TİRAN — Adriyatik’in incisi Sazan Adası’nın lüks turizm projelerine açılması ve ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner’in şirketine satıldığı iddiası, Arnavutluk sokaklarında büyük bir direniş dalgası başlattı. Ülkenin dört bir yanında gençlerin öncülüğünde yükselen protestolar, pembe flamingoların yaşam alanı olan eşsiz ekosistemi ve ülkenin geleceğini savunmak adına kararlılıkla devam ediyor.
- Sazan Adası’nın Jared Kushner’in şirketi ve İsrail sermayeli projelere satıldığı iddiası ülkede infial yarattı.
- Pembe flamingoların ev sahipliği yaptığı hassas ekosistem, olası bir betonlaşma tehdidiyle karşı karşıya kalırken 40’tan fazla çevre kuruluşu projeye karşı ses yükseltiyor.
- Başbakan Edi Rama iddiaları reddetse de, “Arnavutluk satılık değildir” sloganıyla sokakları dolduran gençler kaderlerini lüks otel lobilerine teslim etmeyeceklerini vurguluyor.
- Mayıs ayında Avlonya’da başlayan olaylar, yıllardır biriken sosyal ve ekonomik sorunların bardağı taşıran son damlası olarak gösteriliyor.
Meşhur Arnavut İnadı Sokaklarda Yeniden Canlanıyor
Arnavutlar; inatları, düğünleri, kaldırımları ve zengin mutfaklarıyla kadim ve dirençli bir mirasın taşıyıcıları olarak bilinirler. Bugün o meşhur Arnavut inadı, dünyanın pek çok yerinde olduğu gibi sokaklarda ve gençlerin iradesinde somut bir şekilde vücut buluyor. Görüştüğümüz gençlerin belirttiğine göre, sahil yalnızca bardağı taşıran son damla oldu; bugünkü isyanın arkasında ise yıllardır biriken derin sorunlar yer alıyor. Gençler, kaderlerini lüks otel lobilerine teslim etmeyeceklerini açıkça dile getiriyorlar. Sazan Adası kapalı kapılar ardında satılmış olabilir ancak sokaklar henüz hiç kimse tarafından teslim alınabilmiş değil.
Mayıs Ayında Avlonya’da Başlayan Çevre Krizi
Hikâye aslında mayıs ayında, Adriyatik kıyısındaki Avlonya (Vlore) şehrinde başladı. Adriyatik’in en bakir ve korunması gereken köşelerinden biri olan Sazan Adası’nın, ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner’in şirketi ve arkasındaki İsrail sermayeli projeler için satıldığı ve lüks turizme açılacağı iddiası, kısa sürede ülkenin en önemli gündem maddesi haline geldi. Gençler adanın kapalı kapılar ardında el değiştirdiğini, henüz resmi imar izinleri dahi çıkmadığı halde inşaat faaliyetlerinin çoktan başladığını iddia ederken, Başbakan Edi Rama ise tüm bu iddiaları kesin bir dille reddediyor. Ancak burası sıradan bir toprak parçası değil; aynı zamanda pembe flamingoların eşsiz yaşam alanı. Dolayısıyla olası bir betonlaşma projesi, bu hassas ekosistemi haritadan tamamen silebilir. Süreci yakından takip eden Fari adlı bir Arnavut genci, 40’tan fazla çevre kuruluşunun projenin askıya alınması için resmi çağrılarda bulunduğunu fakat bu seslerin yönetim tarafından ciddiye alınmadığını ifade etti. Sokakları dolduran binlerce gencin ilk çığlığı da tam olarak bu ekolojik katliam tehlikesine karşı yükseldi.
Gelişmeler ve Beklentiler
Arnavutluk’ta “Arnavutluk satılık değildir” sloganıyla başlayan gösteriler, ilk aylarda adeta bir şenlik havasında, kontrollü ve barışçıl bir çizgide ilerlemeyi sürdürüyor. Kararlı gençlerin ellerinde yükselen pembe flamingo resimleri direnişin simgesi haline gelirken, Rama hükümetinin “Bu yatırım ülkedeki işsizliği bitirecek ve devasa gelir getirecek” yönündeki savunma tezi sokakta en ufak bir karşılık bulmuyor. Önümüzdeki süreçte hükümetin atacağı adımlar ve gençlerin kararlı duruşunun ülkenin siyasi dengelerini nasıl etkileyeceği tüm Avrupa’nın merceğinde yer alıyor.
Kaynak: BirGün Manşet