İSTANBUL — Türkiye’de demokrasi ve özgürlük alanlarının giderek daraltıldığı, gazeteciliğin ağır baskı ve kuşatma altında tutulduğu bir dönemde, basın meslek örgütleri ve yurttaşlar ortak bir hareketle ses yükseltiyor. TELE 1’in karartılmasının üzerinden bir yıl geçmeden Halk TV’ye el konulması, T24 gibi önde gelen internet haber sitelerinin engellenmesi ve binlerce sosyal medya hesabının hukuksuzca sansürlenmesi dalgasına karşı kritik bir adım atıldı. Basın meslek örgütleri; gazetecilere yönelik gözaltı ve tutuklamalara, medya kuruluşlarına kayyum atanmasına ve haber siteleri ile sosyal medya hesaplarına getirilen erişim engellerine karşı, 24 Ekim Cumartesi günü saat 14.00’te çok sayıda kentte eş zamanlı eylemler ve kitlesel basın açıklamaları düzenlemek üzere yurttaşları alanlara çağırdı.
- TELE 1’in karartılmasının üzerinden bir yıl geçerken Halk TV’ye el konulması ve T24 gibi internet sitelerinin engellenmesi kamuoyunda büyük tepki topladı.
- Basın meslek örgütleri, “Sansüre hayır, habere özgürlük” sloganıyla 24 Ekim Cumartesi (yarın) saat 14.00’te birçok kentte ortak eylem çağrısı yaptı.
- Kaçma veya delil karartma şüphesi olmamasına rağmen gazetecilerin tutuklanması ve ayaklarına elektronik kelepçe takılması uygulamalarına sert tepki gösterildi.
- Halkın haber alma hakkının yok edilmesine karşı gerçekleştirilecek kitlesel basın açıklamalarında gazeteciliğin suç olmadığını vurgulanacak.
Medya Üzerindeki Kuşatma ve Halkın Haber Alma Hakkı
Demokrasi ve özgürlüklerin alanının gün geçtikçe daha da daraltıldığı Türkiye’de gazetecilik mesleği tarihi bir baskı ve kuşatma süreciyle karşı karşıya bulunmaktadır. Süreç içerisinde yaşanan gelişmeler, yalnızca televizyon kanallarının kapatılmasıyla sınırlı kalmamış; TELE 1’in karartılmasının üzerinden bir yıl geçmeden Halk TV’ye de el konulmasıyla derinleşmiştir. Yalnızca geleneksel yayın yapan TV kanalları değil, aynı zamanda T24 gibi önemli internet haber siteleri de ardı ardına engellenmektedir. Gazetecilerin birbiri ardına tutuklanmaya devam ettiği bu karanlık tabloda, binlerce sosyal medya hesabı da hukuksuzca sansüre uğramaktadır. Uzmanların ve basın meslek örgütlerinin altını çizdiği üzere, yaşanan bu sistematik baskılar aynı zamanda halkın haber alma hakkının da topyekûn yok edilmesi anlamına gelmektedir. Bağımsız gazetecilik faaliyetlerinin sekteye uğratılması, toplumun gerçekleri öğrenme ve kamu adına denetim yapma mekanizmalarını da zedelemektedir.
‘Sansüre Hayır, Habere Özgürlük’ Sloganıyla Meydanlara Çağrı
Tüm bu hukuksuzluklara ve artan baskılara karşı harekete geçen basın meslek örgütleri, gazetecilere yönelik gözaltı ve tutuklamalara, medya kuruluşlarına kayyum atanmasına ve haber siteleri ile sosyal medya hesaplarına getirilen erişim engellerine karşı ortak bir eylem çağrısı yaptı. “Sansüre hayır, habere özgürlük” diyen basın meslek örgütleri, gazetecilerin tutuklandığı, Halk TV’nin kapatıldığı, T24 ve çok sayıda internet sitesine erişimin engellendiği, binlerce sosyal medya hesabının sansürlendiği bu kritik süreçte, TELE 1’e kayyum atanmasının birinci yılında, bugün saat 14.00’te çok sayıda kentte eş zamanlı eylemler ve kitlesel basın açıklamaları gerçekleştirecek. Halkın haber alma hakkının engellenmesine ve gazeteciliğin suç sayılmasına tepki gösteren meslek örgütleri, gazetecilerin yaptıkları haberler, sordukları sorular ve ortaya çıkardıkları gerçekler nedeniyle gözaltına alınmasını, tutuklanmasını ve ev hapsine mahkûm edilmesini asla kabul etmediklerini net bir dille belirtti.
Elektronik Kelepçeler ve Hukuksuz Tutuklamalara Karşı Anayasal Hak Savunusu
Yapılan ortak açıklamalarda ve hazırlanan eylem planlarında, yargı süreçlerindeki çelişkilere ve hak ihlallerine de geniş yer ayrıldı. Açıklamada, haklarında herhangi bir kaçma ya da delil karartma şüphesi bulunmadığı halde gazetecilerin tutuklanmasına ve ayaklarına elektronik kelepçe takılmasına şiddetle karşı çıkıldı. Gazeteciliğin bir suç olmadığını vurgulayan basın meslek örgütleri, haber yapmanın, soru sormanın, iktidarları ve yetkilileri eleştirmenin ve kamu adına denetim yürütmenin anayasal bir hak ve sorumluluk olduğunun altını çizdi. Türkiye’nin dört bir yanından yükselen bu sesler, basın özgürlüğünün sadece gazetecilerin değil, tüm toplumun ortak meselesi olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
Gelişmeler ve Beklentiler
24 Ekim Cumartesi günü saat 14.00 itibarıyla birçok kentte eş zamanlı olarak gerçekleştirilecek kitlesel basın açıklamalarının, Türkiye’deki medya özgürlüğü mücadelesinde yeni bir dönüm noktası olması bekleniyor. Basın meslek örgütleri ve demokratik kitle örgütleri, sansüre, kayyumlara ve erişim engellerine karşı dayanışmayı büyütme kararlılığını yinelerken, halkın haber alma hakkını savunmak adına atılacak hukuki ve toplumsal adımların önümüzdeki günlerde artarak devam edeceği öngörülüyor.
Kaynak: BirGün Manşet