8 Kasım 2026, Pazar
Haber

Dilovası Katliamı Davasında Adalet Arayışı: Beş Günlük Acı Bir Yıl Oldu

🔍 DERİNLEMESİNE ANALİZ

KOCAELİ — Dilovası’nda yedi işçinin yaşamını yitirdiği Ravive Kozmetik katliamının üzerinden geçen bir yıl, acının taze kalışını ve adalet mücadelesinin zorlu seyrini gözler önüne sererken; davanın beşinci duruşması yarın Kandıra Cezaevi Kampüsü’ndeki duruşma salonunda görülecek.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Ravive Kozmetik’e ait kaçak parfüm atölyesinde meydana gelen patlama ve yangında üçü çocuk yedi işçi hayatını kaybetti.
  • Davanın beşinci duruşması yarın Kandıra Cezaevi Kampüsü’nde görülürken, felaketin yıldönümü olan 8 Kasım’da Dilovası’nda anma ve adalet eylemi gerçekleştirilecek.
  • İşyerinin defalarca şikâyet edilmesine rağmen faaliyetlerinin durdurulmadığı, aksine denetimsizlik içinde merdiven altı çalışmaya devam ettiği ortaya çıktı.
  • Yaşamını yitiren işçilerin çocuk yaşta, sigortasız ve asgari ücretten az bir ücrete çalıştırıldığı, sadece katliam günü sigortalı gösterildikleri belirlendi.

Hapishaneler, Mezarlıklar ve Penceresiz Kaçak Atölyeler Arasında Bir Yıl

Dilovası’nda yedi işçinin yaşamını yitirdiği katliamın beşinci duruşmasıyla, trajedinin yıldönümü aynı takvim haftasına denk geldi. Duruşma yarın Kandıra Cezaevi Kampüsü’ndeki duruşma salonunda görülürken, felaketin acı yıldönümü olan 8 Kasım’da da Dilovası’nda anma ve adalet için bir araya gelinecek. Katılanlar ve yakınlarını yitiren ailelerin avukatlığını yürüten Av. Mert Batur, yaşanan bu süreci şu çarpıcı sözlerle özetliyor: ‘Bize hâlâ duruşmayla yıldönümü arasında olduğu gibi yalnızca beş gün geçmiş gibi geliyor: Beş gün önce katliam oldu, ertesi gün cenazelere katıldık, sonraki gün adalet mücadelesine başladık, dün duruşmalar görüldü, bugün de size sesleniyoruz. Biz farklı katmanlarla da olsa bu beş günle uğraşıyoruz bir yıldır.’ Bu dava, sadece hukuki bir sürecin ötesinde; hapishanelerden, mezarlıklardan, taziye evlerinden ve penceresiz kaçak atölyelerden ibaret hale getirilmiş bir sistemin sorgulandığı toplumsal bir vicdan muhasebesine dönüşmüş durumdadır.

Denetimsizliğin ve Kuralsızlığın Eseri: Ravive Kozmetik Faciası

Hatırlanacağı üzere, bundan bir yıl önce Ravive Kozmetik’e ait parfüm atölyesinde büyük bir patlama ve ardından yangın meydana gelmişti. Üçü çocuk olmak üzere yedi işçi bu olayda yaşamını yitirdi. Yapılan incelemeler, binanın da işyerinin de bütünüyle kaçak olduğunu ortaya koydu. Elektrik sistemi açıkta duruyordu, ne bir yangın merdiveni ne de yeterli havalandırma sistemi mevcuttu. Üst kat tamamen sacdan yapılmıştı ve giriş-çıkış koridorları tamamen depolanan yanıcı maddelerle kapatılmıştı. İşçilerin çalışma koşulları ise insanlık dışıydı; çocuk yaşta, sigortasız, günün geç saatlerine kadar ve asgari ücretten dahi az bir ücrete çalıştırılıyorlardı. Yerleşik bir trajik uygulama gereği, bu insanlar yalnızca katliamın olduğu gün sigortalı sayıldılar. Kardeş, akraba veya komşu olan bu işçiler; binlerce liraya satılan parfümleri üretiyor, şişelere dolduruyor, etiketliyor ve depolarda istifliyordu. İşyeri daha önce defalarca kez şikâyet edilmiş olmasına rağmen, çalışmasının durdurulması bir yana, kayda değer en ufak bir idari cezayla dahi muhatap edilmemişti.

Göz Yumulan Tehlike Çemberi ve Toplumsal Yansımaları

Ravive Kozmetik atölyesinin konumu, denetimsizliğin ve göz yumulan tehlikenin boyutlarını gözler önüne sermeye yeterlidir. İşyerinin iki bina yanında İŞKUR, karşı çaprazında kâğıt geri dönüşüm tesisi, sol ilerisinde benzinlik ve dört tarafında ise yerleşim konutları bulunuyordu. Bu tehlike çemberinin ortasındaki atölyede yaşanan patlama, sadece çalışanları değil tüm mahalleyi sarstı. Yaşamını yitiren işçilerden Şengül Yılmaz’ın hamile kızı, Ravive’nin hemen yanındaki apartmanda ikamet ediyordu ve yaşanan büyük sarsıntı ile şokun etkisiyle geçen yılın mayıs ayında erken doğum yapmak zorunda kaldı. Geride kalan dört duruşma boyunca adalet arayışını sürdüren aileler ve hukukçular, bu çarkın durdurulması ve sorumluların hak ettiği cezayı alması için hukuk mücadelesini kararlılıkla sürdürüyor.

Gelişmeler ve Beklentiler

Dilovası’ndaki katliamın beşinci duruşması yarın Kandıra Cezaevi Kampüsü’nde görülmeye devam ederken, 8 Kasım yıldönümü anmalarıyla birlikte toplumsal adalet talebi bir kez daha en yüksek sesle dile getirilecek. Hukukçular ve mağdur aileler, benzer trajedilerin bir daha yaşanmaması, penceresiz kaçak atölyelerin ve denetimsizliğin son bulması için davanın takipçisi olacaklarını yineliyor.

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika

Bir Yorum Yazın