ANKARA — Anayasa Mahkemesi (AYM), bireysel başvuru kapsamında aldığı tarihi kararla, lise öğrencilerine uygulanan okul değiştirme yaptırımının yasal dayanaktan yoksun olduğunu ve Anayasa’nın güvence altına aldığı eğitim hakkını ihlal ettiğini hükme bağladı.
- AYM, okul değiştirme yaptırımlarının Milli Eğitim Bakanlığı yönetmeliğine dayandırıldığını ancak yasal bir temelinin bulunmadığını tespit etti.
- İdare mahkemelerinin ret kararları üzerine Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunan iki öğrencinin haklı bulunduğu açıklandı.
- Yüksek mahkeme, her bir başvurucuya 50 bin Türk lirası manevi tazminat ödenmesine ve yeniden yargılama yapılmasına oybirliğiyle karar verdi.
Yasal Dayanaktan Yoksun Disiplin Yaptırımları Eğitim Hakkını Tehdit Ediyor
Anayasa Mahkemesi (AYM), hukuk sistemini ve öğrenci haklarını yakından ilgilendiren kritik bir karara imza attı. Bireysel başvuru kapsamında incelenen bir dosyada, başvuruculara verilen okul değiştirme yaptırımının kişilerin temel anayasal haklarından olan “eğitim hakkını” doğrudan zarara uğrattığı tescillendi. AYM’nin hazırladığı gerekçeli kararda, söz konusu okul yönetiminin kararını doğrudan Milli Eğitim Bakanlığı’nın ilgili yönetmeliğine dayandırdığı, ancak bu ağır disiplin yaptırımının üst norm niteliğinde açık ve somut bir yasal dayanağının bulunmadığı net bir şekilde vurgulandı. Okul değiştirme yaptırımı ile karşı karşıya kalan iki lise öğrencisinin hukuk mücadelesi sonucunda yüksek mahkemenin bu tespiti yapması, eğitim camiasında geniş yankı uyandırdı.
Resmî Gazete’de yayımlanan ayrıntılı gerekçeli karara göre, okul yönetimince kendilerine verilen disiplin yaptırımlarının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptali istemiyle idari yargıya başvuruda bulunan öğrencilerin bu talepleri, yerel idare mahkemeleri ve bölge idare mahkemelerince kesin olarak reddedilmişti. İç hukuk yollarının tükenmesi ve taleplerinin reddedilmesi üzerine öğrenciler, temel eğitim haklarının ellerinden alındığı ve telafisi güç zararlar doğduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne kişisel başvuruda bulunma yolunu seçtiler. Yüksek mahkeme de bu başvuruyu esastan ele alarak hukuki inceleme başlattı.
Anayasa’nın 42. Maddesi Vurgusu ve Tazminat Kararı
Başvuruyu titizlikle esastan inceleyen Anayasa Mahkemesi heyeti, söz konusu disiplin yaptırımının tek dayanağının bakanlıkça çıkarılan ikincil nitelikteki bir yönetmelik olduğunu belirledi. Yüksek mahkeme, ortaöğretim öğrencilerinin disiplin suçlarına ve bu suçlara karşılık gelen yaptırımlara ilişkin genel ilkeleri ortaya koyan, sınırları ve kapsamı kanun koyucu tarafından belirlenmiş herhangi bir yasal düzenlemenin bulunmadığına dikkat çekti. Temel hak ve hürriyetlerin ancak kanunla sınırlandırılabileceği ilkesinden hareket eden mahkeme; söz konusu yaptırımın yasal bir dayanağının olmaması nedeniyle Anayasa’nın 42. maddesinde güvenceye bağlanan eğitim hakkının açıkça çiğnendiğini tespit etti.
Öte yandan, başvurucuların süreç içerisinde ırk ve inanç nedeniyle ayrımcılığa uğradıkları yönündeki iddiaları da mahkeme tarafından değerlendirildi. Ancak bu iddiaları destekleyecek somut ve inandırıcı kanıt bulunmadığı gerekçesiyle ayrımcılık iddiası kabul edilmedi. Buna karşın, eğitim hakkının ihlal edilmesi nedeniyle öğrencilerin yaşadığı mağduriyetin giderilmesi için önemli hükümler kuruldu.
Gelişmeler ve Beklentiler
Anayasa Mahkemesi, hakkın çiğnenmesinden doğan hukuki sonuçların ortadan kaldırılması ve hukuka uygun şekilde yeniden yargılama yapılması amacıyla karar örneğini ilgili idare mahkemelerine gönderdi. Bununla birlikte yüksek mahkeme, yaşanan manevi zararın bir nebze olsun karşılığı olarak başvurucuların her birine ayrı ayrı 50 bin Türk lirası manevi tazminat ödenmesine ve tüm yargılama giderlerinin devlet tarafından karşılanmasına oybirliğiyle karar verdi. Bu karar, bundan sonraki süreçte benzer disiplin cezaları ve yönetmelik uygulamaları için emsal teşkil edecek nitelik taşımaktadır.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika