4 Kasım 2026, Çarşamba
Haber

Doç. Dr. Savaş Karabulut’tan Akademide Mobbing ve Engelleme İsyanı

🔴 FLAŞ HABER

İSTANBUL — Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edildikten sonra hukuk mücadelesini kazanarak görevine iade edilen İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Öğretim Üyesi Doç. Dr. Savaş Karabulut, üniversite bünyesinde maruz kaldığı sistemli mobbingi ve bilimsel çalışmalarının kasıtlı olarak engellendiğini kamuoyuna duyurarak akademik camiayı ve sendikaları acil dayanışmaya çağırdı.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • KHK ile ihraç edildikten 5 yıl sonra görevine dönen Doç. Dr. Savaş Karabulut, idarenin antidemokratik uygulamalarıyla karşılaştığını açıkladı.
  • Bölüm ve anabilim dalı başkanlığı tarafından psikolojik taciz, sözlü saldırı ve akademik faaliyetlerin engellenmesi gibi mobbing yöntemlerine maruz kaldığını belirtti.
  • Deprem bilinci ve bilimsel üretime odaklanmak istediğini vurgulayan Karabulut, ihraç gerekçesine dair talep ettiği belgelere somut bir delil sunulmadığını ifade etti.
  • Akademik kamuoyunu, meslek örgütlerini ve sendikaları üniversitenin geleceğine sahip çıkmak üzere ortak mücadeleye davet etti.

Akademide Sistematik Mobbing ve Liyakatsizlik Tartışmaları Büyüyor

Türkiye genelinde akademide yaşanan mobbing uygulamaları derinleşerek devam ederken, İzmir ve İstanbul merkezli yaşanan son vakalar yükseköğretim kurumlarındaki liyakat ve idari baskı sorunlarını yeniden alevlendirdi. Üniversitelerde sınırlı sayıdaki akademik kadronun kişiye özel hale getirilmesi, atama kriterlerinin belirli adaylara göre esnetilmesi ya da zorlaştırılması gibi uygulamalar, akademik özgürlüğü tehdit eden unsurlar arasında ön sıralarda yer alıyor. Bununla birlikte, akademisyenlerin bilimsel üretimlerinin küçümsenmesi, yayınlarının, makalelerinin ve nitelikli akademik çalışmalarının haksız biçimde değersizleştirilmesi de mobbingin en sık başvurulan yöntemleri arasında bulunuyor. Bu karanlık tablonun en somut örneklerinden biri, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Jeofizik Mühendisliği Bölümünde görev yapan Sismoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Savaş Karabulut’un yaşadığı süreçle gözler önüne serildi. Karabulut, uzun yıllardır sürdürdüğü bilimsel ve akademik mücadelesinde karşılaştığı idari engelleri tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi.

KHK ile İhraç Edilen Karabulut Görevine Döndü Ancak Baskılar Bitmedi

Tarihler 29 Ekim 2016’yı gösterdiğinde, İstanbul Üniversitesindeki görevinden Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilen Doç. Dr. Savaş Karabulut, uzun ve sancılı bir hukuk mücadelesi verdi. Beş yıl süren bu zorlu sürecin ardından görevine iade edildiğini telefonla öğrenen Karabulut, iş güvencesi mücadelesini zaferle taçlandırmıştı. Ancak üniversiteye dönüş yapmasının ardından da bilimsel çalışmalarının ve eğitim faaliyetlerinin engellenmeye devam ettiğini bildirdi. Zamanını tamamen bilimsel üretime ve Türkiye’nin depreme hazırlanmasına yönelik hayati çalışmalara ayırmak istediğini defaatle belirten Karabulut, ne yazık ki görev yaptığı bölümde idarenin antidemokratik ve baskıcı uygulamalarıyla yüzleşmek zorunda kaldı. 2018 yılında bölünerek İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa adını alan köklü kurumdaki görevine altı ay önce iade edilen Karabulut, bu kısa zaman zarfında dahi yoğun bir psikolojik taciz kuşağında tutulduğunu ifade etti.

Bölüm Başkanlığından Gelen Psikolojik Taciz ve Sözlü Saldırı İddiaları

Görevine döndükten sonra karşılaştığı engelleri kamuoyuyla paylaşma kararı alan Doç. Dr. Savaş Karabulut, maruz kaldığı hak ihlallerini net bir dille aktardı. Karabulut, “Altı aydır bölüm ve anabilim dalı başkanı tarafından uygulanan, bazı öğretim üyelerinin de destek verdiği, psikolojik taciz olarak değerlendirdiğim uygulamaları, sözlü saldırıları ve kamu görevimi yerine getirirken karşılaştığım engelleri kamuoyuyla paylaşıyorum” diyerek durumun vahametini gözler önüne serdi. Görevine iade edilmesinin hemen ardından, hakkında çıkarılan ihraç kararının hukuki gerekçesine ilişkin tüm resmi belgeleri talep ettiğini belirten Karabulut, kendisine bugüne kadar hiçbir somut delil veya hukuki dayanak sunulmadığının da altını çizdi. Hukuksuzlukların sadece geçmişte kalmadığını, bugün de idari mekanizmalar eliyle sürdürüldüğünü vurgulayan deneyimli akademisyen, yaşananların meslek etiğiyle bağdaşmadığını kaydetti.

Gelişmeler ve Beklentiler

Doç. Dr. Savaş Karabulut’un yaşadığı bu süreç, yükseköğretim kurumlarında ifade özgürlüğü, akademik liyakat ve iş güvencesi konularındaki tartışmaları yeniden zirveye taşıdı. Karabulut’un yaptığı bu kritik çağrı sonrasında, başta sendikalar ve meslek örgütleri olmak üzere akademik kamuoyunun ve üniversitenin geleceğine sahip çıkan tüm kesimlerin nasıl bir dayanışma öreceği ve idari mercilerin bu iddialara karşı nasıl bir resmi açıklama yapacağı tüm kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.

Kaynak: Evrensel

Bir Yorum Yazın