ANKARA — Yeni Parti İzmir Milletvekili Yüksel Taşkın, uluslararası karayolu taşımacılığının can damarı olan tır şoförlerinin Schengen vizesi nedeniyle karşı karşıya kaldığı büyük hak kayıplarını ve lojistik krizini TBMM gündemine taşıdı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın yanıtlaması istemiyle hazırlanan kapsamlı soru önergesinde, 90 günlük kalış sınırı kuralının yarattığı devasa ekonomik zararlar ve sınır kapılarındaki dramatik bekleyişler gözler önüne serildi.
- Son iki haftada 90 gün kalış süresini aşan 150’den fazla Türk tır şoförü Schengen bölgesinden sınır dışı edildi.
- Kapıkule Sınır Kapısı’nda araçların bekleme süresi on günü aşarken, gidişte yedi ve dönüşte beş gün bekleyen bir aracın toplam maddi kaybı 2 bin 400 Euro’yu buluyor.
- Yeni Parti Milletvekili Yüksel Taşkın, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’a verdiği soru önergesiyle meslek grubunun yaşadığı mağduriyetin acilen giderilmesini talep etti.
- Tır sürücüleri vize ve kalış süresi engelleri nedeniyle sınır kapılarında kontak kapatma eylemleri düzenliyor.
Schengen Kuralları ile Uluslararası Taşımacılığın Çatışması
Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki dış ticaretin ve mal akışının belkemiğini oluşturan tır şoförleri, artan Schengen vizesi engelleri ve kısa süreli kalış kısıtlamaları yüzünden mesleklerini icra edemez duruma geldi. Yeni Parti İzmir Milletvekili Yüksel Taşkın, bu sorunu TBMM Başkanlığı’na sunduğu resmi soru önergesiyle meclis gündemine taşıdı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın cevaplaması istemiyle hazırlanan önergede, uluslararası karayolu taşımacılığının kendine has çalışma düzeni ile Schengen bölgesinin kısa süreli kalış kuralları arasındaki derin uyumsuzluk vurgulandı. Taşkın’ın aktardığı verilere göre, standart Schengen kuralları gereği kısa süreli seyahat eden kişiler, herhangi bir hareketli 180 günlük dönem içinde Schengen bölgesinde toplamda yalnızca 90 gün kalabiliyorlar. Bu süre, şoförlerin bölgeye yaptıkları giriş ve çıkışlara göre hesaplanırken, sürekli seyahat etmek zorunda kalan profesyonel sürücüler için bu kota çok kısa sürede doluyor. Yükleme, boşaltma ve gümrük sahalarındaki kaçınılmaz bürokratik aksamalar şoförlerin iradesi dışında gerçekleşmesine rağmen, bu durum doğrudan cezalandırma mekanizmalarını tetikliyor. Nitekim son iki haftalık periyotta, 90 günlük kalış süresini aştığı iddia edilen 150’den fazla Türk tır şoförü haksız bir şekilde sınır dışı edilerek ticari faaliyetleri sekteye uğratıldı.
Kapıkule’de Günlerce Bekleyiş ve 2 Bin 400 Euro’luk Dev Kayıp
Schengen vizesi ve kalış süresi kısıtlamalarının yarattığı kriz, yalnızca bürokratik bir aksama olarak kalmayıp gümrük kapılarında devasa ekonomik kayıplara ve lojistik felçlere neden oluyor. Kapıkule Sınır Kapısı başta olmak üzere kritik geçiş noktalarında araçların bekleme süresi on günü çoktan aşmış durumda. Sahadaki ekonomik gerçeklikleri rakamlarla somutlaştıran Yüksel Taşkın, bekleyen bir tır aracının günlük ortalama kaybının 200 Euro civarında seyrettiğini belirtti. Sınır kapısında gidişte yedi gün, dönüşte ise beş gün beklemek zorunda kalan araçların toplam mali kaybı tek bir seyahatte 2 bin 400 Euro’ya ulaşıyor. Bu durum, hem bireysel olarak tır şoförlerini ve ailelerini ekonomik çıkmaza sürüklemekte hem de Türkiye’nin ihracat temelli dış ticaretine ağır bir darbe vurmaktadır. Yaşanan bu kronikleşen vize ve sınır geçiş sorunları karşısında tır sürücüleri haklı tepkilerini göstermek ve seslerini duyurabilmek amacıyla sınır kapılarında kontak kapatma eylemleri düzenlemeye başladı. Uluslararası tır şoförlüğünün doğası gereği düzenli olarak sınır geçmeyi ve farklı Avrupa ülkelerinde kesintisiz ticari taşımacılık faaliyetlerini sürdürmeyi gerektirdiğini hatırlatan Taşkın, şoförlerin mesleklerini icra edebilmeleri için acilen özel bir hareketlilik statüsüne ihtiyaç duyduklarını ifade etti.
Gelişmeler ve Beklentiler
Uluslararası karayolu taşımacılığı sektörünün karşı karşıya olduğu bu kronik vize ve kalış süresi krizinin çözümü için TBMM nezdinde başlatılan yasal girişimlerin ve soru önergesi sürecinin sonuçları merakla bekleniyor. Avrupa Komisyonunun 29 Ocak 2026 tarihli AB Vize Politikası Stratejisi belgelerine de yansıyan mesleki hareketlilik zorunluluğu, Türk tır şoförleri için hayati önem taşımaktadır. Dışişleri Bakanlığı’nın konuya ilişkin atacağı diplomatik adımlar ve Avrupa Birliği makamlarıyla yürütülecek müzakereler, hem binlerce tır şoförünün iş ve gelir kaybını önleyecek hem de Türkiye’nin dış ticaret hatlarındaki tıkanıklıkları bertaraf edecektir.
Kaynak: Evrensel