İSTANBUL — Küresel iklim krizinin kritik virajlarından biri olan COP31 zirvesine hazırlanan Türkiye’de, İyi Gelecek Sürdürülebilirlik Kurucusu Aslı Pasinli, yeni raporlardan çok somut eyleme, yenilikçi girişimlerin desteklenmesine ve kalıcı iş modellerine acilen ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.
- COP31 zirvesi 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek.
- İyi Gelecek Sürdürülebilirlik Kurucusu Aslı Pasinli, raporlamadan ziyade somut adımların atılması gerektiğini belirtti.
- Kurumsal sosyal sorumluluk projelerinin kalıcı iş modellerine dönüşmesi gerektiği ifade edildi.
- Özel sektör, kamu ve sivil toplum kuruluşlarının iş birliğiyle kaybedecek bir dakikanın bile olmadığına dikkat çekildi.
Antalya’da Düzenlenecek COP31 Öncesi Sürdürülebilirlik Vurgusu
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 31. Taraflar Konferansı (COP31), 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Türkiye’nin turizm ve kongre merkezi Antalya’da gerçekleştirilecek. Küresel iklim mücadelesinin geleceğini kökten şekillendirecek olan bu devasa zirve öncesinde, İyi Gelecek Sürdürülebilirlik Kurucusu Aslı Pasinli ile kapsamlı bir röportaj gerçekleştirildi. Yapılan görüşmede raporlamadan eyleme geçiş süreci, biyomalzemelerin geleceği, yeşil girişimlerin karşılaştığı yapısal engeller ve kamu-özel sektör iş birliklerinin önemi masaya yatırıldı. Pasinli, küresel ölçekte artan iklim tehditlerine karşı artık kağıt üstündeki çalışmaların yeterli olmadığını ve sahada somut sonuçlar almanın hayati önem taşıdığını belirtti.
İyi Gelecek Sürdürülebilirlik’in Kuruluş Hikayesi ve Vizyonu
Girişimin kuruluş motivasyonunu ve hedeflerini anlatan Aslı Pasinli, kariyer yolculuğunu şu sözlerle özetliyor: Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nden 1994 yılında mezun oldum, Illinois Springfield Üniversitesi’nde MBA yaptıktan sonra uluslararası bir şirketin farklı ofislerinde altı yıl çalıştım. Ardından 15 yıl yeme içme sektöründe girişimcilik yaptım ve yedi yıl WWF-Türkiye’de (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) CEO olarak görev aldım. Kariyerim boyunca kurumsal hayat gözlüğü taktım, girişimci gömleği giydim, sivil toplum dünyasında yoğruldum ve kamu ile yakın çalıştım. Özellikle sivil toplum deneyimim sırasında geleceğimizin ne kadar tehlike altında olduğunu ve kaybedecek bir dakikamız bile olmadığını idrak ettim. Daha az konuşup daha çok iş yapmamız gerektiğini savundum. Kurumsal sosyal sorumluluk projelerine önemli bütçeler ayrıldığını ancak kalıcı etkisi olan projelerin sınırlı olduğunu gözlemledim. İyi Gelecek Sürdürülebilirlik Danışmanlık şirketimi bu bakış açısı ile kurdum. Özel sektörün tek seferlik sosyal projeler yerine içinde iş modeli olan, çoklanabilir ve devamlılığı olan projeler üretmesi gerektiğine inanıyorum.
Raporlama Tuzağından Gerçek Dönüşüme Geçiş Yolları
Şirketlerin sürdürülebilirliği yalnızca raporlama, mevzuata uyum veya kurumsal itibar meselesi olarak ele alma riskine dikkat çeken Aslı Pasinli, bu durumun yaratabileceği tehlikelere işaret ediyor. Şirketlerin danışmanlık süreçlerinden gerçek bir dönüşüm çıkarabilmesi için şekilsel yaklaşımlardan sıyrılarak özü benimsemesi gerektiğinin altını çizen uzman isim, günümüzde pek çok kuruluşun sürdürülebilirlik faaliyetlerini sadece bir pazarlama ya da uyum kalemi olarak gördüğünü ifade ediyor. Bu bağlamda, uluslararası arenada düzenlenen toplantılardan örnekler vererek, raporlamanın bir amaç haline gelmesinin asıl hedeflenen çevresel ve toplumsal faydayı gölgelediğini aktarıyor.
Gelişmeler ve Beklentiler
Türkiye’nin ev sahipliğinde 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da yapılacak COP31 zirvesine giden süreçte, iş dünyasının ve sivil toplumun atacağı adımlar büyük bir merakla bekleniyor. Aslı Pasinli gibi deneyimli isimlerin liderliğinde şekillenen sürdürülebilirlik stratejilerinin, ülkenin yeşil dönüşüm vizyonuna kalıcı ve ölçülebilir katkılar sunması hedefleniyor.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika