6 Kasım 2026, Cuma
Haber

Azerbaycan Basınından Ankara’ya Çağrı: Bahçeli Örneği ve ‘Devlet Penceresi

🔍 DERİNLEMESİNE ANALİZ

BAKÜ — Türkiye ile Azerbaycan arasında son dönemde siyasi açıklamalar ve sosyal medya tartışmaları üzerinden tırmanan gerilim, Bakü medyasında geniş yankı uyandırırken; Yeni Müsavat gazetesi yazarı Rauf Arifoğlu’nun kaleme aldığı makaleler iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerde yeni bir tartışma başlattı. 30 Ekim’de yayımlanan üç kritik yazıda, iki halkın kardeşliği ile siyasi iktidarlara yönelik eleştiriler keskin bir şekilde birbirinden ayrılırken, AKP iktidarına MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin yaklaşımı örnek gösterildi.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Yeni Müsavat yazarı Rauf Arifoğlu, AKP’ye MHP lideri Devlet Bahçeli’nin duruşunu örnek göstererek ‘devlet penceresinden’ bakılması çağrısında bulundu.
  • Arifoğlu, ‘Azerbaycan hiçbir iktidarın küçük kardeşi değildir’ diyerek eşitlik, karşılıklı saygı ve bağımsız irade vurgusu yaptı.
  • Bakü merkezli değerlendirmelerde, dinci ve mezhepçi çevrelerin iki ülke arasındaki kadim dostluğa zarar verdiği açıkça ifade edildi.

İki Ülke Arasındaki Siyasi Tartışmalar ve Yeni Müsavat’ın Çarpışan Analizleri

Türkiye ile Azerbaycan arasında son dönemde peş peşe gelen siyasi açıklamalar ve sosyal medya zemininde yaşanan yoğun tartışmalar, iki müttefik ülke arasındaki ilişkilerin omurgasını oluşturan hassasiyetleri yeniden gündeme taşıdı. Bakü’nün köklü ve etkili yayın organlarından Yeni Müsavat gazetesinde 30 Ekim tarihinde yayımlanan üç kapsamlı yazı, bu gerilimin arka planını irdeleyerek karşılıklı saygı ve egemenlik olgusunu en üst sıraya çıkardı. Söz konusu yazılarda, iki halkın sarsılmaz kardeşliği ile anlık siyasi iktidarların tutumları ve politik tercihleri arasına net bir çizgi çekilmesi gerektiği savunuldu. Bu süreçte yazılardan en dikkat çekici ve stratejik mesaj, gazetenin tanınmış yazarlarından Rauf Arifoğlu’ndan geldi. Arifoğlu, Türkiye’deki iktidar kanadına MHP lideri Devlet Bahçeli’nin yaklaşımını referans göstererek, Azerbaycan’la kurulacak ilişkilerin dar ve ideolojik bakış açılarıyla değil, devletlerin bağımsız iradesi temelinde yürütülmesinin elzem olduğunu vurguladı.

“Mezhep Penceresi” Eleştirisi ve Devlet Penceresinden Bakış Zorunluluğu

Rauf Arifoğlu’nun kaleme aldığı analizlerin merkezinde, AKP iktidarının dış politika pratiklerine yönelik sert ve yapısal eleştiriler yer aldı. Yazar, AKP’nin Azerbaycan’a ve genel olarak Türk dünyasına kendi ideolojik ve “mezhep penceresinden” bakmaktan vazgeçmesi gerektiğini açıkça savundu. Bunun yerine, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin 2016 yılından itibaren iktidar ortaklığı ve siyasi çizgisiyle açtığını belirttiği “devlet penceresinden” hadiselere yaklaşılmasını istedi. Arifoğlu, Bahçeli’nin geçmişten bu yana Azerbaycan’a istikamet çizmeye, yön vermeye çalışan iç ve dış çevrelere karşı her zaman net bir duruş sergilediğini ve onlara sınırlarını hatırlattığını belirtti. “Azerbaycan hiçbir iktidarın küçük kardeşi değildir” ifadesini kullanan Arifoğlu, iki ülke arasındaki gerçek kardeşliğin ancak tam eşitlik, karşılıklı saygı ve devletlerin bağımsız iradesinin kayıtsız şartsız tanınmasıyla anlam kazanacağını dile getirdi.

Halkların Kardeşliği ve Dinci Çevrelerin İlişkilere Verici Zararları

Rauf Arifoğlu makalesinde duygusal ve siyasi bağların altını çizerken şu net ifadeleri kullandı: ‘Türkiye’yi kan kardeşimiz gibi seviyoruz. Atatürk’ü, Cumhuriyeti, Anadolu halkını seviyoruz! Karşılığında da aynısını bekliyoruz. İster iktidarda olsun, ister muhalefette, dinci ve mezhepçi çevrelerde sevilecek tek bir özellik yok. En azından bizim için öyle. Onlar da bizi sevmiyorlar.’ Bu sert ve net tespitlerin yanı sıra, Xalid Kazımlı da son bir ayda Türkiye’deki bazı dini ve siyasi odaklardan Azerbaycan’a yönelen mesnetsiz suçlama ve hakaretlerin iki ülke arasındaki dostluk zeminine ciddi zararlar verdiğini savundu. Öte yandan Arifoğlu, diplomatik ilişkilerin teknik olarak normalleşebileceğini ancak yaşanan bu son krizlerin yarattığı güvensizlik ikliminin kolay kolay silinmeyeceğini öne sürdü. Bakü’nün bu temkinli ve kararlı tutumunu doğrudan İsrail’in bölgedeki jeopolitik etkisiyle açıklamaya çalışan sığ yorumları da kesin bir dille reddetti.

Gelişmeler ve Beklentiler

Geleceğe dönük stratejik beklentiler ve resmi süreçler göz önüne alındığında, Azerbaycan basınındaki bu seslerin iki başkent arasındaki diplomatik mekanizmalarda daha fazla diyalog ve şeffaflığı zorunlu kıldığı görülmektedir. İki ülke arasındaki kadim dostluğun ideolojik ve mezhepçi yaklaşımlardan arındırılarak ‘devlet aklı’ ve karşılıklı egemenlik ilkeleri üzerine inşa edilmesi gerektiği yönündeki bu çağrılar, önümüzdeki dönemde Türk dünyasındaki bütünleşme süreçlerini doğrudan etkileyecek kritik bir eşik olarak değerlendiriliyor.

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika

Bir Yorum Yazın