WASHINGTON — ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), havacılık devi Lockheed Martin ile önümüzdeki 10 yıllık süreci kapsayan devasa bir çerçeve anlaşmaya imza atarak en az 850 adet ‘F-35 Lightning II’ model hayalet savaş uçağının üretimi, bakımı ve küresel tedarik zinciri için resmi adımı attı.
- Pentagon ve Lockheed Martin arasında 10 yılı kapsayan tarihi bir F-35 çerçeve anlaşması imzalandı.
- Anlaşma doğrultusunda ABD için en az 850 adet F-35 savaş uçağının imal edilmesi planlanıyor.
- Lockheed Martin F-35 programı girişimlerine en az 7 milyar dolarlık dev bir yatırım yapacak.
- Üretim hızının yılda 156 uçağa ulaşması hedeflenirken, sürecin hayata geçmesi için ABD Kongresi onayı bekleniyor.
Ne Oldu? Pentagon ve Lockheed Martin Arasındaki Çerçeve Anlaşmanın Detayları
Küresel savunma sanayiinin en büyük projelerinden biri olan F-35 Lightning II programında yeni ve kritik bir safhaya geçildi. ABD Savunma Bakanlığından (Pentagon) yapılan resmi ve yazılı açıklamaya göre, F-35 savaş uçaklarının ana üreticisi konumundaki Lockheed Martin şirketi ile işbirliğinde stratejik bir adım atıldı. Varılan bu yeni çerçeve anlaşma, önümüzdeki 10 yıllık dönemi kapsayan çok katmanlı bir planı işaret ediyor. Bu kapsamda, sadece ABD ordusu için en az 850 adet F-35 Lightning II model savaş uçağının imal edilmesi öngörülüyor. Proje yalnızca sıfır uçak üretimini değil; aynı zamanda kritik yedek parça tedariki, uçakların modernizasyonuna yönelik modifikasyon kitlerinin sağlanması ve dünyadaki tüm F-35 filosunun operasyonel bakım faaliyetlerini de içine alıyor. Öte yandan Lockheed Martin tarafından yapılan ayrı bir yazılı açıklamada da bu büyük hamlenin sanayi boyutu vurgulandı ve endüstriyel üretim hızının yıllık bazda 156 uçağa çıkarılmasının hedeflendiği net bir şekilde kamuoyuyla paylaşıldı.
Neden Şimdi? 7 Milyar Dolarlık Yatırım ve Üretim Stratejisi
Küresel güvenlik dinamiklerinin hızla değiştiği ve tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bu dönemde atılan imza, programın finansal ve endüstriyel altyapısını da kökten güçlendiriyor. Yapılan resmi açıklamalara göre Lockheed Martin, F-35 programı kapsamındaki yenilikçi girişimlere ve üretim altyapısına en az 7 milyar dolarlık devasa bir yatırım gerçekleştirecek. Bu finansal kaynak, hem uçakların üretim kapasitesini artırmak hem de küresel ölçekte artan talepleri karşılamak üzere kullanılacak. Yıllık 156 uçaklık üretim kapasitesi hedefi, tedarik zincirindeki darboğazları aşmayı ve maliyetleri düşürmeyi amaçlıyor. ABD ordusunun hava üstünlüğünü ve müttefik ülkelerin güvenlik ihtiyaçlarını uzun vadede güvence altına almayı hedefleyen bu stratejik hamle, havacılık tarihinde benzeri az görülen 10 yıllık devasa bir planlama vizyonunu ortaya koyuyor.
Kimi Nasıl Etkileyecek ve Sonraki Süreçte Ne Bekleniyor?
Bu devasa savunma hamlesinin hayata geçebilmesi için ulusal ve uluslararası düzeyde aşılması gereken bazı yasal ve idari prosedürler bulunuyor. Çerçeve anlaşmanın hukuki geçerlilik kazanması ve fiilen uygulanabilmesi için ABD Kongresinin resmi onayı ve ilgili ödeneklerin tahsis edilmesi şart koşuluyor. Kongre sürecinin tamamlanmasının ardından Pentagon ve Lockheed Martin ikilisi, 10 yıllık planı adım adım uygulamaya koyacak. Bu süreç, ABD’nin askeri kapasitesini modernize etmesinin yanı sıra global F-35 tedarik zincirinde yer alan paydaş ülkeleri, alt yüklenicileri ve bakım merkezlerini de doğrudan etkileyecek. Küresel filonun sürdürülebilirliği, bakım ve onarım süreçlerinin hızlandırılması ile parça tedarikinin aksamadan yürütülmesi, önümüzdeki 10 yıl boyunca havacılık sektörünün ana gündem maddesi olmaya devam edecek.
Gelişmeler ve Beklentiler
Sonuç olarak, ABD Savunma Bakanlığı ile Lockheed Martin arasında imzalanan 10 yıllık ve en az 850 adet F-35 üretimini öngören bu çerçeve anlaşma, modern askeri havacılık tarihinin en büyük taahhütlerinden biri olarak kayıtlara geçmektedir. 7 milyar dolarlık yatırım hedefi ve yılda 156 uçaklık üretim kapasitesiyle dikkat çeken bu stratejik ortaklığın tam anlamıyla hayata geçebilmesi, ABD Kongresinden çıkacak onay ve ödenek kararlarına bağlı olup, önümüzdeki dönemde küresel savunma dengelerini şekillendirmesi beklenmektedir.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika