlı lüks marka araçlar ve çok sayıda gayrimenkul olduğu saptandı. Tapu kayıtları incelendiğinde, sosyal yardım alan bir kişinin tam 25 adet fındık bahçesine sahip olduğu, bir başka kişinin ise 6 adet tarlasının bulunduğu açıkça görüldü. Skandal bununla da sınırlı kalmadı; kişi başına düşen hane halkı geliri yüksek olan kişilere, Beykoz sınırlarında ikamet etmeyen mükelleflere ve hatta aynı haneden birden fazla kişiye mükerrer olarak sosyal yardım yapıldığı resmi raporlara geçirildi. Sayıştay denetçileri, belediyenin sosyal yardım başvurularını değerlendirirken nesnel, şeffaf ve ölçülebilir bir puanlama sistemi oluşturmadığının altını çizdi. Tek bir taşınmazı bulunan garip bir vatandaşla, altı taşınmazı birden olan bir kişinin tamamen aynı kriterlere göre değerlendirilmesi ve yardıma layık görülmesi denetim bulguları arasında en çok dikkat çeken husus oldu.
Sözlü Beyana Dayalı Yardım ve Beykoz Belediyesi’nde Yaşanan Siyasi Süreç
Raporda yer alan bir diğer vahim bulgu ise denetimlerin ve incelemelerin yüzeyselliği oldu. Geliri resmi evraklarda sıfır lira olarak kaydedilen ve sosyal yardım alan 381 kişiden yalnızca ama yalnızca 42’sinin evine gidilerek yerinde inceleme yapıldığı saptandı. Gerçekleştirilen bu sınırlı ziyaretlerde hazırlanan raporların ise tamamen kişilerin sözlü beyanlarına dayandırıldığı, konutların gerçek fiziki durumu, lüks tüketim emareleri ve yaşam koşullarının yeterince değerlendirilmediği tespit edildi. Öte yandan bu usulsüzlüklerin yaşandığı Beykoz Belediyesinde son dönemde oldukça çalkantılı siyasi ve hukuki süreçler yaşandı. Beykoz Belediyesine 27 Şubat 2025 tarihinde düzenlenen şok bir operasyonun ardından dönemin Belediye Başkanı Alaaddin Köseler tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Yaşanan bu idari boşluğun ardından mart ayında belediye başkanvekilliği görevine seçilen Özlem Vural Gürzel ise 10 Eylül tarihinde iktidar partisi olan AKP’ye katılmıştı. Başkanlık koltuğundaki bu siyasi geçişkenlikler ve yönetim değişimleri, sosyal yardımlardaki denetim mekanizmalarının nasıl aksadığına dair soru işaretlerini artırdı.
Gelişmeler ve Beklentiler
Sayıştay’ın Beykoz Belediyesi raporu sonrasında kamu kaynaklarının ve sosyal yardım ödeneklerinin hak sahiplerine ulaştırılması hususunda yerel yönetimlerin daha sıkı denetlenmesi bekleniyor. Konuyla ilgili olarak idari ve hukuki soruşturmaların derinleşeceği, usulsüz yardımlardan yararlananlar hakkında yasal işlemlerin başlatılabileceği öngörülüyor.
Kaynak: Evrensel