İSTANBUL — İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal’ın eski yönetimi hedef alan açıklamalarına, Baro’nun bir önceki dönem yöneticisi avukat Ahmet Ergin’den sosyal medya üzerinden çok sert yanıt geldi. Kocasakal’ın iki yıllık yönetim döneminde yaşanan kritik hak mücadelelerinde ve hukuksuzluklara karşı düzenlenen eylemlerde yer almadığını belirten Ergin, Silivri’deki duruşmaları, 19 Mart eylemlerini ve mesleki şiddet olaylarını hatırlatarak Kocasakal’ı eleştirdi.
- İstanbul Barosu’nun eski yöneticisi Ahmet Ergin, yeni Başkan Ümit Kocasakal’ın Sözcü TV’deki eski yönetimi hedef alan eleştirilerine yanıt verdi.
- Ergin, Kocasakal’ın iki yıllık görev döneminde yaşanan Ergenekon ve Balyoz gibi kritik süreçlerdeki hak mücadelelerinde sahada olmadığını vurguladı.
- Silivri duruşmaları, 19 Mart eylemleri ve Bursa’da katledilen Avukat Hatice Kocaefe’nin duruşmalarında Kocasakal’ın yer almadığı belirtildi.
- Mülteci ve Göçmen Hakları Merkezi’nin 8 Mart çalışmaları ve sekiz dilde yapılan bilgilendirme faaliyetlerine dikkat çekildi.
Sözcü TV’deki Açıklamalar ve Eski Yönetimin Tepkisi
İstanbul Barosu’nun yeni Başkanı Ümit Kocasakal’ın Sözcü TV’de katıldığı bir televizyon programında yaptığı açıklamalar, yargı camiasında geniş yankı uyandırdı. Kocasakal’ın programda Ergenekon ve Balyoz süreçlerinde hukuksuzluklara boyun eğmediklerini savunurken eski dönemde savcılık çağrısına gidilmesini eleştirmesi, baro içinde yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Bu eleştirilere gecikmeden yanıt veren eski İstanbul Barosu Yöneticisi Avukat Ahmet Ergin, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı kapsamlı açıklamalarla Kocasakal’ın sözlerini değerlendirdi ve geçmişteki uygulamalara açıklık getirdi. Ergin, Kocasakal’ın eski yönetimi hedef alan sözlerinin gerçeği yansıtmadığını belirterek, baronun önceki iki yıllık yönetim döneminde yaşanan ağır hukuksuzluklara karşı verilen onurlu mücadelenin altını çizdi. Eski yönetim olarak her koşulda hukukun üstünlüğünü savunduklarını ifade eden Ergin, Kocasakal’ın o kritik dönemlerde baro faaliyetlerinden ve hak arama eylemlerinden uzak kaldığını dile getirdi.
Silivri, 19 Mart ve Mesleki Şiddet Eylemleri Gündemde
Avukat Ahmet Ergin’in açıklamalarında en çok vurguladığı noktalardan biri, Ümit Kocasakal’ın kritik toplumsal ve mesleki olaylarda sahada görünmemesi oldu. Baro yönetiminin görevden alınmasına ilişkin açılan davanın duruşmalarına, konuyla ilgili düzenlenen basın toplantılarına ve hukuki eylemlere Kocasakal’ın katılmadığını belirten Ergin, özellikle Silivri’deki kritik duruşmalarda da kendisinin bulunmadığını söyledi. Olayların en yoğun yaşandığı dönemlerde Kocasakal’ın sessiz kaldığını ima eden Ergin, 19 Mart sürecindeki ağır hukuksuzluklara karşı düzenlenen eylemlerde de aynı durumun yaşandığını kaydetti. Bu süreçte avukatların gözaltında ve haciz mahallerinde maruz kaldığı şiddet olaylarına karşı düzenlenen protestolarda Kocasakal’ın yer almadığını belirten Ergin, meslek dayanışmasının eksikliğine dikkat çekti. Ayrıca Bursa’da katledilen Avukat Hatice Kocaefe için meslektaşları tarafından yapılan eylem ve duruşmalara da Kocasakal’ın katılmadığını açıkça ifade ederek bu durumun kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Göçmen Kadınların Hakları ve Mülteci Hakları Merkezi Çalışmaları
Tartışmaların sadece dava ve eylemlerle sınırlı kalmadığını belirten Avukat Ahmet Ergin, açıklamasında İstanbul Barosu Mülteci ve Göçmen Hakları Merkezinin yürüttüğü özverili çalışmalara da ayrı bir parantez açtı. Merkez tarafından gerçekleştirilen faaliyetlerin önemine değinen Ergin, özellikle 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında göçmen kadınların haklarının sekiz farklı dilde duyurulmasının ve kamuoyuyla paylaşılmasının büyük bir hak savunuculuğu örneği olduğunu belirtti. Bu tür insan hakları ve dezavantajlı gruplara yönelik çalışmaların baro bünyesinde kesintisiz bir şekilde yürütüldüğünü hatırlatan Ergin, Kocasakal’ın bu tür projelere ve kurumsal hafızaya yeterince değer vermediğini ima etti. Ergin, açıklamasının sonunda yeni Baro Başkanı Ümit Kocasakal’a doğrudan seslenerek, sadece yüksek perdeden yapılan sözlerin ve söylemlerin sahadaki gerçek mücadelelerin yerini tutamayacağını hatırlattı.
Gelişmeler ve Beklentiler
İstanbul Barosu’nda eski yönetim ile yeni yönetim arasında baş gösteren bu söz düellosunun, önümüzdeki günlerde baro içi siyaseti ve meslektaşlar arasındaki dayanışma atmosferini nasıl etkileyeceği yargı çevreleri tarafından yakından takip ediliyor. Tarafların karşılıklı açıklamaları ve meslek örgütünün gelecekte atacağı adımlar, İstanbul Barosu’nun genel kurulu ve tescilli hak mücadeleleri açısından belirleyici bir rol oynamaya devam edecek.
Kaynak: BirGün Manşet