NEW YORK — Birleşmiş Milletler tarafından yayımlanan son rapor, 2025 yılında küresel çapta yaşanan çatışmaların en ağır faturasını kadınlar ve kız çocuklarının ödediğini ortaya koydu. Buna göre her gün en az 25 kadın ve kız çocuğu hayatını kaybederken, toplam sivil kayıplar içerisindeki oranları 2021 yılına kıyasla iki katına çıktı.
- 2025 yılında çatışmalarda 37 bini aşkın sivil yaşamını yitirdi, ölenlerin dörtte birini kadın ve kız çocukları oluşturdu.
- Yaklaşık 750 milyon kadın ve kız çocuğu aktif bir çatışma bölgesinin 50 kilometre yakınında yaşıyor.
- BM tarafından doğrulanan çatışmaya bağlı cinsel şiddet vakaları 2022-2025 yılları arasında neredeyse dört kat arttı.
- Çatışma bölgelerinde yaşayan 170 milyon kadın ve kız çocuğu günde 3 ABD dolarından az gelirle aşırı yoksulluk içinde hayatta kalmaya çalışıyor.
Küresel Çatışmalarda Sivil Kayıplar ve Artan Tehlike
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin yayımladığı 2026 Kadınlar, Barış ve Güvenlik Raporu, savaşların ve silahlı çatışmaların sivil halk üzerindeki yıkıcı etkilerini gözler önüne serdi. Rapordaki verilere göre, 2025 yılında çatışmalarda 37 binden fazla sivil yaşamını yitirdi. Bu trajik tablonun en çarpıcı yönü ise ölenlerin dörtte birini kadınlar ve kız çocuklarının oluşturması oldu. Kaydedilen bu oran, 2021 yılı verileriyle kıyaslandığında iki katlık korkutucu bir artışa işaret ediyor. Günlük yaşamın akışı içerisinde her gün en az 25 kadın ve kız çocuğu bu çatışmalar nedeniyle hayattan kopuyor. Öte yandan tehlike coğrafi olarak da genişliyor; yaklaşık 750 milyon kadın ve kız çocuğu, halihazırda aktif bir çatışma bölgesinin 50 kilometre yakınında yaşam mücadelesi veriyor. Bu sayı, 2024 yılına kıyasla 40 milyonluk bir artış göstererek 1990 yılından bu yana kaydedilen en yüksek seviyeye ulaştı.
Sima Bahous’tan ‘Acil Yatırım’ Çağrısı ve Askeri Harcamalar Çelişkisi
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan BM Kadın Birimi (UN Women) İcra Direktörü Sima Bahous, tablonun vahametini vurgulayan çarpıcı açıklamalarda bulundu. Sima Bahous, “On yıllardır görülmemiş ölçüde daha fazla kadın ve kız çocuğu savaşların ortasında sıkışıp kalmış durumda” diyerek uluslararası topluma seslendi. Savaş ortamlarının getirdiği devasa finansal çelişkilere dikkat çeken Bahous, askeri harcamalar artmaya devam ederken kalkınma yardımlarının azalmasının kabul edilemez olduğunu belirtti. Bahous, “Oysa kadın liderliğine, çatışmaların önlenmesine ve barış inşasına yatırım yapmak hiç olmadığı kadar acil bir ihtiyaç” ifadeleriyle küresel aktörleri harekete geçmeye davet etti.
Cinsel Şiddet Vakaları Dört Katına Yaklaştı ve Derinleşen Yoksulluk
Savaşın ortasında yaşayan kadınlar ve kız çocukları için tehdit yalnızca havada uçuşan bombalarla veya doğrudan silahlı saldırılarla sınırlı kalmıyor. Birleşmiş Milletler tarafından resmi olarak doğrulanan çatışmaya bağlı cinsel şiddet vakalarının sayısı, 2022 ile 2025 yılları arasında neredeyse dört katına çıktı. Savaş, yıkıcı etkileriyle kadınları daha derin bir yoksulluğa sürüklerken, aynı zamanda omuzlarındaki ücretsiz bakım yüklerini de katlanarak artırıyor. Mevcut verilere göre yaklaşık 170 milyon kadın ve kız çocuğu hem çatışma bölgelerinde hem de aşırı yoksulluk içinde, günde 3 ABD dolarından daha az bir gelirle hayatta kalmaya çalışıyor. Bu kitle, dünya genelinde aşırı yoksulluk içindeki kadın ve kız çocuklarının yaklaşık yüzde 40’ını oluşturuyor.
Gelişmeler ve Beklentiler
Birleşmiş Milletler raporunun ortaya koyduğu bu karanlık tablo, uluslararası toplumun çatışma bölgelerindeki sivilleri, özellikle de kadınları ve kız çocuklarını korumak için attığı adımların yetersiz kaldığını tescilliyor. Önümüzdeki süreçte, askeri bütçelerin artırılması yerine barış inşasına, kalkınma yardımlarına ve kadın liderliğinin güçlendirilmesine ağırlık verilmesi; aksi takdirde krizin derinleşerek devam edeceği resmi raporlar ve yetkililer tarafından vurgulanıyor.
Kaynak: BirGün Manşet