İSTANBUL — Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 103. yıldönümü dolayısıyla SOL Parti, TKP, TİP, EMEP, TKH, DİSK ve KESK tarafından yayımlanan ortak ve münferit açıklamalarda, mevcut siyasi ve ekonomik düzene sert eleştiriler yöneltilerek demokrasi, laiklik, emek mücadelesi ve eşitlik çağrısı yapıldı.
- SOL Parti, Türkiye’nin siyasi İslamcı baskı altında olduğunu belirterek halkın birleşik mücadelesi çağrısında bulundu.
- Türkiye Komünist Partisi (TKP), Cumhuriyet’in geleceğinin sınıf mücadelesiyle ve emekçilerin iktidarıyla mümkün olacağını vurguladı.
- Türkiye Komünist Hareketi (TKH), ‘Cumhuriyet Devrimlerle Yaşar’ başlığıyla yayımladığı bildiride saltanatın yerini tek adam rejiminin aldığını savundu.
- Demokratik kitle örgütleri ve emek konfederasyonları DİSK ile KESK, Cumhuriyet’in sosyal devlet ve refah ekseninde yeniden ele alınmasını talep etti.
Cumhuriyet’in 103. Yılında Sol ve Emek Örgütlerinden Ortak Çerçeve
Cumhuriyet’in 103. kuruluş yıl dönümünde SOL Parti, TKP, TİP, EMEP, TKH, DİSK ve KESK yayımladıkları kapsamlı açıklamalarla güncel siyasi gelişmeleri ve tarihsel mirasın bugüne yansımalarını masaya yatırdı. Sol partiler ve demokratik kitle örgütleri, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 103. yıldönümü dolayısıyla yaptıkları değerlendirmelerde, Cumhuriyet’in sadece geçmişin bir hatırası olarak değil, bugün yaşanan krizlerden çıkışin anahtarı olarak demokrasi, laiklik, eşitlik ve emek ekseninde yeniden ele alınması gerektiğini vurguladı. Açıklamalarda mevcut siyasi ve ekonomik düzene yönelik eleştiriler ön planda tutulurken, partiler Cumhuriyet’in geleceğine ilişkin stratejik ve politik değerlendirmelerini kamuoyuyla paylaştı. Bu bağlamda, emekçilerin, emeklilerin, öğrencilerin, çiftçilerin ve esnafın gün geçtikçe ağırlaşan yaşam koşullarına dikkat çekilerek, Cumhuriyet’in yalnızca biçimsel bir rejim olmaktan çıkıp halkın refahını ve sosyal güvenliğini güvence altına alan köklü bir siyasi programa dönüşmesi gerektiği savunuldu.
SOL Parti ve TKP’den Mevcut Rejime ve Sermaye Düzenine Karşı Mücadele Çağrısı
SOL Parti, yayımladığı 29 Ekim mesajında Cumhuriyet’in köklü kuruluş mücadelesine, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’e ve Anadolu halkının anti-emperyalist direnişine selam gönderdi. Günümüz Türkiye’sinin siyasi İslamcı bir yönetim anlayışının ve derin bir baskı rejiminin mutlak taarruzu altında olduğunu ileri süren parti, bu gidişata dur demek adına halkın ortak ve birleşik mücadelesini yükseltme çağrısı yaptı. Açıklamada, “Halkın söz, yetki ve karar sahibi olduğu gerçek bir demokrasi, tam bağımsız ve laik mücadelesiyle devrimci demokratik bir Cumhuriyet kuracağız” ifadeleriyle kararlılık vurgulandı. Öte yandan Türkiye Komünist Partisi (TKP), Cumhuriyet’in günümüzde yalnızca sembolik kutlamalarla, hamasi söylemlerle savunulamayacağının altını çizdi. Ülkeyi esir alan ekonomik eşitsizliklere, adaletsizliklere ve vahşi sermaye düzenine yönelik eleştirilerini en üst perdeden dile getiren TKP, Cumhuriyet’in geleceğini doğrudan sınıf mücadelesiyle ilişkilendirerek “Cumhuriyet ancak ve ancak emekçilerin iktidarında yeniden mümkün olacak” tahlilinde bulundu.
TKH’den ‘Cumhuriyet Devrimlerle Yaşar’ Bildirisi ve Tarihsel Kıyaslama
Türkiye Komünist Hareketi (TKH) ise Cumhuriyet’in 103. kuruluş yıldönümü vesilesiyle kamuoyuna duyurulan “Cumhuriyet Devrimlerle Yaşar” başlıklı kapsamlı açıklamasıyla dikkat çekti. Bildiride, bundan tam 103 yıl önce emperyalist işgale, köhnemiş saltanata ve hilafete karşı büyük bir devrimle kurulan ilk Cumhuriyet ile ülkenin bugünkü idari ve toplumsal durumu arasında hiçbir yapısal ya da ilkesel benzerlik kalmadığı açıkça savunuldu. Açıklamada, tarihsel bir ironiye ve dönüşüme dikkat çekilerek, “Saltanatın yerini tek adam rejimi, hilafetin yerini ise tarikat ve cemaatlerin kamusal alandaki egemenliği aldı” değerlendirmesi yapıldı. Bu tarihsel kopuşa karşı ilerici güçlerin, DİSK ve KESK gibi sınıf ve emek odaklı konfederasyonların öncülüğünde laik, bağımsız ve halkçı bir cumhuriyet iddiasını yeniden büyüteceği ifade edildi.
Gelişmeler ve Beklentiler
Cumhuriyet’in 103. yıl dönümünde sol partiler ve demokratik kitle örgütleri tarafından dile getirilen bu eleştirel ve dönüştürücü talepler, önümüzdeki dönemde yaşanacak toplumsal ve siyasi tartışmaların ana eksenini oluşturacağının sinyallerini verdi. Resmi kutlamaların yanı sıra, emek ve demokrasi cephesinin yürüttüğü bu ideolojik ve politik hat, ülkenin gelecekteki rejim tartışmalarına yön verecek temel dinamikler arasında yer almaya devam edecektir.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika