İSTANBUL — Enerji mühendisliği alanında uluslararası düzeyde çalışmalar yürüten 29 yaşındaki genç araştırmacı Nazife İdil Özkol, sektörde kadınların görünürlüğünün arttığını ancak bunun yönetim kademelerinde eşit temsile dönüşmediğini vurguladı.
- Nazife İdil Özkol, Türkiye, Bulgaristan ve Rusya’da enerji alanında eğitim alarak uluslararası deneyim kazandı.
- Sektörde kadınların sayısının artmasına rağmen, karar alma mekanizmalarında hâlâ eşit temsil sağlanamadığı belirtiliyor.
- Mühendislik ile açık su yüzücülüğü arasında kurduğu bağla disiplin, planlama ve sabır unsurlarının önemine dikkat çekiyor.
- Toplumsal kabuller ve cinsiyet ayrıştırıcı önyargıların, kadınların meslek seçimlerini henüz eğitim aşamasındayken etkilediği ifade ediliyor.
Enerji Sektöründe Kadınların Karşılaştığı Görünmeyen Sınırlar Nelerdir?
Sibel Bahçetepe’nin BirGün’deki özel haberine göre, enerji sektöründe son yıllarda kadınların görünürlüğü artsa da bu olumlu tablo karar alma mekanizmalarında eşit temsile tam anlamıyla dönüşmüyor. Enerji mühendisi ve araştırmacı 29 yaşındaki Nazife İdil Özkol, sektördeki kadınların önündeki görünmeyen sınırların hâlâ varlığını sürdürdüğüne dikkat çekiyor. Özkol, “Kadınların sayısının artması tek başına yeterli değil; asıl mesele karar verici pozisyonlarda eşit biçimde yer alabilmeleri” sözleriyle mevcut duruma ışık tutuyor. Türkiye, Bulgaristan ve Rusya’da eğitim alan Özkol, enerji alanındaki akademik ve profesyonel çalışmalarının yanı sıra açık su yüzücülüğüyle de yakından ilgileniyor. Özkol’a göre mühendislik ile spor disiplinleri birbirinden tamamen bağımsız alanlar değil; her iki disiplin de yoğun planlama, sabır, uzun soluklu çalışma ve üst düzey motivasyon gerektiriyor.
Toplumsal Kabuller ve Cinsiyet Ayrımcılığı Meslek Seçimlerini Nasıl Etkiliyor?
Kadınların teknik alanlara yönelmesinin önündeki en büyük engellerden birinin toplumsal kabuller olduğunu belirten Nazife İdil Özkol, kadınların daha eğitimlerinin ilk aşamalarında “Acaba burası bana göre mi?” sorusuyla karşı karşıya bırakıldığını ifade ediyor. Bu sınırların her zaman doğrudan ve kaba bir şekilde kurulmadığına dikkat çeken genç araştırmacı; küçük yorumların, gündelik davranışların ve çevre baskısı beklentilerinin de kadınların meslek seçimlerini derinden etkilediğini anlatıyor. Mesleklerin cinsiyetlere göre ayrıştırılmasına kesin bir dille karşı çıkan Özkol, “Bir otobüs şoförü de kadın olabilir, bir mühendis de, bir bilim insanı da. Bir kişinin hangi alanda başarılı olacağını cinsiyetinden çok yeteneği, merakı, ilgisi ve emeği belirlemeli” diyerek fırsat eşitliğinin altını çiziyor. Enerji sektörünün yalnızca mühendislik ve teknik işlerden ibaret olmadığını belirten Özkol, geniş vizyonun önemini vurguluyor.
Gelişmeler ve Beklentiler
Genç araştırmacı Nazife İdil Özkol’un uyarıları ve uluslararası tecrübeleri, enerji sektörü başta olmak üzere tüm teknik alanlarda kadın istihdamının ve yönetimsel temsilin artırılması için atılması gereken adımların önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. Gelecek süreçte, karar alma mekanizmalarında toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması ve önyargıların kırılması adına hem kamusal hem de özel sektörde farkındalık çalışmalarının artarak devam etmesi bekleniyor.
Kaynak: BirGün Manşet