ANKARA — Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Türkiye’nin ev sahipliğinde başkent Ankara’da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı’nın (TDT) 13. Zirvesi’ne katılmazken, Bakü yönetimi bu prestijli buluşmada Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov tarafından temsil ediliyor.
- Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Ankara’daki TDT 13. Zirvesi’ne katılmama kararı aldı ve ülkesini Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov temsil ediyor.
- Bakü basınındaki haberlerde, bu kararın Aliyev’in önceden planlanmış yoğun çalışma takviminden kaynaklandığı vurgulandı.
- Zirve katılımı, son haftalarda başörtüsü tartışmaları ve 31 Türk vatandaşının ‘istenmeyen kişi’ ilan edilmesiyle yaşanan diplomatik gerilimin gölgesinde gerçekleşiyor.
Ankara Zirvesi’nde Azerbaycan Temsiliyeti ve Yoğun Takvim Gerekçesi
Türkiye’nin ev sahipliğinde Ankara’da gerçekleştirilen Türk Devletleri Teşkilatı’nın (TDT) 13. Zirvesi, uluslararası kamuoyunun ve diplomasi çevrelerinin yakından takip ettiği önemli bir buluşmaya ev sahipliği yapıyor. Ancak zirvenin en dikkat çeken detaylarından biri, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in toplantıya iştirak etmeyecek olması oldu. Bakü yönetimi bu kritik zirvede Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov aracılığıyla temsil ediliyor. Diplomatik temaslar kapsamında Ceyhun Bayramov, 29 Ekim tarihinde başkent Ankara’ya gelerek Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile ikili ve heyetler arası görüşmeler gerçekleştirdi. Öte yandan Azerbaycan basınında yer alan resmi ve yarı resmi değerlendirmelerde, Cumhurbaşkanı Aliyev’in zirveye katılmamasının siyasi bir boyuttan ziyade, önceden planlanmış programı ve yoğun çalışma takviminden kaynaklandığı ifade edildi. Nitekim Aliyev’in, 30 Ekim tarihinde Bakü’de düzenlenecek olan FIFA U-15 Dünya Şampiyonası ve Festivali’nin final karşılaşmasına ve aynı gün gerçekleştirilecek kapanış törenine katılması, ayrıca turnuvada dereceye giren finalistlere ödüllerini bizzat takdim etmesi bekleniyor.
Diplomatik Gerilimin Gölgesinde Zirve ve Arka Plandaki Gelişmeler
Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in Ankara’daki zirvede yer almaması, iki kardeş ülke arasında son haftalarda yaşanan ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran siyasi gerilimin hemen ardından gerçekleşmesi bakımından son derece dikkat çekici bulundu. Ankara ile Bakü arasındaki diplomatik ve siyasi tartışma süreci, Azerbaycan’da başörtülü öğrencilerin okullara alınmadığına ilişkin iddiaların Türkiye’de kamuoyu ve siyaset çevrelerinde ciddi tepki çekmesiyle ivme kazanmıştı. Bu hassas süreçte, Türkiye Cumhurbaşkaı Recep Tayyip Erdoğan’ın başdanışmanı Oktay Saral, 12 Ekim tarihinde kamuoyuna yaptığı açıklamada, başörtülü öğrencilerin temel eğitim hakkının engellenmesini sert bir dille eleştirmişti. Bu çıkışın ardından Adalet ve Kalkınma Partisi’nden (AKP) bazı milletvekilleri de benzer yönde eleştirel açıklamalar yaparak konuyu gündemde tutmuştu. Buna karşılık Azerbaycan’da iktidarda bulunan Yeni Azerbaycan Partisi, yapılan bu açıklamaları ülkenin iç işlerine yönelik bir müdahale olarak değerlendirmişti. Kısa süre içinde sosyal medya paylaşımlarının sınırlarını aşarak iki ülke arasındaki devlet protokolüne ve diplomatik ilişkilere de yansıyan bu tartışmalar, ilişkilerde soğuk rüzgarlar estirmişti. Bu gerilimin somut bir yansıması olarak Azerbaycan hükümeti, aralarında bazı siyasi isimlerin de bulunduğu toplam 31 Türkiye vatandaşı hakkında “persona non grata” (istenmeyen kişi) kararı alarak ülkeye girişlerini yasaklamıştı. Karşılıklı hassasiyetlerin tırmandığı bu yoğun günlerde, Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Oktay Saral görevinden ayrıldığını duyurdu. Saral, 26 Ekim tarihinde kişisel sosyal medya hesabından yaptığı resmi açıklamada, 2016 yılından bu yana başarıyla yürüttüğü Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığı görevinden istifa ettiğini kamuoyuyla paylaştı. Bütün bu gelişmeler, Aliyev’in zirveye katılımı konusunu Ankara’da ve diplomatik kulislerde en çok merak edilen ve tartışılan konuların başına taşımıştı.
Gelişmeler ve Beklentiler
Sonuç olarak, İlham Aliyev’in katılım sağlamadığı Ankara’daki TDT 13. Zirvesi, bölgesel iş birliği mesajlarının yanı sıra iki ülke arasında son dönemde yaşanan diplomatik türbülansın gölgesinde icra edilmektedir. Uzmanlar, Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov ve Hakan Fidan arasındaki temasların, yaşanan gerilimlerin aşılması ve ikili ilişkilerin geleneksel stratejik ortaklık düzeyine yeniden oturtulması adına kritik bir zemin oluşturduğunu, resmi süreçlerin ve gelecek üst düzey temasların bu diyaloğun seyrini belirleyeceğini öngörmektedir.
Kaynak: Evrensel