ANKARA — Türkiye genelinde gazetecilere yönelik artan tutuklama dalgası, televizyon kanallarına getirilen karartmalar ve sansür uygulamalarına karşı Ankara’da bir araya gelen basın meslek örgütleri ve çok sayıda siyasi parti ile kitle örgütü, Kolej Metrosu önünden Sakarya Meydanı’na doğru kapsamlı bir protesto yürüyüşü ve ortak basın açıklaması gerçekleştirdi.
- Ankara Kolej Metrosu önünde toplanan yüzlerce yurttaş ve basın mensubu Sakarya Meydanı’na yürüdü.
- Yürüyüşe çok sayıda siyasi parti, sivil toplum kuruluşu ve kitle örgütü aktif destek verdi.
- Ortak basın açıklamasını okuyan Nurcan Gökdemir, gazeteciliğin suç sayıldığı düzene sessiz kalmayacaklarını belirtti.
- Eylemde tutuklu gazetecilerin cezaevinden gönderdikleri özel mesajlar kamuoyuyla paylaşıldı.
Ankara Sokaklarında Yoğun Katılımlı Basın ve Özgürlük Yürüyüşü
Türkiye’nin başkenti Ankara, basına yönelik baskılara ve ifade özgürlüğü ihlallerine karşı düzenlenen devasa bir eyleme ev sahipliği yaptı. Basın ve meslek örgütlerinin öncülüğünde, gazetecilerin tutuklanması, televizyon kanallarının kapatılması ve dijital mecralara getirilen sansür uygulamalarına karşı pek çok kentte eş zamanlı olarak hayata geçirilen eylem zincirinin Ankara ayağı büyük bir hareketliliğe sahne oldu. Ankara Kolej Metrosu önünde toplanan kalabalık kitle, ellerinde dövizler ve dillerinde sloganlarla Sakarya Meydanı’na doğru yürüyüşe geçti. Gerçekleştirilen bu demokratik yürüyüşe yalnızca basın meslek örgütleri değil; aynı zamanda Emek Partisi (EMEP), Yeni Parti, DEM Parti, Türkiye İşçi Partisi (TİP), Emekçi Hareket Partisi (EHP), Türkiye Komünist Partisi (TKP), Sosyalist Emekçiler Partisi (SEP), Sol Parti, Halkın Kurtuluş Partisi (HKP), İYİ Parti, DEVA Partisi, Saadet Partisi ve pek çok kitle örgütü aktif destek verdi. Yüzlerce yurttaşın katılım sağladığı bu yürüyüş, planlanan kaldırımlara sığmayarak anayola kadar taştı. Güvenlik önlemleri alan polisin yola çıkan gazetecilere ve yurttaşlara barikatla engel olmaya çalışması ve yürüyüş esnasında çekim yapan basın mensuplarına yönelik sözlü müdahalelerde bulunması ise katılımcıların tepkisini çekti.
Sakarya Meydanı’nda Nurcan Gökdemir Tarafından Okunan Ortak Bildiri
Sakarya Meydanı’na varan yüzlerce yurttaş ve gazeteci, burada atılan ‘Gazetecilik suç değildir, özgür basın özgür Türkiye, sansüre hayır kaleme özgürlük’ sloganlarıyla meydanı inletirken, eylem boyunca tutuklu bulunan gazetecilerin adları defalarca okunarak dayanışma mesajları verildi. Meydanda kurulan kürsüde, basın ve meslek örgütleri adına ortak açıklamayı Nurcan Gökdemir kamuoyuna okudu. Gökdemir yaptığı konuşmada, gazeteciliğin iktidarların, siyasilerin ya da sermayenin tekelinde olamayacağını, tam aksine doğrudan halkın yanında yer alması gerektiğini çok net bir dille vurguladı. Açıklamada, ‘Gazeteciliğin suç, haberin tehdit, gerçeğin sakıncalı sayıldığı; yalnızca gazetecilerin değil, itiraz eden herkesin sansürle, baskıyla ve cezalandırmayla karşı karşıya bırakıldığı bu düzene sessiz kalmayacağız’ ifadelerine yer verildi. Televizyon kanallarına kayyım atanması, haber sitelerine getirilen sistematik erişim engelleri ve gazetecilerin mesleki faaliyetleri nedeniyle tutuklanmasına dikkat çeken Gökdemir, haber alma özgürlüğünün kısıtlandığı bir tablonun vahametine değindi. Gökdemir, ‘Hemen her gün bir basın kuruluşunun ya da habercinin hedef haline getirildiği, yaptığı ya da yapmadığı haber nedeniyle gazetecilerin tutuklandığı, sosyal medya hesaplarının kapatıldığı, gazetecinin açlıkla boğuştuğu bir ülkede demokrasiden de söz edilemez’ diyerek ülkedeki medya özgürlüğünün geldiği kritik eşiği gözler önüne serdi. Gökdemir konuşmasını, gazeteciliğin en temel kamusal sorumluluğuna atıf yaparak, işçinin hakkının gasp edildiği, emekçinin direnişinin bastırıldığı, kadınların şiddete uğradığı ve gençlerin geleceksizliğe mahkûm edildiği koşullarda basının susmayacağını hatırlatarak sürdürdü.
Gelişmeler ve Beklentiler
Ankara’da gerçekleştirilen bu geniş katılımlı eylem ve Sakarya Meydanı’nda seslendirilen kararlı duruş, basın meslek örgütleri ile demokratik kamuoyunun sansüre, baskılara ve tutuklama furyasına karşı ortak mücadelesini kararlılıkla sürdüreceğini bir kez daha kanıtladı. Cezaevindeki gazetecilerin mesajlarının okunması ve toplumun tüm kesimlerinin desteğiyle büyüyen bu hareket, önümüzdeki süreçte de haber alma ve ifade özgürlüğünü savunma adına atılacak hukuki ve toplumsal adımların temelini oluşturmaya devam edecek.
Kaynak: Evrensel