7 Kasım 2026, Cumartesi
Haber

Fransa’da Hayat Pahalılığı Protestoları Üçüncü Haftasında: Sokaklar Hareketlendi

🔍 DERİNLEMESİNE ANALİZ

PARİS — Fransa genelinde hayat pahalılığına karşı düzenlenen protestolar üçüncü haftasında şiddetlenerek devam ederken; sendikalar, öğrenciler ve Sarı Yelekliler artan enflasyon, bütçe kesintileri ve sosyal hak kayıplarına karşı sokaklara döküldü. Hükümet ülke genelinde yaklaşık 350 eylem beklentisiyle 70 bin polis ve jandarmayı görevlendirirken, Paris başta olmak üzere birçok kentte yürüyüş güzergahları değiştirildi ve bazı gösteriler yasaklandı.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Ülke genelinde planlanan yaklaşık 350 eylem için toplam 70 bin polis ve jandarma görevlendirildi.
  • Paris’te tartışmalı yargı süreçlerinin ardından yürüyüş güzergahı kentin doğu çevresine alındı.
  • Protestolara sendikalar, lise ve üniversite öğrencilerinin yanı sıra Sarı Yelekliler hareketi öncülük ediyor.
  • Lyon ve Paris gibi büyük kentlerde valilik kararlarıyla gösteriler merkez dışına kaydırıldı ve bazı bölgelerde sokağa çıkma kısıtlamaları getirildi.

Üçüncü Dalga: Hayat Pahalılığına Karşı Sokaklarda Geniş Koalisyon

Fransa’da 17 ve 24 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilen kitlesel gösterilerin ardından, 31 Ekim Cumartesi günü üçüncü büyük protesto dalgası tüm hızıyla yaşanıyor. Toplumun farklı kesimlerini bir araya getiren bu hareketlilikte; sendikalar, lise ve üniversite öğrencileri ile simgeleşen Sarı Yelekliler hareketi omuz omuza veriyor. Eylemlerin merkezinde ise son dönemde katlanarak artan yaşam maliyetleri, eğitim ve sağlık hizmetlerindeki radikal kesintiler, derinleşen barınma krizi ve halkın kazanılmış sosyal haklarına yönelik daraltıcı kısıtlamalar yer alıyor. Fransız basını ve saha raporlarına göre, cumartesi günü ülke genelinde yaklaşık 350 ayrı eylem yapılması planlandı. Ancak bu gösterilerin önemli bir bölümü, güvenlik gerekçeleriyle kent merkezlerinin dışına taşındı ve bazı yerel valilikler tarafından tamamen yasaklandı.

Devletin Güvenlik Alarmı ve 70 Bin Personelli Müdahale Strategisi

Fransa İçişleri Bakanlığı, söz konusu gösterilerin Halloween (Cadılar Bayramı) kutlamalarıyla çakışması ve “yaşanabilecek olaylara karşı” devasa bir güvenlik duvarı ördü. Ülke genelinde toplam 70 bin polis ve jandarma aktif görev başındayken; özel müdahale birimleri, insansız hava araçları (İHA), havadan denetim sağlayan helikopterler, zırhlı araçlar ve toplumsal olaylara müdahale araçları (TOMA) stratejik noktalarda devreye sokuldu. Başkent Paris’te güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarıldı. Sendikaların Bastille ile Nation meydanları arasında yapmayı planladığı yürüyüşe polis müdürlüğü ilk etapta izin vermedi. İdare mahkemesinin cuma akşamı bu yasağı kaldırmasına rağmen, Danıştay cumartesi sabahı erken saatlerde kararı bozarak yasağı onayladı. Bu hukuki ve idari çekişmenin ardından yürüyüşün Porte de Bagnolet ile Porte de Charenton arasında, kentin doğu çevresinde gerçekleştirilmesi kararlaştırıldı. CGT sendikası da üyelerine ve göstericilere yasaklanan güzergahlara yönelmemeleri, bunun yerine izin verilen alternatif yürüyüşe katılmaları yönünde itidal çağrısında bulundu. Öte yandan, Paris’in République ve Châtelet-Les Halles gibi kritik bölgelerinde gece 23.00 ile sabah 06.00 saatleri arasında sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacağı duyuruldu. Kent yönetimi ayrıca, hafta sonu boyunca kamu alanlarının olası tahribattan korunması ve temizliği için 1000’den fazla belediye çalışanını sahaya sürdü.

Lyon ve Taşra Kentlerinde Valilik Yasakları ve Toplumsal Öfke

Sadece başkent Paris değil, Fransa’nın diğer büyük metropolitan alanlarında da tansiyon oldukça yüksek. Lyon kentinde sendikalar ile Solidaires, CNT ve UNEF gibi öğrenci ve işçi oluşumlarının çağrısıyla saat 14.00’te Manufacture des Tabacs önünde bir araya gelen binlerce gösterici yürüyüşe geçti. Planlanan güzergahın Jean-Macé Meydanı’na kadar sürmesi öngörüldü. Ancak Lyon Valiliği, önceki protestolarda meydana gelen şiddet olaylarını ve kamu malına verilen zararları gerekçe göstererek yürüyüşün kentin merkezi ve ticari bölgelerinden kesinlikle uzak tutulmasını şart koştu. Taşra ve bölge valiliklerinin aldığı bu tip kısıtlayıcı kararlar, eylemciler ile güvenlik güçleri arasındaki gerilimi tırmandıran temel faktörlerden biri olarak öne çıkıyor.

Kaynak: Evrensel

Bir Yorum Yazın