28 Ekim 2026, Çarşamba
Haber

Cezaevlerindeki Hak İhlallerine Karşı Ortak Rapor: Barışın Yolu Adaletten Geçer

📰 KAPSAMLI RAPOR

URFA — Türkiye genelinde hak ihlallerinin artış gösterdiği cezaevlerinde, özellikle ağır hasta tutuklular ile tahliyeleri hukuki gerekçelerle ertelenen hükümlülerin derhal serbest bırakılması yönünde güçlü bir çağrı yapıldı. Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) ile Tutuklu ve Hükümlü Aileleriyle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (TUHAY-DER) Urfa Temsilcilikleri, Osmaniye ve bölge cezaevlerindeki hak ihlallerini gözler önüne seren kapsamlı bir raporu kamuoyuyla paylaştı.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • ÖHD ve TUHAY-DER Urfa Temsilcilikleri, Osmaniye ve bölge cezaevlerindeki hak ihlallerini raporlaştırdı.
  • Raporda yer alan temel sloganda, ‘Barışın yolu adaletten, hukuktan ve özgürlükten geçer’ denildi.
  • TUHAY-DER Riha Temsilciliği Eşsözcüsü Ayla Özdemir, ağır hasta tutsak Celal Yıldırım’ın tahliyesi için acil adım atılmasını istedi.
  • İnfaz erteleme ve infaz yakma uygulamalarına son verilmesi, siyasi tutsakların önündeki engellerin kaldırılması talep edildi.

Osmaniye ve Bölge Cezaevlerindeki Hak İhlalleri Raporu Açıklandı

Türkiye’nin cezaevleri gündemi, son dönemde artan hak ihlalleri, sağlık sorunları ve infaz yakma iddialarıyla sarsılmaya devam ediyor. Bu kapsamda Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) ile Tutuklu ve Hükümlü Aileleriyle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (TUHAY-DER) Urfa Temsilcilikleri tarafından ortaklaşa hazırlanan bir rapor kamuoyunun bilgisine sunuldu. Hazırlanan bu kritik raporda, başta Osmaniye cezaevleri olmak üzere bölgedeki diğer ceza infaz kurumlarında yaşanan hak ihlalleri tüm detaylarıyla ele alındı. Hukukçular ve insan hakları savunucuları, cezaevlerindeki mevcut tablonun kabul edilemez boyutlara ulaştığına dikkat çekerek acil reform ve denetim mekanizmalarının işletilmesi gerektiğinin altını çizdi. Raporun genel çerçevesinde, adil yargılanma hakkından tutukluların insani koşullarda barınma haklarına kadar pek çok alanda ciddi sapmaların yaşandığına vurgu yapıldı.

“Barışın Yolu Adaletten, Hukuktan ve Özgürlükten Geçer”

Kamuoyuyla paylaşılan raporun en dikkat çekici ve ana felsefesini oluşturan bölümünü ise adalet ve barış vurgusu oluşturdu. Rapor metninde yer alan temel ifadede, toplumsal barışın ancak evrensel hukuk normlarının eksiksiz uygulanmasıyla mümkün olabileceği belirtilerek, “Barışın yolu adaletten, hukuktan ve özgürlükten geçer” denildi. Bu çağrı, cezaevlerindeki tecrit, tecrit benzeri uygulamalar ve hak ihlallerinin sadece mahpusları değil, tüm toplumsal barış iklimini zehirlediği tespitiyle desteklendi. Sivil toplum kuruluşları, hukukçular ve insan hakları savunucuları, devletin en temel sorumluluğunun hukukun üstünlüğünü cezaevleri dahil her alanda tesis etmek olduğunu hatırlatarak, adalet mekanizmalarının tarafsız ve evrensel ilkeler doğrultusunda işletilmesi gerektiğini yinelediler.

Ayla Özdemir’den Acil Tahliye ve Hak Çağrısı

Raporun açıklanmasının ardından konuya ilişkin en net ve keskin açıklama TUHAY-DER Riha Temsilciliği Eşsözcüsü Ayla Özdemir’den geldi. Özdemir, cezaevlerindeki kronikleşmiş sorunlara dikkat çekerek somut taleplerini sıraladı. “Ağır hasta tutsakların sağlık ve yaşam hakları korunsun, Celal Yıldırım’ın tahliyesi için gerekli adımlar atılsın, infaz erteleme ve infaz yakma uygulamalarına son verilsin, siyasi tutsakların özgürlüklerine kavuşmalarının önündeki hukuki ve idari engeller kaldırılsın. Hasta tutsakların yaşam hakkı ertelenemez” diyerek yetkililere çağrıda bulundu. Özellikle kritik sağlık sorunlarıyla boğuşan mahpusların cezaevi koşullarında hayatta kalma mücadelesi verdiğine işaret eden Özdemir, infaz erteleme kararlarının siyasi veya keyfi saiklerle geciktirilmesinin telafisi imkansız sonuçlar doğurabileceğini vurguladı. Celal Yıldırım şahsında tüm ağır hasta tutsakların derhal bağımsız heyetler tarafından muayene edilerek serbest bırakılması gerektiği yinelendi.

Gelişmeler ve Beklentiler

Cezaevlerindeki hak ihlallerinin son bulması, hasta mahpusların tedavi haklarına kavuşması ve infaz süreçlerindeki hukuki tıkanıklıkların giderilmesi için sivil toplum örgütlerinin ve hukuk derneklerinin yürüttüğü hukuki ve toplumsal mücadele kararlılıkla devam ediyor. Önümüzdeki süreçte, özellikle Celal Yıldırım gibi kritik durumdaki mahpusların durumu için ulusal ve uluslararası insan hakları mekanizmalarının daha aktif rol oynaması ve resmi makamların raporda yer alan taleplere yönelik somut adımlar atması bekleniyor.

Kaynak: BirGün Manşet

Bir Yorum Yazın