WASHINGTON — ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tommy Pigott, Körfez ülkelerindeki tüm personele yönelik bir ülke dışına çıkış emri bulunmadığını, bu uygulamanın yalnızca Suudi Arabistan’daki diplomatik misyon çalışanları ve ailelerini kapsadığını resmen açıkladı.
- ABD Dışişleri Bakanlığı, Körfez ülkeleri geneli için çıkış emri iddialarını yalanladı.
- Tahliye talimatının sadece Suudi Arabistan’daki ABD hükümet personeli ve aileleri için geçerli olduğu vurgulandı.
- Kararın arkasında Husilerin sivil havalimanları ve kritik altyapılara yönelik artan saldırıları yatıyor.
- ABD Başkanı Donald Trump, konuya ilişkin bir bilgisinin olmadığını belirtti.
Ne Oldu? Körfez Ülkeleri İçin Çıkan Tahliye İddiaları Neden Yalanlandı?
Son günlerde basında yer alan ve ABD’nin ‘Körfez ülkelerinde görev yapan bazı personel ve aile üyeleri için ülke dışına çıkış emri vermeye hazırlandığı’ yönündeki iddialar, ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından net bir dille yalanlandı. Konuya ilişkin resmi bir açıklama yapan ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tommy Pigott, X sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda bu bilginin gerçeği yansıtmadığını belirtti. Pigott, ‘Bu bilgi doğru değildir. ABD Dışişleri Bakanlığı, yalnızca Suudi Arabistan’daki ABD hükümet personeli ve aile üyeleri için acil durum kapsamına girmeyecek şekilde ülkeden ayrılma talimatı yayımlamıştır’ ifadelerini kullanarak spekülasyonlara son noktayı koydu. Bu bağlamda, bağımsız gazetecilik ve güncel gelişmelerin takip edilmesi önem arz ederken, BirGün’ün WhatsApp kanalı gibi platformlar üzerinden özel haberlerin ve günün öne çıkan gelişmelerinin anlık olarak takip edilebileceği hatırlatıldı.
Neden Şimdi? Suudi Arabistan’daki Kararın Arkasındaki Güvenlik Gerekçeleri Nelerdir?
ABD hükümetinin Suudi Arabistan’daki personel ve aileleri için aldığı bu kararın arkasında, bölgedeki artan güvenlik tehditleri yer alıyor. Sözcü Tommy Pigott açıklamasında, Yemen’deki Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik ‘düşmanca eylemlerinin giderek arttığını’ kaydetti. Bu silahlı grubun sivil havalimanlarına ve diğer kritik altyapılara düzenlediği saldırıların, sivil kayıplara ve seyahat süreçlerinde ciddi aksamalara yol açtığına dikkat çekildi. Pigott, ‘Bakanlık personelinin ve ailelerinin emniyeti ve güvenliği en büyük önceliğimiz olmaya devam etmektedir. Onları korumak ve desteklemek adına gerekli tüm adımları atmayı sürdüreceğiz’ diyerek güvenlik hassasiyetinin altını çizdi. Öte yandan, süreçle ilgili ABD Başkanı Donald Trump’ın tutumu da dikkat çekti. Trump, South Carolina’da düzenleyeceği seçim mitingine katılmak üzere Beyaz Saray’dan ayrılırken basın mensuplarının sorularını yanıtlamış ve Suudi Arabistan’daki bazı personellerin ülkeden ayrılmasına ilişkin görüşünün sorulması üzerine, ‘Öyle olduklarını bilmiyorum’ şeklinde açıklama yapmıştır.
Gelişmeler ve Beklentiler
ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Suudi Arabistan özelinde aldığı bu tedbir kararı, bölgedeki jeopolitik risklerin ve Husilerin saldırılarının diplomatik misyonlar üzerindeki doğrudan etkisini bir kez daha gözler önüne serdi. Körfez genelinde kapsamlı bir tahliye operasyonunun söz konusu olmadığı netleşirken, ABD hükümetinin bölgedeki güvenlik durumunu yakından izlemeye devam edeceği ve diplomatik personel ile ailelerinin emniyeti için ek önlemler alabileceği öngörülmektedir.
Kaynak: BirGün Manşet