29 Ekim 2026, Perşembe
Haber

AKP Dönemi Sendikacılık Anlayışı Yeni Kitapta Masaya Yatırıldı

💡 HABERİN ANATOMİSİ

İSTANBUL — Mine Dilan Kıran’ın NotaBene Yayınları’ndan raflardaki yerini alan “AKP, Sendikacılık ve Siyaset: Neoliberalizm ve Muhafazakârlık Kıskacında Sendikacılık” adlı yeni eseri, Türkiye’de AKP iktidarı sürecindeki sendika-siyaset ilişkisini kapsamlı bir perspektifle ele alırken, eserin hem başlığı hem de kapağıyla dikkat çeken güçlü tezlerini gözler önüne seriyor.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Mine Dilan Kıran’ın kaleme aldığı eser NotaBene Yayınları tarafından yayımlandı.
  • Kitabın kapağında yer alan resmi salon fotoğrafı, güdümlü ve erkek egemen yeni sendikal rejimi simgeliyor.
  • Eser, Türkiye sendikal hareketinin neoliberalizm ve muhafazakârlık kıskacındaki dönüşümünü irdeliyor.
  • Alpaslan Işıklı’nın öncülük ettiği sendikacılık ve siyaset literatürüne güçlü bir katkı sunuyor.

Ne Oldu: Kapağıyla Müsemma Bir Kitap Okurla Buluştu

Türkçede adı, tarif ettiği şeye tam uyan kişi ya da nesne için “ismiyle müsemma” denir. Mine Dilan Kıran’ın NotaBene Yayınları’ndan yeni çıkan AKP, Sendikacılık ve Siyaset: Neoliberalizm ve Muhafazakârlık Kıskacında Sendikacılık kitabı için ise bu tanımı biraz değiştirmek gerekiyor; çünkü bu eser tam anlamıyla kapağıyla müsemma bir yapı sergiliyor. Kitabın kapağı, hem fotoğrafıyla hem de adıyla kitabın temel tezini son derece güçlü bir biçimde aktarıyor. Ön kapakta yer alan karesel kompozisyonda, resmî bir salonda yan yana dizilmiş takım elbiseli on bir erkek bulunuyor: Cumhurbaşkanı, bakanlar, işveren örgütlerinin yöneticileri ve onların “makbul” olarak nitelendirdiği sendikacılar aynı karede, aynı sırada yer alıyor. Bu karede ne tek bir muhalif ya da eleştirel sendikacıya ne de tek bir kadına rastlanıyor. Sendikaların işverenle ve devletle aynı hizada poz vermesi, kitabın anlattığı yeni sendikal rejimin en net simgesi olarak öne çıkıyor. Güdümlü, ana akım, uysal ve erkek egemen sendikacılık anlayışı bundan daha özlü biçimde anlatılamazdı; fotoğrafı çekenin emeğine, onu kapak için seçen yazarın aklına sağlık.

Neden Şimdi: Emek Platformundan Makbul Sendikacılığa Geçiş Süreci

Geçmiş dönemlerde sendikacılar, Emek Platformu çatısı altında emek örgütlerinin gerçek temsilcileri olarak bir araya gelir, ortak mücadele hatları örerdi. Günümüzde ise bu tablo büyük bir değişim geçirdi ve makbul sendikacılar hükümet ile işveren temsilcileriyle aynı karede poz vermeyi marifet saymaya başladı. İşte bu dönüşüm, yeni sendikal rejimin özünü oluşturuyor. Kitabın alt başlığında yer alan “kıskaç” kelimesi de tam olarak bu fotoğrafta karşılığını buluyor. Sendikacılar adeta iktidarın ve sermayenin kıskacında sıkışmış durumdadır. Bazı figürlerin fotoğrafın kenarında sakil durduğuna bakılmamalıdır; zira bu yalnızca işin dış görüntüsüdür. Aslında bu çarpıcı fotoğraf, Türkiye sendikal hareketinin neoliberalizm ve muhafazakârlık kıskacındaki gerçek hâlini gözler önüne seriyor. Kitap, hem başlığıyla hem de kapak fotoğrafıyla tam anlamıyla müsemma bir nitelik taşıyor.

Gelişmeler ve Beklentiler

Türkiye’de sendika-siyaset ilişkisi üzerine köklü ve güçlü bir akademik literatür bulunmaktadır. Alpaslan Işıklı’nın çığır açan ‘Sendikacılık ve Siyaset’ eseriyle başlayan bu zengin literatür, sonraki yıllarda yayımlanan diğer nitelikli çalışmalarla daha da güçlenmiştir. Mine Dilan Kıran’ın NotaBene Yayınları etiketli bu yeni çalışmasının, mevcut sendikal düzenin dönüşümünü anlamak isteyen araştırmacılar, akademisyenler ve okurlar için önümüzdeki dönemde de temel başvuru kaynaklarından biri olması beklenmektedir.

Kaynak: BirGün Manşet

Bir Yorum Yazın