5 Kasım 2026, Perşembe
Haber

Bilimsel planlama yok: Peribacaları yeterince korunmuyor mu?

💡 HABERİN ANATOMİSİ

Göremede peribacasından kopan kaya parçalarının düşmesi sonucu en az 3 kişi yaşamını yitirdi, 5 kişi yaralandı. Olayın ardından bölgedeki araç yoğunluğu, tartışmalı yol projesi ve doğal mirasın korunmasına yönelik önlemler yeniden gündeme geldi.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Bağımsız gazetecilik bir tık kadar yakınUygulamamızı indirin, en güncel haberler…
  • Uygulamamızı indirin, en güncel haberler cebinize gelsin…
  • Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün Wh…

Detaylar ve Resmi Açıklamalar

Bağımsız gazetecilik bir tık kadar yakınUygulamamızı indirin, en güncel haberler cebinize gelsin

Uygulamamızı indirin, en güncel haberler cebinize gelsin

Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.

Nevşehir’in Göreme beldesindeki Göreme Açık Hava Müzesi girişinde bir peribacasından kopan kaya parçalarının düşmesi sonucu en az 3 kişi yaşamını yitirdi, 5 kişi yaralandı. Olayın ardından bölgedeki araç trafiği, yaklaşık 2 yıl önce tamamlanan yol projesi ve mevsimsel koşullar yeniden tartışmaya açıldı. Kapadokya Çevre Platformu üyesi Mükremin Tokmak, çökmenin yola yaklaşık 50 metre mesafede gerçekleştiğini belirterek araç yoğunluğu ve titreşimlerin olası etkilerinin bilimsel olarak araştırılması gerektiğini söyledi.ARAÇ TRAFİĞİNE DİKKAT ÇEKTİBölgede araç ve ziyaretçi yoğunluğunun arttığını belirten Tokmak, yolun açılması ve yeni otopark alanlarının oluşturulmasıyla birlikte otobüs, kamyon, cip ve ATV gibi araçların hareketliliğinin de arttığını söyledi. Tokmak, araç trafiğinin yanı sıra yol çalışmalarının, gürültü ve titreşimin kaya oluşumları üzerindeki olası etkilerinin de araştırılması gerektiğini belirterek, “Asıl ağırlıklı mesele bu bölgenin çok yoğun bir şekilde araç ve insan sirkülasyonuna açılması” dedi. Bununla birlikte Kapadokya’da kaya düşmesi ve kopmaların mevsimsel koşullarla da ilişkili olabileceğini söyleyen Toprak, yağış, donma ve sıcaklık değişimlerinin kaya oluşumlarında çatlaklara ve kopmalara neden olabileceğini söyledi.YOL PROJESİNE TEPKİ GÖSTERMİŞTİ2022 yılında tartışmalara neden olan yol projesinin yaklaşık 2 yıl önce tamamlandığını belirten Tokmak, yapım sürecinde projeye karşı çıktığını ve yolun doğal dokuya zarar verebileceği yönünde uyarılarda bulunduğunu söyledi. Yol çalışmaları sırasında ağır araçların kullanıldığını, yamaçlarda kesimler yapıldığını ve geniş vadiler oluşturulduğunu öne süren Tokmak, çalışmaların bölgedeki doğal ve tarihi yapılar üzerindeki etkilerinin yeterince değerlendirilmediğini söyledi. Tokmak, yolun açılmasının ardından çevredeki araç hareketliliğinin arttığını belirterek, özellikle kaya oluşumlarının bulunduğu alanlarda yapılaşma ve ulaşım kararlarının bilimsel veriler ışığında alınması gerektiğini söyledi.BİLİMSEL İNCELEME YAPILMALIKapadokya’daki kaya oluşumlarının jeolojik özellikleri ve doğal süreçler nedeniyle zaman içinde aşınma, çatlama ve kopmalar yaşayabildiğini belirten Tokmak, bölgede olası risklerin belirlenmesi için jeologların ve bilim insanlarının inceleme yapması gerektiğini anlattı. Tokmak, riskli alanların tespit edilmesi, kaya oluşumlarının durumunun izlenmesi ve gerekli önlemlerin önceden alınması, bölgedeki yol ve turizm faaliyetlerinin etkilerinin de bu çalışmalar kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.ARAÇ YOĞUNLUĞU AZALTILMALIBölgedeki araç hareketliliğinin azaltılması gerektiğini savunan Tokmak, otoparkların doğal ve tarihi alanların dışında oluşturulmasını, ziyaretçilerin ise bu alanlara yürüyerek ulaşmasını önerdi. Tokmak “Birkaç gündür yağış var. Kapadokya’da iki dönemde kaya uçmaları olur. Bu normal ve bilinir, olasılıkları hesaplaman gerekir. Her şeyi mevsime bağlıyoruz. Yol çalışması, inşaat çalışması, araç sirkülasyonunun artması, mevsimsel etki bunların hepsi tetikleyici. Bunun kaçınılmaz olduğunu o zamanda söylüyordum. ‘Bakın buralara büyük hata yapıyorsunuz. Bu kayaların içine bu kadar araç sirkülasyonu, bu kadar titreşim sokmayın’ diye o gün yol yapılırken de bağırıyordum. 40-50 tonluk araçlarla girdiler oralara, kestiler, devasa vadiler oluşturdular. Bir yol açmak için bildiğiniz bir manastır kompleksini yok ettiler. Bölgede daha ciddi yıkımlar ve kırılmalar olacak” dedi. Tokmak, önerilerini şöyle sıraladı:”Tamamen buradaki araç sirkülasyonunu durdurmak gerekir. 2-3 kilometre dışarıya bir yerlere park yeri kuracaksın, insanları yürüyerek getireceksin, yürüyerek götüreceksin. Bu kadar. Avrupa’da doğal alanlara dahi arabayla 3 kilometre mesafeye kadar götürürler, sonra yürütürler. İnsanları 300 metreden fazla böyle doğal alanlara, tarihi alanlara yaklaştırmazlar. Araçları da bu kadar sokmazsınız. Ya binlerce vadilerin içinde asfalt attılar, ATV’ler toz kaldırmasın diye…Tamamen paraya dayalı bir turizm mantığına evrildi mesele. Bölgenin dokusuna verilen zararı hiç kimse hesabını yapmıyor yani. Bilimden uzak yaklaşımlar yüzünden bunlar yaşanıyor. ““KAPADOKYA’DA KAZA VE FELAKET GÖZ GÖRE GÖRE GELDİ”Kapadokya’da yaşanan kaza sonrası 3 kişinin yaşamını yitirmesi sonrasında açıklama yapan TÜRÇEP ve İÇAÇEP, “Yoğun araç trafiği, kontrolsüz insan baskısı ve ağır iş makineleriyle yürütülen müdahaleler telafisi imkânsız felaketlere davetiye çıkarıyor” açıklamasını yaptı.İç Anadolu Çevre Platformu (İÇAÇEP) ve Türkiye Çevre Platformu (TÜRÇEP) Kapadokya’da yaşanan kazaya ilişkin ortak basın açıklaması yaptı. Yazılı olarak yapılan açıklamada, “Kapadokya rant ve tahribat baskısı altında. Doğal ve kültürel miras yok edilemez” ifadelerine yer verdi. Ortak sekretarya Abidin Özkaymak ve Ali Kalçık imzası ile yayımlanan açıklamada, “Yoğun araç trafiği, kontrolsüz insan baskısı ve ağır iş makineleriyle yürütülen müdahaleler telafisi imkânsız felaketlere davetiye çıkarıyor” ifadeleri dikkat çekti.Açıklamada şu ifadelere yer verildi:“Daha iki yıl önce uyardık: Doğal kayaçların ve kaya kiliselerin üzerinde ağır iş makineleriyle yol açmak kültürel bir cinayettir. Göz göre göre gelen kazalar ve tahribat, koruma ilkelerinin derhal hayata geçirilmesini zorunlu kılmaktadır.”“BİLİM İNSANLARI VE ÇEVRE SAVUNUCULARI YILLARDIR UYARIYORDU”Milyonlarca yıllık jeolojik süreçlerin ve binlerce yıllık kadim medeniyetlerin ortak emaneti olan Kapadokya’nın, dünya üzerinde benzeri bulunmayan bir doğal ve arkeolojik sit alanı olduğuna dikkat çekilen açıklamada, “Ancak bölge, uzun süredir kâr odaklı turizm anlayışının, denetimsizliğin ve ağır taşıt/insan baskısının tehdidi altındadır. Son dönemde yaşanan kazalar ve göçük tehlikeleri, bilim insanlarının ve çevre savunucularının yıllardır dile getirdiği uyarıların ne kadar haklı olduğu bir kez daha ortaya çıktı.”Peri Bacalarının yıkılarak 5 kişinin yaşamını yitirdiğinin hatırlatıldığı açıklamada, “Bu kaza bölgenin hassasiyetini bir kez daha acı bir şekilde ortaya koymuştur” denildi.GÖZ GÖRE GÖRE GELEN TEHDİT: MOTORLU TAŞIT VE YOĞUN ZİYARETÇİ BASKISI“Daha iki yıl önce, eşsiz peri bacalarının ve altı oyma kaya kiliselerle dolu hassas jeolojik dokunun tam ortasından ağır iş makineleriyle yol geçirilmeye çalışıldığında bunun ‘açık bir kültürel ve doğal cinayet’ olduğunu ifade etmiştik” hatırlatmasına yer verilen açıklamada, titreşime son derece duyarlı tüf tabakalarının üzerinden tonlarca ağırlıktaki araçların ve ağır iş makinelerinin dolaşmasının, yalnızca yüzeyi değil, altındaki bin yıllık yeraltı yerleşimlerini, manastırları ve freskleri onarılamaz biçimde sarstığını ve çatlatmasına yol açtığını belirten Özkaymak ve Kalçık, “Hassas sit alanlarında kontrolsüzce dolaşan turizm otobüsleri, arazi araçları (safari/ATV) ve özel otomobil trafiği, doğal peyzajı aşındırmakla kalmamakta, can ve mal güvenliğini de tehdit eden kazalara zemin hazırlamaktadır. Taşıma kapasitesi gözetilmeksizin alana yığılan kitle turizmi, Kapadokya’nın narin kayaç yapısını hızla ufalamaktadır” ifadeleri kullanıldı.ACİL EYLEM VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİMİZİÇAÇEP ve TURÇEP “Acil Eylem ve Çözüm Önerileri”ni de sıraladı. Özkaymak ve Kalçık şu önerilerde bulundu:“Motorlu ve Ağır Taşıt Girişinin Tamamen Yasaklanması: Hassas sit sınırları ve tarihi çekirdek bölgeler derhal ağır iş makinelerine, tur otobüslerine ve bireysel fosil yakıtlı araç trafiğine kapatılmalıdır.Sıfır Emisyonlu, Hafif Elektrikli Ulaşım Ağı: Bölge içindeki ulaşım ve ziyaret rotaları, yalnızca düşük hızda çalışan, çevre dostu ve titreşim yaratmayan küçük elektrikli mekik/shuttle araçlarıyla ve bisiklet/yaya yollarıyla sınırlandırılmalıdır.Ziyaretçi Taşıma Kapasitesinin Belirlenmesi ve Randevu Sistemi: Vadilerin ve kaya oyma yapıların fiziksel taşıma kapasiteleri bilimsel verilerle tespit edilmeli, anlık yığılmaları engelleyen kademeli ve kotalı ziyaretçi giriş sistemi kurulmalıdır.Ağır Müdahalelerin ve Yol Genişletme Projelerinin Durdurulması: Tarihi ve jeolojik dokuya zarar veren betonlaşma, genişletilmiş asfalt yollar ve titreşim üreten her türlü inşaat faaliyeti ivedilikle durdurulmalı; tahribat riski altındaki kaya kiliseler uzman restoratörlerce güçlendirilmelidir.Bağımsız Bilim Kurulu ve Şeffaf Denetim: Kapadokya Alan Başkanlığı ve yerel yönetimlerin karar süreçleri; arkeologlar, jeologlar, şehir plancıları ve sivil toplum temsilcilerinden oluşan bağımsız kurulların denetimine açık hale getirilmelidir.Kapadokya yalnızca bugünün değil, gelecek kuşakların ve tüm insanlığın ortak mirasıdır ve bu tür yapılar geçmişten günümüze yazılan mektuplardır. Günübirlik ticari kaygılar ve plansız altyapı projeleri uğruna bu mirasa kıyılamaz. Yetkilileri ve tüm kamuoyunu, tarihi ve kültürel varlıklarımızı korumak adına bilimin ve aklın sesine kulak vermeye, acil koruma kararlarını gecikmeksizin uygulamaya çağırıyoruz.”

Bölgede araç ve ziyaretçi yoğunluğunun arttığını belirten Tokmak, yolun açılması ve yeni otopark alanlarının oluşturulmasıyla birlikte otobüs, kamyon, cip ve ATV gibi araçların hareketliliğinin de arttığını söyledi. Tokmak, araç trafiğinin yanı sıra yol çalışmalarının, gürültü ve titreşimin kaya oluşumları üzerindeki olası etkilerinin de araştırılması gerektiğini belirterek, “Asıl ağırlıklı mesele bu bölgenin çok yoğun bir şekilde araç ve insan sirkülasyonuna açılması” dedi. Bununla birlikte Kapadokya’da kaya düşmesi ve kopmaların mevsimsel koşullarla da ilişkili olabileceğini söyleyen Toprak, yağış, donma ve sıcaklık değişimlerinin kaya oluşumlarında çatlaklara ve kopmalara neden olabileceğini söyledi.YOL PROJESİNE TEPKİ GÖSTERMİŞTİ2022 yılında tartışmalara neden olan yol projesinin yaklaşık 2 yıl önce tamamlandığını belirten Tokmak, yapım sürecinde projeye karşı çıktığını ve yolun doğal dokuya zarar verebileceği yönünde uyarılarda bulunduğunu söyledi. Yol çalışmaları sırasında ağır araçların kullanıldığını, yamaçlarda kesimler yapıldığını ve geniş vadiler oluşturulduğunu öne süren Tokmak, çalışmaların bölgedeki doğal ve tarihi yapılar üzerindeki etkilerinin yeterince değerlendirilmediğini söyledi. Tokmak, yolun açılmasının ardından çevredeki araç hareketliliğinin arttığını belirterek, özellikle kaya oluşumlarının bulunduğu alanlarda yapılaşma ve ulaşım kararlarının bilimsel veriler ışığında alınması gerektiğini söyledi.BİLİMSEL İNCELEME YAPILMALIKapadokya’daki kaya oluşumlarının jeolojik özellikleri ve doğal süreçler nedeniyle zaman içinde aşınma, çatlama ve kopmalar yaşayabildiğini belirten Tokmak, bölgede olası risklerin belirlenmesi için jeologların ve bilim insanlarının inceleme yapması gerektiğini anlattı. Tokmak, riskli alanların tespit edilmesi, kaya oluşumlarının durumunun izlenmesi ve gerekli önlemlerin önceden alınması, bölgedeki yol ve turizm faaliyetlerinin etkilerinin de bu çalışmalar kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.ARAÇ YOĞUNLUĞU AZALTILMALIBölgedeki araç hareketliliğinin azaltılması gerektiğini savunan Tokmak, otoparkların doğal ve tarihi alanların dışında oluşturulmasını, ziyaretçilerin ise bu alanlara yürüyerek ulaşmasını önerdi. Tokmak “Birkaç gündür yağış var. Kapadokya’da iki dönemde kaya uçmaları olur. Bu normal ve bilinir, olasılıkları hesaplaman gerekir. Her şeyi mevsime bağlıyoruz. Yol çalışması, inşaat çalışması, araç sirkülasyonunun artması, mevsimsel etki bunların hepsi tetikleyici. Bunun kaçınılmaz olduğunu o zamanda söylüyordum. ‘Bakın buralara büyük hata yapıyorsunuz. Bu kayaların içine bu kadar araç sirkülasyonu, bu kadar titreşim sokmayın’ diye o gün yol yapılırken de bağırıyordum. 40-50 tonluk araçlarla girdiler oralara, kestiler, devasa vadiler oluşturdular. Bir yol açmak için bildiğiniz bir manastır kompleksini yok ettiler. Bölgede daha ciddi yıkımlar ve kırılmalar olacak” dedi. Tokmak, önerilerini şöyle sıraladı:”Tamamen buradaki araç sirkülasyonunu durdurmak gerekir. 2-3 kilometre dışarıya bir yerlere park yeri kuracaksın, insanları yürüyerek getireceksin, yürüyerek götüreceksin. Bu kadar. Avrupa’da doğal alanlara dahi arabayla 3 kilometre mesafeye kadar götürürler, sonra yürütürler. İnsanları 300 metreden fazla böyle doğal alanlara, tarihi alanlara yaklaştırmazlar. Araçları da bu kadar sokmazsınız. Ya binlerce vadilerin içinde asfalt attılar, ATV’ler toz kaldırmasın diye…Tamamen paraya dayalı bir turizm mantığına evrildi mesele. Bölgenin dokusuna verilen zararı hiç kimse hesabını yapmıyor yani. Bilimden uzak yaklaşımlar yüzünden bunlar yaşanıyor. ““KAPADOKYA’DA KAZA VE FELAKET GÖZ GÖRE GÖRE GELDİ”Kapadokya’da yaşanan kaza sonrası 3 kişinin yaşamını yitirmesi sonrasında açıklama yapan TÜRÇEP ve İÇAÇEP, “Yoğun araç trafiği, kontrolsüz insan baskısı ve ağır iş makineleriyle yürütülen müdahaleler telafisi imkânsız felaketlere davetiye çıkarıyor” açıklamasını yaptı.İç Anadolu Çevre Platformu (İÇAÇEP) ve Türkiye Çevre Platformu (TÜRÇEP) Kapadokya’da yaşanan kazaya ilişkin ortak basın açıklaması yaptı. Yazılı olarak yapılan açıklamada, “Kapadokya rant ve tahribat baskısı altında. Doğal ve kültürel miras yok edilemez” ifadelerine yer verdi. Ortak sekretarya Abidin Özkaymak ve Ali Kalçık imzası ile yayımlanan açıklamada, “Yoğun araç trafiği, kontrolsüz insan baskısı ve ağır iş makineleriyle yürütülen müdahaleler telafisi imkânsız felaketlere davetiye çıkarıyor” ifadeleri dikkat çekti.Açıklamada şu ifadelere yer verildi:“Daha iki yıl önce uyardık: Doğal kayaçların ve kaya kiliselerin üzerinde ağır iş makineleriyle yol açmak kültürel bir cinayettir. Göz göre göre gelen kazalar ve tahribat, koruma ilkelerinin derhal hayata geçirilmesini zorunlu kılmaktadır.”“BİLİM İNSANLARI VE ÇEVRE SAVUNUCULARI YILLARDIR UYARIYORDU”Milyonlarca yıllık jeolojik süreçlerin ve binlerce yıllık kadim medeniyetlerin ortak emaneti olan Kapadokya’nın, dünya üzerinde benzeri bulunmayan bir doğal ve arkeolojik sit alanı olduğuna dikkat çekilen açıklamada, “Ancak bölge, uzun süredir kâr odaklı turizm anlayışının, denetimsizliğin ve ağır taşıt/insan baskısının tehdidi altındadır. Son dönemde yaşanan kazalar ve göçük tehlikeleri, bilim insanlarının ve çevre savunucularının yıllardır dile getirdiği uyarıların ne kadar haklı olduğu bir kez daha ortaya çıktı.”Peri Bacalarının yıkılarak 5 kişinin yaşamını yitirdiğinin hatırlatıldığı açıklamada, “Bu kaza bölgenin hassasiyetini bir kez daha acı bir şekilde ortaya koymuştur” denildi.GÖZ GÖRE GÖRE GELEN TEHDİT: MOTORLU TAŞIT VE YOĞUN ZİYARETÇİ BASKISI“Daha iki yıl önce, eşsiz peri bacalarının ve altı oyma kaya kiliselerle dolu hassas jeolojik dokunun tam ortasından ağır iş makineleriyle yol geçirilmeye çalışıldığında bunun ‘açık bir kültürel ve doğal cinayet’ olduğunu ifade etmiştik” hatırlatmasına yer verilen açıklamada, titreşime son derece duyarlı tüf tabakalarının üzerinden tonlarca ağırlıktaki araçların ve ağır iş makinelerinin dolaşmasının, yalnızca yüzeyi değil, altındaki bin yıllık yeraltı yerleşimlerini, manastırları ve freskleri onarılamaz biçimde sarstığını ve çatlatmasına yol açtığını belirten Özkaymak ve Kalçık, “Hassas sit alanlarında kontrolsüzce dolaşan turizm otobüsleri, arazi araçları (safari/ATV) ve özel otomobil trafiği, doğal peyzajı aşındırmakla kalmamakta, can ve mal güvenliğini de tehdit eden kazalara zemin hazırlamaktadır. Taşıma kapasitesi gözetilmeksizin alana yığılan kitle turizmi, Kapadokya’nın narin kayaç yapısını hızla ufalamaktadır” ifadeleri kullanıldı.ACİL EYLEM VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİMİZİÇAÇEP ve TURÇEP “Acil Eylem ve Çözüm Önerileri”ni de sıraladı. Özkaymak ve Kalçık şu önerilerde bulundu:“Motorlu ve Ağır Taşıt Girişinin Tamamen Yasaklanması: Hassas sit sınırları ve tarihi çekirdek bölgeler derhal ağır iş makinelerine, tur otobüslerine ve bireysel fosil yakıtlı araç trafiğine kapatılmalıdır.Sıfır Emisyonlu, Hafif Elektrikli Ulaşım Ağı: Bölge içindeki ulaşım ve ziyaret rotaları, yalnızca düşük hızda çalışan, çevre dostu ve titreşim yaratmayan küçük elektrikli mekik/shuttle araçlarıyla ve bisiklet/yaya yollarıyla sınırlandırılmalıdır.Ziyaretçi Taşıma Kapasitesinin Belirlenmesi ve Randevu Sistemi: Vadilerin ve kaya oyma yapıların fiziksel taşıma kapasiteleri bilimsel verilerle tespit edilmeli, anlık yığılmaları engelleyen kademeli ve kotalı ziyaretçi giriş sistemi kurulmalıdır.Ağır Müdahalelerin ve Yol Genişletme Projelerinin Durdurulması: Tarihi ve jeolojik dokuya zarar veren betonlaşma, genişletilmiş asfalt yollar ve titreşim üreten her türlü inşaat faaliyeti ivedilikle durdurulmalı; tahribat riski altındaki kaya kiliseler uzman restoratörlerce güçlendirilmelidir.Bağımsız Bilim Kurulu ve Şeffaf Denetim: Kapadokya Alan Başkanlığı ve yerel yönetimlerin karar süreçleri; arkeologlar, jeologlar, şehir plancıları ve sivil toplum temsilcilerinden oluşan bağımsız kurulların denetimine açık hale getirilmelidir.Kapadokya yalnızca bugünün değil, gelecek kuşakların ve tüm insanlığın ortak mirasıdır ve bu tür yapılar geçmişten günümüze yazılan mektuplardır. Günübirlik ticari kaygılar ve plansız altyapı projeleri uğruna bu mirasa kıyılamaz. Yetkilileri ve tüm kamuoyunu, tarihi ve kültürel varlıklarımızı korumak adına bilimin ve aklın sesine kulak vermeye, acil koruma kararlarını gecikmeksizin uygulamaya çağırıyoruz.”

2022 yılında tartışmalara neden olan yol projesinin yaklaşık 2 yıl önce tamamlandığını belirten Tokmak, yapım sürecinde projeye karşı çıktığını ve yolun doğal dokuya zarar verebileceği yönünde uyarılarda bulunduğunu söyledi. Yol çalışmaları sırasında ağır araçların kullanıldığını, yamaçlarda kesimler yapıldığını ve geniş vadiler oluşturulduğunu öne süren Tokmak, çalışmaların bölgedeki doğal ve tarihi yapılar üzerindeki etkilerinin yeterince değerlendirilmediğini söyledi. Tokmak, yolun açılmasının ardından çevredeki araç hareketliliğinin arttığını belirterek, özellikle kaya oluşumlarının bulunduğu alanlarda yapılaşma ve ulaşım kararlarının bilimsel veriler ışığında alınması gerektiğini söyledi.BİLİMSEL İNCELEME YAPILMALIKapadokya’daki kaya oluşumlarının jeolojik özellikleri ve doğal süreçler nedeniyle zaman içinde aşınma, çatlama ve kopmalar yaşayabildiğini belirten Tokmak, bölgede olası risklerin belirlenmesi için jeologların ve bilim insanlarının inceleme yapması gerektiğini anlattı. Tokmak, riskli alanların tespit edilmesi, kaya oluşumlarının durumunun izlenmesi ve gerekli önlemlerin önceden alınması, bölgedeki yol ve turizm faaliyetlerinin etkilerinin de bu çalışmalar kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.ARAÇ YOĞUNLUĞU AZALTILMALIBölgedeki araç hareketliliğinin azaltılması gerektiğini savunan Tokmak, otoparkların doğal ve tarihi alanların dışında oluşturulmasını, ziyaretçilerin ise bu alanlara yürüyerek ulaşmasını önerdi. Tokmak “Birkaç gündür yağış var. Kapadokya’da iki dönemde kaya uçmaları olur. Bu normal ve bilinir, olasılıkları hesaplaman gerekir. Her şeyi mevsime bağlıyoruz. Yol çalışması, inşaat çalışması, araç sirkülasyonunun artması, mevsimsel etki bunların hepsi tetikleyici. Bunun kaçınılmaz olduğunu o zamanda söylüyordum. ‘Bakın buralara büyük hata yapıyorsunuz. Bu kayaların içine bu kadar araç sirkülasyonu, bu kadar titreşim sokmayın’ diye o gün yol yapılırken de bağırıyordum. 40-50 tonluk araçlarla girdiler oralara, kestiler, devasa vadiler oluşturdular. Bir yol açmak için bildiğiniz bir manastır kompleksini yok ettiler. Bölgede daha ciddi yıkımlar ve kırılmalar olacak” dedi. Tokmak, önerilerini şöyle sıraladı:”Tamamen buradaki araç sirkülasyonunu durdurmak gerekir. 2-3 kilometre dışarıya bir yerlere park yeri kuracaksın, insanları yürüyerek getireceksin, yürüyerek götüreceksin. Bu kadar. Avrupa’da doğal alanlara dahi arabayla 3 kilometre mesafeye kadar götürürler, sonra yürütürler. İnsanları 300 metreden fazla böyle doğal alanlara, tarihi alanlara yaklaştırmazlar. Araçları da bu kadar sokmazsınız. Ya binlerce vadilerin içinde asfalt attılar, ATV’ler toz kaldırmasın diye…Tamamen paraya dayalı bir turizm mantığına evrildi mesele. Bölgenin dokusuna verilen zararı hiç kimse hesabını yapmıyor yani. Bilimden uzak yaklaşımlar yüzünden bunlar yaşanıyor. ““KAPADOKYA’DA KAZA VE FELAKET GÖZ GÖRE GÖRE GELDİ”Kapadokya’da yaşanan kaza sonrası 3 kişinin yaşamını yitirmesi sonrasında açıklama yapan TÜRÇEP ve İÇAÇEP, “Yoğun araç trafiği, kontrolsüz insan baskısı ve ağır iş makineleriyle yürütülen müdahaleler telafisi imkânsız felaketlere davetiye çıkarıyor” açıklamasını yaptı.İç Anadolu Çevre Platformu (İÇAÇEP) ve Türkiye Çevre Platformu (TÜRÇEP) Kapadokya’da yaşanan kazaya ilişkin ortak basın açıklaması yaptı. Yazılı olarak yapılan açıklamada, “Kapadokya rant ve tahribat baskısı altında. Doğal ve kültürel miras yok edilemez” ifadelerine yer verdi. Ortak sekretarya Abidin Özkaymak ve Ali Kalçık imzası ile yayımlanan açıklamada, “Yoğun araç trafiği, kontrolsüz insan baskısı ve ağır iş makineleriyle yürütülen müdahaleler telafisi imkânsız felaketlere davetiye çıkarıyor” ifadeleri dikkat çekti.Açıklamada şu ifadelere yer verildi:“Daha iki yıl önce uyardık: Doğal kayaçların ve kaya kiliselerin üzerinde ağır iş makineleriyle yol açmak kültürel bir cinayettir. Göz göre göre gelen kazalar ve tahribat, koruma ilkelerinin derhal hayata geçirilmesini zorunlu kılmaktadır.”“BİLİM İNSANLARI VE ÇEVRE SAVUNUCULARI YILLARDIR UYARIYORDU”Milyonlarca yıllık jeolojik süreçlerin ve binlerce yıllık kadim medeniyetlerin ortak emaneti olan Kapadokya’nın, dünya üzerinde benzeri bulunmayan bir doğal ve arkeolojik sit alanı olduğuna dikkat çekilen açıklamada, “Ancak bölge, uzun süredir kâr odaklı turizm anlayışının, denetimsizliğin ve ağır taşıt/insan baskısının tehdidi altındadır. Son dönemde yaşanan kazalar ve göçük tehlikeleri, bilim insanlarının ve çevre savunucularının yıllardır dile getirdiği uyarıların ne kadar haklı olduğu bir kez daha ortaya çıktı.”Peri Bacalarının yıkılarak 5 kişinin yaşamını yitirdiğinin hatırlatıldığı açıklamada, “Bu kaza bölgenin hassasiyetini bir kez daha acı bir şekilde ortaya koymuştur” denildi.GÖZ GÖRE GÖRE GELEN TEHDİT: MOTORLU TAŞIT VE YOĞUN ZİYARETÇİ BASKISI“Daha iki yıl önce, eşsiz peri bacalarının ve altı oyma kaya kiliselerle dolu hassas jeolojik dokunun tam ortasından ağır iş makineleriyle yol geçirilmeye çalışıldığında bunun ‘açık bir kültürel ve doğal cinayet’ olduğunu ifade etmiştik” hatırlatmasına yer verilen açıklamada, titreşime son derece duyarlı tüf tabakalarının üzerinden tonlarca ağırlıktaki araçların ve ağır iş makinelerinin dolaşmasının, yalnızca yüzeyi değil, altındaki bin yıllık yeraltı yerleşimlerini, manastırları ve freskleri onarılamaz biçimde sarstığını ve çatlatmasına yol açtığını belirten Özkaymak ve Kalçık, “Hassas sit alanlarında kontrolsüzce dolaşan turizm otobüsleri, arazi araçları (safari/ATV) ve özel otomobil trafiği, doğal peyzajı aşındırmakla kalmamakta, can ve mal güvenliğini de tehdit eden kazalara zemin hazırlamaktadır. Taşıma kapasitesi gözetilmeksizin alana yığılan kitle turizmi, Kapadokya’nın narin kayaç yapısını hızla ufalamaktadır” ifadeleri kullanıldı.ACİL EYLEM VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİMİZİÇAÇEP ve TURÇEP “Acil Eylem ve Çözüm Önerileri”ni de sıraladı. Özkaymak ve Kalçık şu önerilerde bulundu:“Motorlu ve Ağır Taşıt Girişinin Tamamen Yasaklanması: Hassas sit sınırları ve tarihi çekirdek bölgeler derhal ağır iş makinelerine, tur otobüslerine ve bireysel fosil yakıtlı araç trafiğine kapatılmalıdır.Sıfır Emisyonlu, Hafif Elektrikli Ulaşım Ağı: Bölge içindeki ulaşım ve ziyaret rotaları, yalnızca düşük hızda çalışan, çevre dostu ve titreşim yaratmayan küçük elektrikli mekik/shuttle araçlarıyla ve bisiklet/yaya yollarıyla sınırlandırılmalıdır.Ziyaretçi Taşıma Kapasitesinin Belirlenmesi ve Randevu Sistemi: Vadilerin ve kaya oyma yapıların fiziksel taşıma kapasiteleri bilimsel verilerle tespit edilmeli, anlık yığılmaları engelleyen kademeli ve kotalı ziyaretçi giriş sistemi kurulmalıdır.Ağır Müdahalelerin ve Yol Genişletme Projelerinin Durdurulması: Tarihi ve jeolojik dokuya zarar veren betonlaşma, genişletilmiş asfalt yollar ve titreşim üreten her türlü inşaat faaliyeti ivedilikle durdurulmalı; tahribat riski altındaki kaya kiliseler uzman restoratörlerce güçlendirilmelidir.Bağımsız Bilim Kurulu ve Şeffaf Denetim: Kapadokya Alan Başkanlığı ve yerel yönetimlerin karar süreçleri; arkeologlar, jeologlar, şehir plancıları ve sivil toplum temsilcilerinden oluşan bağımsız kurulların denetimine açık hale getirilmelidir.Kapadokya yalnızca bugünün değil, gelecek kuşakların ve tüm insanlığın ortak mirasıdır ve bu tür yapılar geçmişten günümüze yazılan mektuplardır. Günübirlik ticari kaygılar ve plansız altyapı projeleri uğruna bu mirasa kıyılamaz. Yetkilileri ve tüm kamuoyunu, tarihi ve kültürel varlıklarımızı korumak adına bilimin ve aklın sesine kulak vermeye, acil koruma kararlarını gecikmeksizin uygulamaya çağırıyoruz.”

Kapadokya’daki kaya oluşumlarının jeolojik özellikleri ve doğal süreçler nedeniyle zaman içinde aşınma, çatlama ve kopmalar yaşayabildiğini belirten Tokmak, bölgede olası risklerin belirlenmesi için jeologların ve bilim insanlarının inceleme yapması gerektiğini anlattı. Tokmak, riskli alanların tespit edilmesi, kaya oluşumlarının durumunun izlenmesi ve gerekli önlemlerin önceden alınması, bölgedeki yol ve turizm faaliyetlerinin etkilerinin de bu çalışmalar kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.ARAÇ YOĞUNLUĞU AZALTILMALIBölgedeki araç hareketliliğinin azaltılması gerektiğini savunan Tokmak, otoparkların doğal ve tarihi alanların dışında oluşturulmasını, ziyaretçilerin ise bu alanlara yürüyerek ulaşmasını önerdi. Tokmak “Birkaç gündür yağış var. Kapadokya’da iki dönemde kaya uçmaları olur. Bu normal ve bilinir, olasılıkları hesaplaman gerekir. Her şeyi mevsime bağlıyoruz. Yol çalışması, inşaat çalışması, araç sirkülasyonunun artması, mevsimsel etki bunların hepsi tetikleyici. Bunun kaçınılmaz olduğunu o zamanda söylüyordum. ‘Bakın buralara büyük hata yapıyorsunuz. Bu kayaların içine bu kadar araç sirkülasyonu, bu kadar titreşim sokmayın’ diye o gün yol yapılırken de bağırıyordum. 40-50 tonluk araçlarla girdiler oralara, kestiler, devasa vadiler oluşturdular. Bir yol açmak için bildiğiniz bir manastır kompleksini yok ettiler. Bölgede daha ciddi yıkımlar ve kırılmalar olacak” dedi. Tokmak, önerilerini şöyle sıraladı:”Tamamen buradaki araç sirkülasyonunu durdurmak gerekir. 2-3 kilometre dışarıya bir yerlere park yeri kuracaksın, insanları yürüyerek getireceksin, yürüyerek götüreceksin. Bu kadar. Avrupa’da doğal alanlara dahi arabayla 3 kilometre mesafeye kadar götürürler, sonra yürütürler. İnsanları 300 metreden fazla böyle doğal alanlara, tarihi alanlara yaklaştırmazlar. Araçları da bu kadar sokmazsınız. Ya binlerce vadilerin içinde asfalt attılar, ATV’ler toz kaldırmasın diye…Tamamen paraya dayalı bir turizm mantığına evrildi mesele. Bölgenin dokusuna verilen zararı hiç kimse hesabını yapmıyor yani. Bilimden uzak yaklaşımlar yüzünden bunlar yaşanıyor. ““KAPADOKYA’DA KAZA VE FELAKET GÖZ GÖRE GÖRE GELDİ”Kapadokya’da yaşanan kaza sonrası 3 kişinin yaşamını yitirmesi sonrasında açıklama yapan TÜRÇEP ve İÇAÇEP, “Yoğun araç trafiği, kontrolsüz insan baskısı ve ağır iş makineleriyle yürütülen müdahaleler telafisi imkânsız felaketlere davetiye çıkarıyor” açıklamasını yaptı.İç Anadolu Çevre Platformu (İÇAÇEP) ve Türkiye Çevre Platformu (TÜRÇEP) Kapadokya’da yaşanan kazaya ilişkin ortak basın açıklaması yaptı. Yazılı olarak yapılan açıklamada, “Kapadokya rant ve tahribat baskısı altında. Doğal ve kültürel miras yok edilemez” ifadelerine yer verdi. Ortak sekretarya Abidin Özkaymak ve Ali Kalçık imzası ile yayımlanan açıklamada, “Yoğun araç trafiği, kontrolsüz insan baskısı ve ağır iş makineleriyle yürütülen müdahaleler telafisi imkânsız felaketlere davetiye çıkarıyor” ifadeleri dikkat çekti.Açıklamada şu ifadelere yer verildi:“Daha iki yıl önce uyardık: Doğal kayaçların ve kaya kiliselerin üzerinde ağır iş makineleriyle yol açmak kültürel bir cinayettir. Göz göre göre gelen kazalar ve tahribat, koruma ilkelerinin derhal hayata geçirilmesini zorunlu kılmaktadır.”“BİLİM İNSANLARI VE ÇEVRE SAVUNUCULARI YILLARDIR UYARIYORDU”Milyonlarca yıllık jeolojik süreçlerin ve binlerce yıllık kadim medeniyetlerin ortak emaneti olan Kapadokya’nın, dünya üzerinde benzeri bulunmayan bir doğal ve arkeolojik sit alanı olduğuna dikkat çekilen açıklamada, “Ancak bölge, uzun süredir kâr odaklı turizm anlayışının, denetimsizliğin ve ağır taşıt/insan baskısının tehdidi altındadır. Son dönemde yaşanan kazalar ve göçük tehlikeleri, bilim insanlarının ve çevre savunucularının yıllardır dile getirdiği uyarıların ne kadar haklı olduğu bir kez daha ortaya çıktı.”Peri Bacalarının yıkılarak 5 kişinin yaşamını yitirdiğinin hatırlatıldığı açıklamada, “Bu kaza bölgenin hassasiyetini bir kez daha acı bir şekilde ortaya koymuştur” denildi.GÖZ GÖRE GÖRE GELEN TEHDİT: MOTORLU TAŞIT VE YOĞUN ZİYARETÇİ BASKISI“Daha iki yıl önce, eşsiz peri bacalarının ve altı oyma kaya kiliselerle dolu hassas jeolojik dokunun tam ortasından ağır iş makineleriyle yol geçirilmeye çalışıldığında bunun ‘açık bir kültürel ve doğal cinayet’ olduğunu ifade etmiştik” hatırlatmasına yer verilen açıklamada, titreşime son derece duyarlı tüf tabakalarının üzerinden tonlarca ağırlıktaki araçların ve ağır iş makinelerinin dolaşmasının, yalnızca yüzeyi değil, altındaki bin yıllık yeraltı yerleşimlerini, manastırları ve freskleri onarılamaz biçimde sarstığını ve çatlatmasına yol açtığını belirten Özkaymak ve Kalçık, “Hassas sit alanlarında kontrolsüzce dolaşan turizm otobüsleri, arazi araçları (safari/ATV) ve özel otomobil trafiği, doğal peyzajı aşındırmakla kalmamakta, can ve mal güvenliğini de tehdit eden kazalara zemin hazırlamaktadır. Taşıma kapasitesi gözetilmeksizin alana yığılan kitle turizmi, Kapadokya’nın narin kayaç yapısını hızla ufalamaktadır” ifadeleri kullanıldı.ACİL EYLEM VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİMİZİÇAÇEP ve TURÇEP “Acil Eylem ve Çözüm Önerileri”ni de sıraladı. Özkaymak ve Kalçık şu önerilerde bulundu:“Motorlu ve Ağır Taşıt Girişinin Tamamen Yasaklanması: Hassas sit sınırları ve tarihi çekirdek bölgeler derhal ağır iş makinelerine, tur otobüslerine ve bireysel fosil yakıtlı araç trafiğine kapatılmalıdır.Sıfır Emisyonlu, Hafif Elektrikli Ulaşım Ağı: Bölge içindeki ulaşım ve ziyaret rotaları, yalnızca düşük hızda çalışan, çevre dostu ve titreşim yaratmayan küçük elektrikli mekik/shuttle araçlarıyla ve bisiklet/yaya yollarıyla sınırlandırılmalıdır.Ziyaretçi Taşıma Kapasitesinin Belirlenmesi ve Randevu Sistemi: Vadilerin ve kaya oyma yapıların fiziksel taşıma kapasiteleri bilimsel verilerle tespit edilmeli, anlık yığılmaları engelleyen kademeli ve kotalı ziyaretçi giriş sistemi kurulmalıdır.Ağır Müdahalelerin ve Yol Genişletme Projelerinin Durdurulması: Tarihi ve jeolojik dokuya zarar veren betonlaşma, genişletilmiş asfalt yollar ve titreşim üreten her türlü inşaat faaliyeti ivedilikle durdurulmalı; tahribat riski altındaki kaya kiliseler uzman restoratörlerce güçlendirilmelidir.Bağımsız Bilim Kurulu ve Şeffaf Denetim: Kapadokya Alan Başkanlığı ve yerel yönetimlerin karar süreçleri; arkeologlar, jeologlar, şehir plancıları ve sivil toplum temsilcilerinden oluşan bağımsız kurulların denetimine açık hale getirilmelidir.Kapadokya yalnızca bugünün değil, gelecek kuşakların ve tüm insanlığın ortak mirasıdır ve bu tür yapılar geçmişten günümüze yazılan mektuplardır. Günübirlik ticari kaygılar ve plansız altyapı projeleri uğruna bu mirasa kıyılamaz. Yetkilileri ve tüm kamuoyunu, tarihi ve kültürel varlıklarımızı korumak adına bilimin ve aklın sesine kulak vermeye, acil koruma kararlarını gecikmeksizin uygulamaya çağırıyoruz.”

Bölgedeki araç hareketliliğinin azaltılması gerektiğini savunan Tokmak, otoparkların doğal ve tarihi alanların dışında oluşturulmasını, ziyaretçilerin ise bu alanlara yürüyerek ulaşmasını önerdi. Tokmak “Birkaç gündür yağış var. Kapadokya’da iki dönemde kaya uçmaları olur. Bu normal ve bilinir, olasılıkları hesaplaman gerekir. Her şeyi mevsime bağlıyoruz. Yol çalışması, inşaat çalışması, araç sirkülasyonunun artması, mevsimsel etki bunların hepsi tetikleyici. Bunun kaçınılmaz olduğunu o zamanda söylüyordum. ‘Bakın buralara büyük hata yapıyorsunuz. Bu kayaların içine bu kadar araç sirkülasyonu, bu kadar titreşim sokmayın’ diye o gün yol yapılırken de bağırıyordum. 40-50 tonluk araçlarla girdiler oralara, kestiler, devasa vadiler oluşturdular. Bir yol açmak için bildiğiniz bir manastır kompleksini yok ettiler. Bölgede daha ciddi yıkımlar ve kırılmalar olacak” dedi. Tokmak, önerilerini şöyle sıraladı:”Tamamen buradaki araç sirkülasyonunu durdurmak gerekir. 2-3 kilometre dışarıya bir yerlere park yeri kuracaksın, insanları yürüyerek getireceksin, yürüyerek götüreceksin. Bu kadar. Avrupa’da doğal alanlara dahi arabayla 3 kilometre mesafeye kadar götürürler, sonra yürütürler. İnsanları 300 metreden fazla böyle doğal alanlara, tarihi alanlara yaklaştırmazlar. Araçları da bu kadar sokmazsınız. Ya binlerce vadilerin içinde asfalt attılar, ATV’ler toz kaldırmasın diye…Tamamen paraya dayalı bir turizm mantığına evrildi mesele. Bölgenin dokusuna verilen zararı hiç kimse hesabını yapmıyor yani. Bilimden uzak yaklaşımlar yüzünden bunlar yaşanıyor. ““KAPADOKYA’DA KAZA VE FELAKET GÖZ GÖRE GÖRE GELDİ”Kapadokya’da yaşanan kaza sonrası 3 kişinin yaşamını yitirmesi sonrasında açıklama yapan TÜRÇEP ve İÇAÇEP, “Yoğun araç trafiği, kontrolsüz insan baskısı ve ağır iş makineleriyle yürütülen müdahaleler telafisi imkânsız felaketlere davetiye çıkarıyor” açıklamasını yaptı.İç Anadolu Çevre Platformu (İÇAÇEP) ve Türkiye Çevre Platformu (TÜRÇEP) Kapadokya’da yaşanan kazaya ilişkin ortak basın açıklaması yaptı. Yazılı olarak yapılan açıklamada, “Kapadokya rant ve tahribat baskısı altında. Doğal ve kültürel miras yok edilemez” ifadelerine yer verdi. Ortak sekretarya Abidin Özkaymak ve Ali Kalçık imzası ile yayımlanan açıklamada, “Yoğun araç trafiği, kontrolsüz insan baskısı ve ağır iş makineleriyle yürütülen müdahaleler telafisi imkânsız felaketlere davetiye çıkarıyor” ifadeleri dikkat çekti.Açıklamada şu ifadelere yer verildi:“Daha iki yıl önce uyardık: Doğal kayaçların ve kaya kiliselerin üzerinde ağır iş makineleriyle yol açmak kültürel bir cinayettir. Göz göre göre gelen kazalar ve tahribat, koruma ilkelerinin derhal hayata geçirilmesini zorunlu kılmaktadır.”“BİLİM İNSANLARI VE ÇEVRE SAVUNUCULARI YILLARDIR UYARIYORDU”Milyonlarca yıllık jeolojik süreçlerin ve binlerce yıllık kadim medeniyetlerin ortak emaneti olan Kapadokya’nın, dünya üzerinde benzeri bulunmayan bir doğal ve arkeolojik sit alanı olduğuna dikkat çekilen açıklamada, “Ancak bölge, uzun süredir kâr odaklı turizm anlayışının, denetimsizliğin ve ağır taşıt/insan baskısının tehdidi altındadır. Son dönemde yaşanan kazalar ve göçük tehlikeleri, bilim insanlarının ve çevre savunucularının yıllardır dile getirdiği uyarıların ne kadar haklı olduğu bir kez daha ortaya çıktı.”Peri Bacalarının yıkılarak 5 kişinin yaşamını yitirdiğinin hatırlatıldığı açıklamada, “Bu kaza bölgenin hassasiyetini bir kez daha acı bir şekilde ortaya koymuştur” denildi.GÖZ GÖRE GÖRE GELEN TEHDİT: MOTORLU TAŞIT VE YOĞUN ZİYARETÇİ BASKISI“Daha iki yıl önce, eşsiz peri bacalarının ve altı oyma kaya kiliselerle dolu hassas jeolojik dokunun tam ortasından ağır iş makineleriyle yol geçirilmeye çalışıldığında bunun ‘açık bir kültürel ve doğal cinayet’ olduğunu ifade etmiştik” hatırlatmasına yer verilen açıklamada, titreşime son derece duyarlı tüf tabakalarının üzerinden tonlarca ağırlıktaki araçların ve ağır iş makinelerinin dolaşmasının, yalnızca yüzeyi değil, altındaki bin yıllık yeraltı yerleşimlerini, manastırları ve freskleri onarılamaz biçimde sarstığını ve çatlatmasına yol açtığını belirten Özkaymak ve Kalçık, “Hassas sit alanlarında kontrolsüzce dolaşan turizm otobüsleri, arazi araçları (safari/ATV) ve özel otomobil trafiği, doğal peyzajı aşındırmakla kalmamakta, can ve mal güvenliğini de tehdit eden kazalara zemin hazırlamaktadır. Taşıma kapasitesi gözetilmeksizin alana yığılan kitle turizmi, Kapadokya’nın narin kayaç yapısını hızla ufalamaktadır” ifadeleri kullanıldı.ACİL EYLEM VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİMİZİÇAÇEP ve TURÇEP “Acil Eylem ve Çözüm Önerileri”ni de sıraladı. Özkaymak ve Kalçık şu önerilerde bulundu:“Motorlu ve Ağır Taşıt Girişinin Tamamen Yasaklanması: Hassas sit sınırları ve tarihi çekirdek bölgeler derhal ağır iş makinelerine, tur otobüslerine ve bireysel fosil yakıtlı araç trafiğine kapatılmalıdır.Sıfır Emisyonlu, Hafif Elektrikli Ulaşım Ağı: Bölge içindeki ulaşım ve ziyaret rotaları, yalnızca düşük hızda çalışan, çevre dostu ve titreşim yaratmayan küçük elektrikli mekik/shuttle araçlarıyla ve bisiklet/yaya yollarıyla sınırlandırılmalıdır.Ziyaretçi Taşıma Kapasitesinin Belirlenmesi ve Randevu Sistemi: Vadilerin ve kaya oyma yapıların fiziksel taşıma kapasiteleri bilimsel verilerle tespit edilmeli, anlık yığılmaları engelleyen kademeli ve kotalı ziyaretçi giriş sistemi kurulmalıdır.Ağır Müdahalelerin ve Yol Genişletme Projelerinin Durdurulması: Tarihi ve jeolojik dokuya zarar veren betonlaşma, genişletilmiş asfalt yollar ve titreşim üreten her türlü inşaat faaliyeti ivedilikle durdurulmalı; tahribat riski altındaki kaya kiliseler uzman restoratörlerce güçlendirilmelidir.Bağımsız Bilim Kurulu ve Şeffaf Denetim: Kapadokya Alan Başkanlığı ve yerel yönetimlerin karar süreçleri; arkeologlar, jeologlar, şehir plancıları ve sivil toplum temsilcilerinden oluşan bağımsız kurulların denetimine açık hale getirilmelidir.Kapadokya yalnızca bugünün değil, gelecek kuşakların ve tüm insanlığın ortak mirasıdır ve bu tür yapılar geçmişten günümüze yazılan mektuplardır. Günübirlik ticari kaygılar ve plansız altyapı projeleri uğruna bu mirasa kıyılamaz. Yetkilileri ve tüm kamuoyunu, tarihi ve kültürel varlıklarımızı korumak adına bilimin ve aklın sesine kulak vermeye, acil koruma kararlarını gecikmeksizin uygulamaya çağırıyoruz.”

Gelişmeler ve Beklentiler

Gelişmeler kamuoyu ile paylaşılmaya devam edecek.

Kaynak: BirGün Manşet

Bir Yorum Yazın