İSTANBUL — Türkiye İşçi Partisi (TİP) üyeleri Nehir ve Nevil’in tutuklanmasını protesto etmek amacıyla Beşiktaş Meydanı’nda düzenlenen eyleme katıldıkları gerekçesiyle gözaltına alınan dört üniversite öğrencisi, adli kontrol ve yurt dışına çıkış yasağı talebiyle sevk edildikleri savcılıktan serbest bırakıldı.
- TİP üyeleri Nehir ve Nevil’in tutuklanmasına karşı Beşiktaş Meydanı’nda eylem düzenlendi.
- Eyleme katılan dört üniversite öğrencisi evlerine düzenlenen operasyonlarla gözaltına alındı.
- Geceyi nezarethanede geçiren öğrenciler savcılıktaki işlemlerinin ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
- Galatasaray Üniversitesi öğrencileri adliye önünde yaptıkları açıklamayla çocuk işçiliğine ve güvencesiz çalışmaya tepki gösterdi.
Beşiktaş Meydanı’ndaki Eylem Sonrası Gözaltılar Nasıl Gerçekleşti?
TİP üyesi Nehir ve Nevil, bir lisenin önüne pankart astıkları gerekçesiyle tutuklanmıştı. Bu tutuklama kararının ardından iki öğrencinin serbest bırakılmasını ve yaşanan hukuksuzlukların son bulmasını protesto etmek amacıyla dün Beşiktaş Meydanı’nda kitlesi geniş bir eylem düzenlendi. Söz konusu protesto eylemine Türkiye İşçi Partisi (TİP), Galatasaray Üniversitesi öğrencileri, Devrimci Gıda İşçileri Sendikası (DGD) ve çeşitli demokratik kurumlar katılım sağladı. Kalabalık bir katılımla gerçekleşen eylemde pankart ve döviz taşıyan dört üniversite öğrencisi, polisin fiziki ve teknik takibi sonucunda dün gece evlerinden gözaltına alındı. Geceyi emniyetteki nezarethanede geçiren öğrenciler, sabah saatlerinde adli kontrol ve yurt dışına çıkış yasağı talebiyle savcılığa sevk edildi ve çıkarıldıkları mahkeme ya da savcılık sorgusunun ardından serbest bırakıldı.
Öğrencilerden Adliye Önünde Sert Açıklama: Hangi Sorunlara Dikkat Çekildi?
Öğrencilerin serbest bırakılmasının hemen ardından Galatasaray Üniversitesi öğrencileri İstanbul’daki adliye binasının önünde ortak bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Öğrenciler, gözaltına alınan arkadaşlarının serbest bırakılmasını talep ederken, aynı zamanda Türkiye’deki derinleşen ekonomik krizin gençlik üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekti. Açıklamada çocuk işçiliğine, güvencesiz çalışmaya ve gençlere dayatılan modern kölelik koşullarına karşı sert tepkiler yükseldi. Öğrenciler adına yapılan açıklamada, gençlerin son derece düşük burslarla geçinmeye çalıştığı, günlük işlerde sigortasız, güvencesiz ve insanlık dışı koşullarda çalışmaya itildiği vurgulandı. Ayrıca gençlerin temel insani hakları olan barınma ve nitelikli yemek olanaklarına erişememesine de sert tepki gösterildi.
Gençlik Çalışma ve Barınma Krizine Karşı Neler Söyledi?
Mevcut ekonomik ve sosyal düzenin gençleri sürüklediği çıkmazı gözler önüne seren açıklamada çarpıcı ifadeler kullanıldı. Çalışma ve barınma koşullarına dikkat çeken öğrenciler, “Çalıştığımız yerlerde başımıza bir şey gelmeyip karnımızı doyurursak kaldığımız yurtta asansör düştüğünde ölürüz ve öldükten sonra adalet arayalım dediğimizde, şu anda da bir tanesinin önünde bulunduğumuz adalet sarayları yüzümüze kapılarını kapatıyor” diyerek adaletsizlik sistemini eleştirdi. Açıklamada ayrıca çocukların ve gençlerin sermaye için ucuz emek olarak kullanıldığına dikkat çekilerek, son bir yılda 95 çocuk işçinin önlenebilir iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiği ifade edildi. Öğrenciler, çocuk işçiliğine ve gençlerin yaşadığı ağır sorunlara karşı ses çıkaran arkadaşlarının gözaltı ve adli kontrol kararlarıyla korkutulmaya ve sindirilmeye çalışıldığını, ancak bu baskı politikalarının sonuç vermeyeceğini belirtti.
Gelişmeler ve Beklentiler
Gözaltına alınan 4 üniversite öğrencisinin adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasıyla birlikte ilk hukuki aşama tamamlanmış olsa da, gençlerin başlattığı hak arama mücadelesi ve çalışma koşullarına yönelik eleştiriler kamuoyunda geniş yankı uyandırmaya devam ediyor. Açıklamada belirtildiği üzere, gençlerin yaşam ve çalışma koşullarına yönelik eleştirilerin tehdit olarak değerlendirilmesi sürecine karşı demokratik kamuoyunun ve öğrenci hareketinin tepkilerinin sürmesi bekleniyor.
Kaynak: Evrensel