GAZZE — Bölgede ilan edilen ve umut bağlanan ateşkes anlaşmasına rağmen İsrail’in sürdürdüğü saldırılar neticesinde Gazze Şeridi’nde insani kriz derinleşirken, son 48 saatte 6 kişi daha yaşamını yitirdi ve 26 kişi yaralandı; Ekim 2023’ten bu yana süregelen yıkımda toplam can kaybı 74 bin 594’e ulaştı.
- İsrail saldırıları nedeniyle son 48 saatte Gazze’deki hastanelere 6 kişinin cenazesi getirildi, 26 kişi yaralandı.
- Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkesin ardından geçen sürede hayatını kaybedenlerin sayısı 1580’e yükseldi.
- Aynı dönemde enkaz altından 845 kişinin cenazesi çıkarılırken, toplam yaralı sayısı 175 bin 834 olarak kayıtlara geçti.
- Adli Tıp Kurumunun incelemeleriyle kimlikleri doğrulanan 18 kişi daha toplam can kaybı istatistiklerine dahil edildi.
Kâğıt Üzerindeki Ateşkes ve Sahadaki Acı Gerçeklik
Uluslararası diplomasi çevrelerinin uzun çabaları sonucunda varılan uzlaşılar ve kâğıt üzerinde kalan ateşkes metinleri, Gazze Şeridi’ndeki sivil halkın üzerindeki ölüm ve yıkım kabusunu durdurmaya yetmiyor. Bölgeden gelen son raporlar, ateşkesin sahadaki ihlallerle fiilen geçersiz kılındığını gözler önüne seriyor. Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan resmi açıklamada, İsrail’in Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği ve aralıksız sürdürdüğü saldırılarda yaşanan can kayıplarına ilişkin son veriler kamuoyuyla paylaşıldı. Yapılan son değerlendirmelere göre, İsrail saldırıları nedeniyle son 48 saatte Gazze’deki hastanelere 6 kişinin cenazesinin getirildiği ve saldırılarda 26 kişinin de yaralandığı netlik kazandı. Ekim 2023’ten bu yana İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 74 bin 594’e, toplam yaralı sayısı ise 175 bin 834’e ulaştı. Bu tablo, uluslararası toplumun denetim mekanizmalarının yetersizliğini ve sahadaki çatışmasızlık ortamının tesis edilemediğini açıkça ortaya koyuyor.
Ekim 2025 Ateşkesi Sonrası Kayıplar ve Enkaz Altındaki Trajedi
Bölgede barış umutlarının yeşermesi beklenen Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkesin ardından dahi şiddet sarmalının hız kesmediği görülüyor. Açıklanan verilere göre, ateşkesin yürürlüğe girdiği Ekim 2025’ten bu yana İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısının 1580’e, yaralananların sayısının ise 5 bin 711’e yükseldiği aktarıldı. Bu süreçte sivil savunma ekiplerinin ve arama-kurtarma timlerinin kısıtlı imkânlarla yürüttüğü çalışmalar neticesinde, aynı dönemde enkaz altından 845 kişinin cenazesinin çıkarıldığı kaydedildi. Gazze Şeridi genelinde yıkılan binaların ve tahrip edilen altyapının altında hâlâ binlerce cenazenin bulunduğu tahmin ediliyor. Bu durum, felaketin boyutlarının açıklanan rakamların çok daha ötesinde olabileceğine işaret ediyor.
Adli Tıp İncelemeleri ve Resmi İstatistik Güncellemeleri
Gazze’deki insani krizin bürokratik ve hukuki boyutu da trajik manzarayı tamamlıyor. Sağlık Bakanlığı tarafından paylaşılan detaylarda, Adli Tıp Kurumunun 24 Ekim’den bu yana kayıp dosyaları ve gelen ihbarlar üzerinde yürüttüğü titiz incelemeler sonucunda kimlikleri doğrulanan 18 kişinin de toplam can kaybı sayısına eklendiği bildirildi. Savaşın yarattığı kaos ortamında kimlik tespiti yapılamayan ya da uzun süre ulaşılamayan kayıpların tespiti için yürütülen bu adli tıp çalışmaları, kayıp yakınları için hem bir yas süreci hem de hukuki bir mücadele anlamı taşıyor. Uzmanlar, bölgedeki saldırıların devam etmesi ve uluslararası insani yardımların kısıtlı kalması durumunda, hem can kayıplarının artacağını hem de krizin toplumsal ve psikolojik yıkımının nesiller boyu süreceğini vurguluyorlar.
Gelişmeler ve Beklentiler
Sonuç olarak; Gazze Şeridi’nde yaşanan bu derin insani trajedi, kâğıt üzerinde kalan ateşkeslerin sivil hayatları korumakta ne denli yetersiz kaldığını gözler önüne sermektedir. Ekim 2023’ten bu yana 74 binçü aşkın insanın hayatını kaybettiği, 175 binin üzerinde yaralının bulunduğu ve binlerce kişinin enkaz altında kaldığı bu coğrafyada; uluslararası toplumun ve yetkili mercilerin kalıcı, bağlayıcı ve denetlenebilir bir barış süreci inşa etmesi hayati bir zorunluluk olarak ortada durmaktadır. Adli tıp incelemeleri ve yeni kayıp bildirimleriyle her geçen gün güncellenen bilanço, acil ve etkin müdahale çağrılarının ne kadar haklı olduğunu bir kez daha kanıtlamaktadır.
Kaynak: BirGün Manşet