ANKARA — Başkentte gerçekleştirilen “Kadınlar Yan Yana, Geleceği Konuşuyor” konferansına katılan gazeteci Dilek Odabaş, barışın ve demokratik toplumun inşasında kadınların ve basının sorumluluğuna dikkat çekerek, ortak mücadelenin önemini vurguladı.
- Ankara’da düzenlenen konferansta kadınların ve basının barış sürecindeki rolü masaya yatırıldı.
- Gazeteci Dilek Odabaş, farklı kesimlerden kadınların yan yana gelmesinin tarihsel önemine işaret etti.
- Evrensel insan hakları temelinde yeni bir yaşamın ancak omuz omuza vererek inşa edilebileceği belirtildi.
- İktidarın toplumun farklı kesimleri üzerinde kurduğu baskılara karşı dayanışma çağrısı yinelendi.
Konferansta Kadınların Rolü ve Basının Sorumluluğu
Ankara’da geniş bir katılımla düzenlenen “Kadınlar Yan Yana, Geleceği Konuşuyor” konferansı, ülkenin gündemindeki en sıcak başlıkları barış ve demokrasi ekseninde ele aldı. Etkinliğe katılan gazeteci Dilek Odabaş, kadınların barış ve demokratik toplumun inşasındaki kritik rolünü, basın özgürlüğüne yönelik baskıları, barış gazeteciliğini ve yaklaşan 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nün tarihsel önemini ANF’ye değerlendirdi. Konferansa hem bir basın emekçisi hem de bir kadın olarak katıldığını belirten Dilek Odabaş, “Kadınlar Yan Yana, Geleceği Konuşuyor” sloganını ilk duyduğunda büyük bir heyecan yaşadığını ifade etti. Odabaş, “Bugün buraya geldiğimde bunun bir slogandan ibaret olmadığını gördüm, daha da heyecanlandım” sözleriyle organizasyonun sahadaki karşılığından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Farklı Kimliklerin Ortak Paydası: Adalet ve Eşitlik
Farklı toplumsal kesimlerden kadınların bir araya gelerek ortak sorunlarını tartışmasının hayati önem taşıdığına dikkat çeken gazeteci Dilek Odabaş, konuşmasını şu çarpıcı ifadelerle sürdürdü: “Birbirinden çok farklı dünya görüşüne, mesleğe sahip kadınların bir araya geldiği ve barışı, geleceği, eşitliği, adaleti ve özgürlüğü konuştuğu bir gün. Bu konferansı takip etmek benim açımdan çok önemli. Ben de bu ülkede yaşayan bir kadınım, Alevi bir kadınım. Hem inancımdan hem kadın olmamdan kaynaklı olarak ben de ötekileştirilmeye, yok sayılmaya, eşitsizliğe, şiddete maruz kalan bir toplumsal kesimden geliyorum. Ve tabii ki istiyorum ki bu ülkede yaşayan tüm kadınlar, tüm halklar barış, eşitlik, adalet ve özgürlük temelinde yaşayabilsin.” Evrensel insan hakları temelinde yeni bir yaşamın inşa edilebileceğinin altını çizen Odabaş, “Evrensel insan hakları temelinde yaşayabileceğimiz bir ülkeyi inşa etmek bizim elimizde. Bu nereden geçiyor? Yan yana olarak, omuz omuza vererek mücadele etmekten geçiyor” diyerek dayanışma vurgusu yaptı.
Gelişmeler ve Beklentiler
Toplumun farklı kesimleri üzerinde kurulan baskıların, özellikle kadınlar, inançlar, kimlikler, gençler ve doğa özelinde yoğunlaştığını belirten uzmanlar ve katılımcılar, bu süreçte özgür basının ve kadın dayanışmasının kilit rol oynayacağını ifade ediyor. Gelecek dönemde benzer platformların çoğalması ve hak temelli mücadelenin ortaklaşması bekleniyor.
Kaynak: ANF Türkçe