LONDRA — King’s College London öncülüğündeki uluslararası bir araştırma ekibi, insan anatomisinin ve omurgalı evriminin temel mekanizmalarını aydınlatan kritik bir keşfe imza atarak diş sayısını, boyutunu ve yapısını doğrudan kontrol eden C2CD3 genini keşfetti; bu çığır açıcı gelişme ağız ve diş sağlığı dünyasında yankı uyandırdı.
- C2CD3 genindeki nadir varyantların insanlarda doğuştan eksik dişlere, şekil bozukluklarına ve fazla diş oluşumuna neden olduğu kanıtlandı.
- PNAS dergisinde yayımlanan kapsamlı çalışma, milyonlarca yıldır dişleri bulunmayan kuşların evrim sürecindeki sırrını gün ışığına çıkardı.
- Genin işlevini yitirmesi durumunda üst çenede fazla diş, alt çenede ise diş eksikliği görüldüğü bilimsel olarak belgelendi.
- Elde edilen bu devrim niteliğindeki verilerin, kraniofasiyal (kafatası ve yüz) gelişim bozuklukları ile doğan hastaların tedavisinde çığır açması bekleniyor.
C2CD3 Geni Diş Evrimini Nasıl Kontrol Ediyor?
Genetik, moleküler biyoloji, evrimsel biyoloji ve ağız-diş sağlığı dünyasında, insan anatomisinin ve omurgalı evriminin temel mekanizmalarını aydınlatan kritik bir bilimsel keşif kamuoyuna duyuruldu. King’s College London araştırmacılarının öncülük ettiği uluslararası çalışma, C2CD3 adlı genin insanlarda ve hayvanlarda diş sayısını, boyutunu ve yapısını doğrudan kontrol ettiğini kanıtladı. King’s College London liderliğindeki uluslararası bilim ekibi, insanlarda doğuştan gelen eksik dişler, şekil bozuklukları ve fazla diş oluşumunun C2CD3 adını taşıyan gendeki nadir varyantlardan kaynaklandığını ortaya koydu. PNAS dergisinde yayımlanan araştırma, kuşların evrim sürecinde dişlerini neden kaybettiğine dair hayati ipuçları da sundu. Araştırma bulguları, C2CD3 geninin hücrelerin üzerinde anten görevi gören ve gelişimsel sinyalleri işleyen ‘birincil siller’ (primary cilia) adlı mikro yapıların yapımından sorumlu olduğunu gösterdi. Bu gen bozulduğunda, dişlerin çenedeki konumunu belirleyen Sonic hedgehog (SHH) adlı temel sinyal mekanizmasının çalışması aksamaktadır.
Üst ve Alt Çenede Zıt Anatomik Sonuçlar
Genin işlevini kaybetmesi durumunda farelerde ve insanlarda ilginç bir tablo ortaya çıkmaktadır: Üst çenede SHH aktivitesi artarak fazla diş oluşumuna (süpernümerer diş) yol açarken, alt çenede aktivite düşerek diş eksikliğine (hipodonti) neden olmaktadır. Bu durum, tek bir genin çenedeki konuma bağlı olarak birbirine zıt anatomik sonuçlar üretebildiğini belgelemektedir. Çalışmanın evrimsel biyoloji açısından en heyecan verici kısmını ise tavuk embriyoları üzerindeki deneyler oluşturdu. Normal şartlarda dişi bulunmayan kuş türlerinde, C2CD3 mutasyonu taşıyan talpid2 mutant tavuk embriyolarında diş benzeri yapıların geliştiği saptandı. Gelişim ve evrim uzmanı Prof. Dr. Abigail Tucker, kuşların evrim sürecinde diş çıkarma biyolojik mekanizmasını tamamen kaybetmediklerini, sadece bu süreci yöneten genetik şalterin zamanla kapatıldığını veya baskılandığını bildirdi.
Gelişmeler ve Beklentiler
Bilim insanları, elde edilen verilerin diş anomalisi ile doğan hastaların tedavisinde çığır açacağını vurguluyor. Hücresel sinyal yollarının haritalandırılması sayesinde, gelecekte kraniofasiyal (kafatası ve yüz) gelişim bozukluklarının ve karmaşık ağız sağlığı problemlerinin kökten çözüme kavuşturulması hedefleniyor.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika