26 Ekim 2026, Pazartesi
Haber

Borsa İstanbul’da yabancı satışı üçüncü haftaya uzatıldı: Son iki haftada 337 milyon

🔍 DERİNLEMESİNE ANALİZ

İSTANBUL — Borsa İstanbul’da yabancı yatırımcıların satış eğilimi üçüncü ardışık haftaya taşırken, TCMB verileri son iki haftada toplam 337 milyon dolar net hisse senedi satışı ve tahvil piyasasındaki yön değişimini ortaya koydu. Yabancıların hem hisse senedi hem de tahvil piyasasındaki net satışları, piyasa likiditesini ve yerli yatırımcıların stratejik kararlarını doğrudan etkiliyor.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Yabancı yatırımcıların Borsa İstanbul’daki satış eğilimi üst üste üçüncü haftaya uzandı.
  • 16 Ekim haftasında yabancıların net hisse senedi satışı 88,8 milyon dolar, bir önceki hafta 248,2 milyon dolar seviyesindeydi.
  • Tahvil piyasasında 9 Ekim haftasında 446 milyon dolar net alım, 16 Ekim haftasında ise 60 milyon dolar net satım gerçekleşti.

Yabancı Yatırımcıların Satış Eğiliminin Sürekliliği

Yabancı yatırımcıların Borsa İstanbul’daki satış eğilimi üst üste üçüncü haftaya taşındı. TCMB verileri, yurtdışı yerleşiklerin son haftada hem hisse senedi hem de tahvil piyasasında net satış yaptığını gösterdi.\n\nTürkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 16 Ekim haftasına ilişkin menkul kıymet istatistikleri açıklandı.\n\nVerilere göre yurtdışında yerleşik yatırımcılar söz konusu haftada hem hisse senedi hem de tahvil piyasasında net satıcı konumunda yer aldı.\n\nBöylece yabancı yatırımcıların hisse senedi piyasasındaki satış eğilimi üst üste üçüncü haftaya taşındı.\n\nBu üç haftalık artış, küresel risk iştahının düşüşü, bölgesel jeopolitik gerilimler ve Türkiye’nin faiz politikalarındaki belirsizliklerin bir yansıması olarak yorumlanıyor. Uzmanlar, yabancı sermayenin bu tutumunun kısa vadeli volatiliteyi artırabileceğini, ancak uzun vadede piyasanın temel dinamiklerine göre yeniden denge bulacağını belirtiyor. Ayrıca, Borsa İstanbul’un yabancı yatırımcıların işlem hacmine hâlâ büyük ölçüde bağımlı olduğu vurgulanıyor.

Hisse Senedi ve Tahvil Piyasasındaki Net İşlemler

Yurtdışında yerleşik yatırımcılar, 16 Ekim haftasında 88,8 milyon dolarlık net hisse senedi satışı yaptı.\n\nBir önceki hafta olan 9 Ekim’de yabancı yatırımcıların hisse senedi satışları 248,2 milyon dolar düzeyindeydi.\n\nBöylece son iki haftada yabancıların hisse senedi piyasasındaki toplam net satışı 337 milyon dolara ulaştı.\n\nYabancı yatırımcılar tahvil piyasasında bir haftalık alımın ardından yeniden satışa yöneldi.\n\n9 Ekim haftasında 446 milyon dolarlık net tahvil alımı yapan yurtdışı yerleşikler, 16 Ekim haftasında 60 milyon dolarlık net tahvil satışı yaptı.\n\nTahvil piyasasındaki bu yön değişimi, yatırımcıların faiz beklentileri ve enflasyon riskine karşı korunma stratejileriyle ilişkilendiriliyor. Analistler, 9 Ekim haftasındaki büyük alımın, o dönemde açıklanan para politikası sinyallerine yanıt olarak değerlendirildiğini, ancak 16 Ekim’deki satışın, piyasanın artan getiri beklentileri ve kur riskine karşı yeniden pozisyon ayarlaması olarak görüldüğünü ifade ediyor. Bu hareketler, hem devlet tahvilleri hem de özel sektör tahvilleri üzerinde likidite baskısı yaratabilir ve kısa vadeli getiri spread’lerinde dalgalanmalara yol açabilir.

Gelecek Beklentileri ve Piyasa Üzerindeki Potansiyel Etkileri

Yabancı yatırımcıların net satış eğiliminin üçüncü hafta sürmesi, BIST 100 endeksinin teknik seviyeler üzerindeki baskısını artırıyor. Uzman görüşlerine göre, eğer bu trend devam ederse, yerli yatırımcıların risk iştahı azalabilir ve daha güvenli liman olarak döviz ve altın gibi varlıklara yönelme ihtimali yükselir.\n\nAyrıca, TCMB’nin para politikası kararları, özellikle faiz oranları ve likidite yönetimi, yabancı sermayenin yöneliminde kritik bir rol oynayacak. Merkez Bankası’nın önümüzdeki toplantısında açıklayacağı politika çerçevesi, yabancı yatırımcıların Borsa İstanbul’a geri dönüp dönmeyeceğini belirleyecek.\n\nEkonomik analistler, Türkiye’nin dış borç stoku ve cari açık gibi makroekonomik göstergelerinin iyileşmesi durumunda yabancı yatırımcıların yeniden alım yapma olasılığının artacağını, aksi takdirde satış baskısının sürdürülebileceğini öngörüyor. Bu bağlamda, yatırımcıların hem hisse senedi hem de tahvil piyasasındaki pozisyonlarını yeniden değerlendirmeleri ve risk yönetim stratejilerini güncellemeleri kritik önem taşıyor.

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika

Bir Yorum Yazın