MANİSA — Manisa’nın Soma ilçesinde İmbat Madencilik şirketinde çalışan işçiler, bir yıllık ücretlerinin ödenmemesi ve haklarını alamamaları üzerine başkent Ankara’ya yürüme kararı alırken, maden emekçilerinin zorlu çalışma koşulları ve tarihsel direniş geleneği bir kez daha Türkiye’nin gündemine oturdu.
- İmbat Madencilik işçileri, ödenmeyen 1 yıllık maaşları ve gasbedilen hakları için Ankara’ya yürüyor.
- Tarihsel Direniş Geleneği: 1991 Zonguldak’tan günümüze Uyar, Fernas, Doruk ve Soma madencilerinin Ankara yürüyüşleri hatırlatıldı.
- Yerin Yüzlerce Metre Altında Ölümüne Çalışma: İş güvenliği, iş güvencesi ve insanca yaşam talebiyle alanlarda olan işçiler kolluk kuvvetlerinin engelleriyle karşılaşıyor.
- Geçmişten Bugüne Trajediler: Soma’da 301 madencinin hayatını kaybettiği facia ve Ermenek’teki acılar unutulmuyor.
Madencilerin Hak Arama Mücadelesi ve Ankara Yolları
Madencilerin zor çalışma koşullarından kaynaklı direngenlikleri, zorlukları aşma becerileri ve mücadele azmi her türlü engeli aşacak, başarıyı getirecektir. Manisa – Soma’da İmbat Madencilik şirketinin işçileri bir yıllık ücretlerinin ödenmemesi üzerine haklarını alamadıkları için Ankara’ya yürüme kararı aldı. Bu, madencilerin ilk yola çıkmaları değil. 1991 yılında Zonguldak maden işçileri, 100 bin kişiyi de yanlarına alarak tarih yazdılar. Toplu iş sözleşmesi (TİS) görüşmelerinde yaşanan anlaşmazlıklar, düşük ücretler, ödenmeyen maaşlar, özelleştirme girişimleri ve hükümetin uzlaşmaz tutumu ayağa kaldırmıştı madencileri. Son yıllarda; Uyar Madencilik, Fernas Madencilik ve Doruk Madencilik işçileri de benzer gerekçelerle Ankara’nın yolunu tuttular. Güvenlik güçleri tarafından yolları kesildi gaz yediler, gözaltılar, tutuklamalar oldu ancak hiçbir şey yollarından döndüremedi onları. Ankara’da Kurtuluş parkını mesken tuttular, direndiler ve kısmen de olsa kazandılar.
Zifiri Karanlıkta Yaşam Mücadelesi ve Kolluk Kuvvetleri Engeli
O madenciler, yerin metrelerce altında zifiri karanlıklarda daracık dehlizlerde, havasız bacalarda ölümüne çalıştırılıp analarının ak sütü gibi helal olan hakları için yollara düşüyor. İnsanlık tarihi boyunca verilen mücadelelerle alınan en temel haklarını talep ediyor. İş güvencesi, iş güvenliği ve çalışma koşullarının iyileştirilmesini istiyor. Kısaca insanca yaşam istiyor. Ancak karşılarında her sefer kolluk güçlerini buluyorlar. Eylemler uzayınca devletin üst düzey yetkilileriyle görüştürülüyor ve tutulmayan sözler verilerek geri çevriliyorlar. Sıcacık koltuklarında devletin her türlü olanağını kullananlar madencinin çalışma koşullarını, yaşadıklarını bilmedikleri için çözüm için adım atamamakta sadece aldıkları emirleri uygulamaktalar. Madenciler, ekmekleri için sadece alın teri akıtmayıp canlarını da feda etmekteler. Son yirmi yılda binlerce maden emekçisi hayatlarının baharında yaşama veda ettiler. Soma’da 301 işçi zehirli gazdan nefessiz kalarak öldü. Tarihteki gaz odalarının vahşetini hatırlatan manzaralar yaşandı, bir damla kan akmadan can verdi gençlerimiz. Görünen kan, bir suçlu arar. Görünen kan, unutulmaz. Soma’da da kan görülmedi ve unutuldu yaşanan vahşet. Ermenek’te maden ocağında yaşanan acılar da hafızalardaki yerini koruyor.
Gelişmeler ve Beklentiler
Ankara’ya doğru hareket eden İmbat Madencilik işçilerinin eylemi tüm hızıyla sürerken, kamuoyu ve emek örgütleri bir yıllık ödenmeyen ücretlerin derhal verilmesini, iş güvenliği önlemlerinin artırılmasını ve madencilerin insanca yaşam taleplerinin karşılanmasını talep ediyor. Sürecin nasıl sonuçlanacağı ve yetkililerin konuya ilişkin atacağı adımlar yakından takip ediliyor.
Kaynak: Evrensel