KASTAMONU — Türkiye’nin en önemli pirinç üretim merkezlerinden biri olan Kastamonu’nun Tosya ilçesinde, coğrafi işaret tescilli ‘sarıkılçık’ çeltiğinde hasat dönemi büyük bir heyecanla başlarken, iklim şartları ve su sıkıntısı nedeniyle dönüm başına alınan verimin 1 tondan 400 kilograma kadar gerilemesi üreticiyi kara kara düşündürüyor.
- Tosya’da tescilli coğrafi işaretli ‘sarıkılçık’ çeltiğinin yanı sıra ‘yaşar’, ‘maratelli’ ve ‘Osmancık’ pirinç çeşitlerinin hasadı tüm hızıyla sürüyor.
- Bölgedeki üreticiler, havaların soğuk gitmesi ve su yetersizliği nedeniyle geçmiş yıllarda dönüm başına alınan 800-900 kilogramlık verimin bu yıl 400 kilograma kadar düştüğünü belirtiyor.
- Tosya Belediye Başkanı Volkan Kavaklıgil, Osmanlı mutfağının vazgeçilmezi olan Tosya pirincinin Türkiye ve Avrupa’da markalaşmış tarihi değerini vurguladı.
- Çiftçiler, Dikmen köyüne acilen bir baraj yapılmasını talep ederek arazilerdeki toplulaştırma çalışmalarının su sorunu çözülmedikçe tam anlamıyla karşılık bulamayacağını ifade ediyor.
Osmanlı’dan Günümüze Uzanan Lezzet: Tosya Çeltik Hasadı Sürüyor
Türkiye’nin ve Avrupa’nın birçok ülkesinde pirinç denildiğinde ilk akla gelen lezzetlerden biri olan Osmanlı mutfağının vazgeçilmezi Tosya pirinci, Kastamonu’nun Tosya ilçesinde toprakla buluşmaya devam ediyor. Bölgenin en yüksek dağlarından biri olan Ilgaz Dağı’nda eriyen kar sularıyla beslenen tarım arazilerinde coğrafi işaret belgeli ‘sarıkılçık’ türünün yanı sıra ‘yaşar’, ‘maratelli’ ve ‘Osmancık’ pirinç çeşitleri de başarıyla hasat ediliyor. Tarihi kökleriyle dikkat çeken ilçede, Türkiye’nin ilk çeltik fabrikası 1926 yılında kurulmuş olup, geleneksel yöntemlerle modern tarım teknolojileri harmanlanarak üretim sürdürülmektedir. Günümüzde biçerdöverlerle tarlalardan toplanan çeltik, kurutma süreçlerinin ardından fabrikalarda işlenerek sofralardaki yerini alacak şekilde yüksek kaliteli pirinç haline getirilmektedir.
Başkan Volkan Kavaklıgil’den Tosya Pirinci Vurgusu: ‘Kimse Başka Hayaller Peşinde Koşmasın’
Hasat dönemiyle ilgili önemli değerlendirmelerde bulunan Tosya Belediye Başkanı Volkan Kavaklıgil, bölgenin tarımsal potansiyeline dikkat çekti. Başkan Kavaklıgil yaptığı açıklamada, ‘Pirinç deyince akla Tosya geliyor. Yaklaşık 25 bin dekar arazide gerçekleştirilmesi planlanan bu tarım, suyla ilgili ihtiyacımızı tam karşılayamadığımız için şu anda 7 bin 500 dekar alanda tarımını gerçekleştiriyoruz’ diyerek su kısıtının altını çizdi. Tosya pirincinin ulusal ve uluslararası alandaki eşsiz konumuna değinen Kavaklıgil, ‘Türkiye’de ve Avrupa’nın birçok ülkesinde pirinç dediğiniz zaman Tosya akla gelir. Bununla ilgili kimse kafasını kuma gömüp de başka hayaller peşinde koşmasın. Ülkemizin ve yöremizin birçok şehrinde ve kentinde muhakkak çeltik üretimi yapılıyor, muhakkak çeltik üretimi gerçekleşiyor ama Tosya, Türkiye’de bu noktada Osmanlı döneminden Cumhuriyet tarihine kadar kendisini ispat etmiş. Bu tür ispatlara da vakit ayıracak bir hacmi olmadığını buradan ifade etmek istiyorum’ şeklinde konuştu.
Üreticilerden İklim ve Su İsyanı: ‘Verim 1 Tondan 400 Kilograma Kadar Geriledi’
Tarlalardaki güncel durumu aktaran Tosyalı üreticiler ise yaşanan rekolte düşüklüğünden duydukları endişeyi dile getirdiler. İlçede uzun yıllardır pirinç üretimi yapan Ali Uzun, en büyük problemin su yetersizliği olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: ‘En büyük sorunumuz su. Dikmen köyümüz bir baraj olursa bize yeter. Arazimiz düzlendi, birleşti, toplulaştı ama su sıkıntımız var. Bu sene dönüm başına verim 400 kilogramı geçmez diye düşünüyorum. Çünkü verim yarı yarıya düştü. Geçtiğimiz yıllarda dönüm başına 800-900 kilogram verim alıyorduk, fakat şimdi yarı yarıya düştü. Çünkü bu sene havalar soğuk gitti. Bu da verimi düşürdü.’ Bir diğer üretici Osman Yılmaz ise 8 dönüm arazide büyük bir özveriyle çeltik yetiştirdiğini kaydederek, ‘Toplam 4 ton civarında çeltik alırız diye düşünüyorum. O da dönüm başına 500 kilograma denk geliyor’ diyerek verimdeki ciddi daralmayı gözler önüne serdi.
Gelişmeler ve Beklentiler
Tosya’da coğrafi işaretli ‘sarıkılçık’ pirincinin geleceği açısından hayati önem taşıyan su probleminin çözümü için üreticiler resmi makamlardan ve yerel yönetimlerden acil baraj ve sulama yatırımları bekliyor. İklim krizinin etkilerini yoğun şekilde hisseden bölge çiftçisi, tarihi lezzetin kalitesini ve üretim hacmini koruyabilmek adına yeni sulama projelerinin bir an önce hayata geçirilmesini talep ediyor.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika