26 Ekim 2026, Pazartesi
Haber

Balıkesir Yolculuğunda Edebiyatın İzinde: Melih Yıldız’ın ‘Onların İstanbul’u’

📰 KAPSAMLI RAPOR

BALIKESİR — Melih Yıldız’ın kaleme aldığı ve edebiyat ile şehrin dokusunu harmanlayan ‘Onların İstanbul’u’ adlı eser, Balıkesir yolculuğunda okurlarını geçmişin sokaklarına, yazarların hatıralarına ve İstanbul’un az bilinen zaman dilimlerine doğru derin ve etkileyici bir sefere çıkarıyor.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Melih Yıldız’ın ‘Onların İstanbul’u’ kitabı Balıkesir yolculuğunda uçakta, otelde ve fuar arasında soluksuz okundu.
  • Dünyaca ünlü yazar Maksim Gorki’nin 1933 yılında İstanbul’a yaptığı kısa ve yarım kalan ziyareti tüm detaylarıyla yeniden hatırlandı.
  • Gorki’nin sağlık sorunları nedeniyle ertelemek zorunda kaldığı Türkiye seyahati ve planladığı kitap projesi hüzünlü bir detay olarak öne çıktı.
  • Edebiyatın insanı ve şehri tanımasındaki dönüştürücü gücü, James Baldwin ve Engin Cezzar dostluğu üzerinden vurgulandı.

Balıkesir’de Eşlik Eden Bir Kitap: ‘Onların İstanbul’u’

Bir kentin sokaklarında yürürken ya da başka bir şehre doğru seyahat ederken yanımızda taşıdığımız kitaplar, o yolculuğun ruhunu tamamen değiştirebilir. Balıkesir yolculuğunda elimden bırakmadığım bir kitap vardı: Melih Yıldız’ın kaleme aldığı ‘Onların İstanbul’u’. Uçakta okudum, otelde kaldığım yerden sürdürdüm; fuarda bulduğum her aralıkta yine ona döndüm. Kitabı o yolculukta bitirdim. Böylece İstanbul, birkaç gün boyunca Balıkesir’de bana eşlik etti, mekân algısını zenginleştirdi. İstanbul’a yolu düşen yazarları okumak, şehrin bildiğim sokaklarını da değiştiriyor gözümde. Bir insanın oradan geçtiğini öğrenmek bile yetiyor. Hangi yıl geldiğini merak ediyorum, sonra o yılın İstanbul’unu. Bugün önünden geçtiğimiz bir yapının o günkü hâlini, çevresindeki hayatı düşünmeye başlıyorum. Derken okuduğum birkaç satırın peşine takılıp bildiğimi sandığım şehrin başka bir zamanına gidiyorum. Edebiyatın sunduğu bu zaman tüneli, okura sadece coğrafi bir konum değil, aynı zamanda ruhsal bir aidiyet de kazandırıyor.

Maksim Gorki’nin İstanbul’daki Kısa ve Yarım Kalan Günleri

Yıldız, edebiyatın usta isimlerinden Gorki’yi İstanbul’a gelişinden önceki hayatıyla tanıtıyor bize. Çocukluğunun yoksulluğu, çalışmak zorunda kaldığı yıllar, kitaplarla karşılaşması… Onunla birlikte şehre bütün bunlar da geliyor. Yaşadıklarını öğrendikçe birkaç saatlik bir gezintiye sığdırmak istediği hevesi daha iyi anlıyorum. Gorki’nin İstanbul’da geçirdiği o kısa gün, kitapta en çok aklımda kalan hikâyelerden biri oldu. Yıldız’ın aktardığına göre, 1933’te Rusya’ya dönerken gemisi İstanbul’a uğruyor. Sağlığı iyi değil, yine de şehri görmek istiyor. Karaya çıkıyor. Taksim’i, Sultanahmet’i, Süleymaniye’yi, Ayasofya’yı geziyor. Kendisini karşılayanlarla Türk edebiyatını, sahne sanatlarını konuşuyor. Ankara’dan gelen davete de iyileştikten sonra karşılık verebileceğini söylüyor. Daha uzun kalacağı, Türkiye’yi daha çok tanıyacağı bir yolculuk düşünüyor. Sağlığı elverirse burası üzerine bir kitap da yazmak istiyor. Gorki, yeniden gelme umuduyla ayrılıyor İstanbul’dan. Üç yıl sonra hayatını kaybedince o yolculuk yapılamıyor. Bu ayrılışı düşünürken bir sonraki gelişimize bıraktığımız yerler geliyor aklıma. Henüz görmediğimiz bir sokağı, giremediğimiz bir kapıyı nasıl da rahatça geleceğe bırakıyoruz. Şehir orada duracak, biz yeniden geleceğiz. Gorki’nin yarım kalan gezintisinde beni duygulandıran, bu tanıdık güven oldu. Yolculuğun içinde okumak da onun dönüş arzusunu bana daha çok yakınlaştırdı.

Gelişmeler ve Beklentiler

Edebi eserlerin ve hatıraların peşinden gitmek, mekânların hafızasını tazelemeye devam ediyor. James Baldwin’in İstanbul’unda Engin Cezzar ile kurulan dostluk ve benzeri anlatılar, bir şehri insana sevdiren unsurların başında gelirken; gelecekte yapılacak yeni okuma yolculukları ve kültürel buluşmalar için edebi eserler rehber olmayı sürdürecek.

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika

Bir Yorum Yazın