7 Kasım 2026, Cumartesi
Haber

Avrupa’da Kemer Sıkma Politikaları ve Sınıfsal Bütçe Tartışmaları Derinleşiyor

🔍 DERİNLEMESİNE ANALİZ

AVRUPA — Fransa ve İngiltere’de bütçe tartışmalarıyla sarsılan sosyal dengeler, Almanya’nın Uzak Asya hamleleri ve halkın sırtına binen ekonomik yükler, kıta genelinde sınıfsal çatışmaları ve siyasi ittifakları yeniden şekillendiriyor.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Fransa’da Macron hükümetinin 2027 bütçesiyle 43 milyar avroluk tasarruf kisvesi altında yoksulları, emeklileri ve kamu çalışanlarını hedef alması, sağ ve aşırı sağın zenginlerin servetini korumak için hükümetle aynı safta birleşmesine yol açtı.
  • İngiltere’de İşçi Partisi hükümetinin başına gelen Andy Burnham’ın ilk bütçesi, konut krizine ve hayat pahalılığına karşı köklü adımlar içermezken, Guardian yazarı Aditya Chakrabortty büyük vaatlerle bütçe arasındaki uçuruma dikkat çekti.
  • Almanya Başbakanı Merz’in Japonya ve Güney Kore gezisiyle Almanya’yı Japonya’nın Okinawa adasındaki bir harekatın bileşeni yapması, ülkenin ABD, Rusya ve Çin dışında küresel bir askeri ve ekonomik güç olma planını gözler önüne serdi.

Fransa’da 43 Milyar Avroluk Tasarruf ve Sınıfsal İttifaklar

Avrupa’nın Gündemi’nde bu hafta ön plana çıkan Fransa ve İngiltere’deki bütçe tartışmaları, halkın alım gücünün nasıl eridiğini gözler önüne seriyor. Fransa’da eylülden bu yana devam eden öğrenci eylemlerinde eğitime daha fazla bütçe talep edilirken, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron halka kemer sıkma bütçesi dayatmaya devam ediyor. Eren Araman’ın Evrensel’deki fotoğrafıyla da belgelenen bu toplumsal muhalefet dalgasına rağmen, Macron hükümeti 2027 bütçesiyle yoksulları, emeklileri ve kamu çalışanlarını bir kez daha kemer sıkma politikalarının hedef tahtasına koyuyor. Toplamda 43 milyar avroluk tasarruf adı altında halkın yaşam koşulları ağırlaştırılırken, milyarderlere ve büyük şirketlere sunulan vergi ayrıcalıklarına kesinlikle dokunulmuyor. Bu durum, siyasal yelpazede dikkat çekici bir mutabakatı tetiklemiş durumda; sağ ve aşırı sağ, zenginlerin servetini korumak için hükümetle aynı safta birleşiyor. Parlamentonun her iki kanadında da sağın ve aşırı sağın varlığı göz önüne alındığında, 2027 bütçesinin bir kez daha yoksulları hedef alması, zenginleri ise koruması bekleniyor. 49.3 maddesine başvurularak bütçenin zorla mı kabul ettirileceği, kararnameler biçiminde mi yürürlüğe konulacağı veya iki meclis arasında çalkantılı bir süreçten mi geçeceği henüz öngörülemiyor. Ancak Emmanuel Macron’un görev süreleri boyunca hazırlanan bütçelerin en acımasızı olacağı şimdiden açıkça görülüyor.

İngiltere’de Büyük Vaatler ve Hayal Kırıklığı Yaratan İlk Bütçe

Bütçe krizinin ve halkın hoşnutsuzluğunun yaşandığı bir diğer önemli adres ise İngiltere. İşçi Partisi hükümetinin başına geçen Andy Burnham, yıllardır süren ekonomi politikalarını kökten değiştirme ve halkın hayatını iyileştirme sözü vererek iktidara gelmişti. Ancak atılan ilk adımlar ve hazırlanan ilk bütçe, büyük değişiklikler bekleyen milyonlarca seçmen için pek de umut verici olmadı. Açıklanan bütçe taslağında enerji faturalarında küçük indirimler ve günlük hayatı kolaylaştıracak bazı düzenlemeler yer alıyor; ancak konut krizine, derinleşen hayat pahalılığına ve giderek düşen yaşam standartlarına yönelik köklü ve kalıcı adımlar yer almıyor. Konuyu kapsamlı bir şekilde kaleme alan Guardian yazarı Aditya Chakrabortty, Burnham’ın seçim meydanlarında verdiği büyük vaatlerle, sonradan ortaya koyduğu bütçe metni arasındaki derin farkı yazdı. Halkın bütçede birleşen geleneksel politikacılara karşı tepkisi artarken, İngiltere’de de ekonomik eşitsizlikler toplumsal huzursuzluğu tetikleyen ana unsurlardan biri olmayı sürdürüyor.

Almanya’nın Uzak Asya Seferi ve Küresel Güç Olma Planları

Avrupa’nın iç bütçe krizleri sürerken, dış politikada ve jeopolitik rekabette Almanya’dan kritik hamleler gelmeye devam ediyor. Almanya’da Başbakan Merz bu kez Uzak Asya seferindeydi. Merz, bu ziyareti sırasında sadece iki ülke arasındaki ekonomik ilişkileri güçlendirme planını uygulamakla kalmadı, askeri açıdan da Almanya’yı yeni bir rol üstlenmeye zorladı. Almanya, Japonya’nın Okinawa adasında Alman sağlık elemanlarının katıldığı bir askeri harekatın bileşeni haline getirildi. Bu stratejik adım, Avrupa Birliği ve özelde Almanya’nın ABD, Rusya ve Çin dışındaki denklemde bağımsız bir dünya gücü olma planının adım adım ilerlediğini gösteriyor. İçeride halk kemer sıkma politikalarıyla ezilirken, dışarıda militarist ve küresel rekabet odaklı politikaların finanse edilmesi, Avrupa genelinde devlet politikalarının sınıfsal karakterini bir kez daha ifşa ediyor.

Gelişmeler ve Beklentiler

Bütçe yasalarına ilişkin görüşmeler Avrupa parlamentolarında hâlâ tüm hızıyla devam ediyor. 2027 bütçe yasalarının nihai olarak nasıl kabul edileceğini bugün kimse kesin olarak öngöremese de, yaşanan tüm bu gelişmeler bir şeyi şimdiden tamamen açık kılıyor: Karşımızdaki tablo tamamen sınıfsal bir bütçedir ve sermaye çevrelerinin çıkarlarını korumaktadır.

Kaynak: Evrensel

Bir Yorum Yazın