4 Kasım 2026, Çarşamba
Haber

Tek Öğrencili Okulda 29 Ekim Coşkusu: İşte Cumhuriyet Budir

📰 KAPSAMLI RAPOR

KONYA — Türkiye’nin dört bir yanında Cumhuriyet Bayramı büyük bir coşkuyla kutlanırken, Konya’nın Ilgın ilçesindeki Belekler Şehit Hüseyin Topçu İlkokulu’nda yaşananlar yürekleri ısıttı. Sadece 1 öğretmen ve 1 öğrencisi bulunan okulda düzenlenen 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı töreni, Cumhuriyet’in temel felsefesini en saf haliyle gözler önüne serdi.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Konya Ilgın’daki Belekler Şehit Hüseyin Topçu İlkokulu’nda sadece 1 öğretmen ve 1 öğrenci eğitim görüyor.
  • 2014’ten önce belde statüsünde olan mahalledeki nüfus azlığı, okuldaki öğrenci sayısını bire düşürdü.
  • Sınıf öğretmeni Fatih Yalçınkaya’nın törendeki sözleri, ‘Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir’ ilkesini hatırlattı.
  • 3’üncü sınıf öğrencisi Hatice Gökmen, öğretmeniyle hem ders işlediğini hem de arkadaşlık ettiğini belirtti.

Bir Öğretmen ve Bir Öğrenciyle Süren Eğitim Mücadelesi

Türkiye’nin köklü eğitim kurumlarından biri olan ancak demografik değişimlerin etkisini doğrudan hisseden Konya’nın Ilgın ilçesine bağlı Belekler Mahallesi’ndeki Belekler Şehit Hüseyin Topçu İlkokulu, Anadolu’daki fedakar eğitimin en somut örneklerinden birine ev sahipliği yapıyor. 2014 yılından önce belde statüsünde olan mahalledeki nüfusun zamanla azalması, kaçınılmaz olarak eğitim hayatını da etkiledi. Yıllar içinde bölgedeki çocuk nüfusunun düşmesiyle birlikte okuldaki öğrenci sayısı da günden güne azalarak bu yıl nihayetinde 1’e düştü. Ancak bu durum, ne fedakar öğretmenin azmini ne de minik öğrencinin öğrenme tutkusunu gölgeleyebildi. Okulun tek mevcudu olan 3’üncü sınıf öğrencisi Hatice Gökmen ve sınıf öğretmeni Fatih Yalçınkaya, ülkenin en anlamlı bayramlarından biri olan 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 103’üncü yıl dönümünü okulda düzenlenen mütevazı ama bir o kadar görkemli bir törenle kutladı. Bu anlamlı günde 1 öğretmen ve 1 öğrenciyi, aileleri ve mahalle halkı da yalnız bırakmayarak bu coşkuya ortak oldu.

“Gazi Mustafa Kemal Atatürk Seni ve Beni Hayal Etmişti”

Törende kürsüye çıkan ve tüm Türkiye’nin yüreğine dokunan bir konuşma gerçekleştiren sınıf öğretmeni Fatih Yalçınkaya, eğitimin ve Cumhuriyet’in birleştirici gücüne vurgu yaptı. Yalçınkaya duygularını şu sözlerle dile getirdi: “Ülkemizin dört bir yanında devasa meydanlarda, binlerce öğrencinin toplandığı okullarda çok büyük bir coşku var. Ama bilmeni isterim ki, bizim bu küçük okulumuzda seninle baş başa kutladığımız bu bayram, o büyük meydanlardaki coşkudan çok daha anlamlı, çok daha özel. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet’i ilan ederken tam olarak bu günü yani seni ve beni hayal etmişti. O ‘Cumhuriyet, bilhassa kimsesizlerin kimsesidir’ derken ülkenin en ücra köşesindeki tek bir çocuğun eğitim hakkından, aydınlık geleceğinden bahsediyordu. İşte Cumhuriyet tam olarak budur. Bugün bu okulda tek öğrenci olabilirsin. Ama sakın unutma, sen bu ülkenin sadece bir öğrencisi değil, Cumhuriyet’in ta kendisisin. Biz bugün burada belki iki kişiyiz ama arkamızda koca bir milletin tarihi, sevgisi ve gücü var. Bu okulda yaktığımız eğitim ışığıyla Cumhuriyetimizin değerlerini sonsuza dek yaşatacağız.”

Minik Hatice’nin Gözünden Tek Kişilik Okul Hayatı

Okulun tek öğrencisi olma unvanını taşıyan 3’üncü sınıf öğrencisi Hatice Gökmen ise okulundaki yaşamını ve öğretmen-öğrenci ilişkisini samimi bir dille anlattı. Yalnızlık çektiği anlar olduğunu ancak öğretmeninin kendisine her zaman en yakın arkadaş olduğunu ifade eden Gökmen, hislerini şöyle aktardı: “Tek başıma olmam biraz üzücü hissettiriyor. Ama öğretmenimle arkadaş gibi vakit geçiriyoruz. Birlikte oyunlar oynuyoruz. Geçen sene bir arkadaşım vardı ama o ortaokula geçti ve ben yalnız kaldım. Okulda arkadaşımın olmaması üzücü ama öğretmenimin olması sevindirici. Hem arkadaşım hem öğretmenim oldu.” Gökmen’in bu saf ve temiz ifadeleri, köy okullarındaki öğretmen-öğrenci bağının kutsallığını bir kez daha gözler önüne serdi.

Gelişmeler ve Beklentiler

Konya Ilgın’daki Belekler Şehit Hüseyin Topçu İlkokulu’nda yaşanan bu 29 Ekim manzarası, fiziki şartlar ne olursa olsun eğitim meşalesinin her koşulda yanmaya devam edeceğinin en büyük kanıtı oldu. Resmi süreçler ve nüfus hareketleri köylerdeki okul dinamiklerini değiştirse de, devletin şefkat elinin ve öğretmenlerin fedakarlığının ülkenin en uzak köşelerine bile aynı güçle ulaştığı bir kez daha tescillendi.

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika

Bir Yorum Yazın