27 Ekim 2026, Salı
Haber

Depremde Barakasını, Yağışta Konteynerini Kaybetti: Hatunoğlu Ailesinin Güvenli Ev

🔍 DERİNLEMESİNE ANALİZ

OSMANİYE — Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde barakası yıkılan, geçtiğimiz günlerde ise şiddetli yağışlarda konteynerleri kullanılamaz hale gelen onkoloji hastası eşi ve 12 yaşındaki çocuğuyla başkasının arazisinde derme çatma bir yapıda yaşam mücadelesi veren Adil Hatunoğlu, yetkililerden başını sokabileceği güvenli ve sabit bir yuva talep ediyor.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Osmaniye’nin Kadirli ilçesinin Yenigün Köyü’nde yaşayan Adil Hatunoğlu, 6 Şubat depremlerinde barakasını, şiddetli yağışlarda ise konteynerini kaybetti.
  • Hatunoğlu’nun eşi Hasibe Hatunoğlu, 12 yıl önce geçirdiği beyin tümörü ameliyatı nedeniyle yüzde 92 fiziksel engelli ve onkoloji tedavisi görüyor.
  • Başkasının tapulu arazisinde, elektrikten mahrum, iki güneş paneliyle idare edilen derme çatma bir barakada yaşam savaşı veriliyor.
  • Ailenin tek isteği, devlet tarafından kendisine kalıcı bir yer tahsis edilmesi ve kendi imkanlarıyla güvenli bir ev inşa edebilmek.

6 Şubat Depremlerinden Bugüne Dinmeyen Acı ve Barınma Krizi

Türkiye’yi derinden sarsan 6 Şubat depremlerinin üzerinden uzun bir zaman geçmesine rağmen, deprem bölgesindeki artçı sosyal ve ekonomik yıkımlar tüm ağırlığıyla devam ediyor. Osmaniye’nin Kadirli ilçesine bağlı Yenigün Köyü’nde hayatta kalma mücadelesi veren Adil Hatunoğlu’nun yaşadığı trajik süreç, afet sonrası barınma krizinin en çarpıcı örneklerinden birini gözler önüne seriyor. Adil Hatunoğlu, beyninden tümör ameliyatı geçiren eşi Hasibe Hatunoğlu ve 12 yaşındaki çocuklarıyla birlikte, 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerde ikamet ettikleri barakalarını tamamen kaybetmişti. Depremde ağır hasar alarak yan yatan barakanın ardından başka bir çıkış yolu arayan aile, yerin kendilerine ait tapulu bir arazi olmaması sebebiyle resmi makamlardan bekledikleri desteği ve seslerini duyurma imkanını yeterince bulamadı. Yaşanan bu büyük afetin ardından çaresizlik içinde başkasının arsası üzerine yeniden derme çatma bir baraka inşa etmek zorunda kalan Hatunoğlu ailesi, bugün hâlâ bu gayriresmi ve geçici yapıda yaşam mücadelesini sürdürüyor.

Yüzde 92 Engelli Eşin Sağlık Mücadelesi ve Köy Yaşamının Zorunluluğu

Adil Hatunoğlu’nun omuzlarındaki yük sadece barınma imkansızlıklarıyla sınırlı kalmıyor. Maddi imkansızlıkların yanı sıra eşi Hasibe Hatunoğlu’nun ağır sağlık sorunları, ailenin günlük yaşamını kilitliyor. Eşinin 12 yıl önce beyninden tümör alındığını ve yüzde 92 oranında fiziksel engelinin bulunduğunu belirten Adil Hatunoğlu, yaşadıkları coğrafi ve tıbbi mecburiyetleri şu sözlerle aktarıyor: ‘Bir oğlum var, eşim engelli onkoloji hastası. Sürekli temiz havada kalmasına ihtiyaç duyduğundan köyde yaşamak zorundayız. Eşime bakmakla mükellefim. Devletin belirlemiş olduğu bir aylığı tahsis ediyorlar ona.’ Eşinin sağlığı açısından köy ortamının hayati önem taşıdığını vurgulayan Hatunoğlu, coğrafi konum itibarıyla bulundukları arazinin üst ve alt tarafının tarla olması nedeniyle yaşamaya elverişli olmadığını, muhtarlığın yardımıyla kendisine başka bir yer tahsis edildiğini ancak oraya koydukları konteynerin de iki ay önceki fırtına ve yağmurlu havada tamamen kullanılamaz hale geldiğini dile getiriyor. Şimdilik barındıkları yerin başkasına ait geçici bir şahıs arsası olduğunu belirten Hatunoğlu, mülk sahibinin kendilerini şimdiye kadar idare ettiğini ancak sabit bir yere acilen ihtiyaç duyduklarını ifade ediyor.

Elektriksiz Hayat, Güneş Panelleri ve Çözüm Bekleyen Çağrı

Modern dünyanın en temel imkanlarından mahrum bir şekilde, adeta zamanın durduğu koşullarda yaşam süren Hatunoğlu ailesinin evi, elektrik şebekesine dahi bağlı değil. Adil Hatunoğlu bu yokluk tablosunu, ‘İki tane güneş panelim var, onunla idare ediyoruz. Şimdilik bir yarım dolap var, o çalışıyor’ sözleriyle özetliyor. Konteynerin bulunduğu yerin yola yakın ve yaşama elverişli daha iyi şartlara sahip olduğunu ancak oraya bir yapı yapma veya yeri üzerine tahsis almaya maddi gücünün yetmediğini belirten Hatunoğlu, arsa alacak ekonomik imkana sahip olsaydı sessiz sedasız bu sorunu çoktan çözmüş olacaklarını söylüyor. Ailenin en büyük destekçisi ve aynı zamanda en kırılgan figürü olan engelli Hasibe Hatunoğlu ise yaşadığı derin çaresizliği şu kısa ve sarsıcı cümlelerle dile getiriyor: ‘Bir an önce ev istiyorum. Hastayım, ben beynimden ameliyat oldum, fazla konuşamıyorum.’

Gelişmeler ve Beklentiler

Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde deprem felaketini, ardından aşırı yağışları ve nihayetinde derin bir yoksulluğu göğüslemek zorunda kalan Hatunoğlu ailesinin hikayesi, afet yönetimi ve sosyal devlet politikalarının kılcal damarlarına kadar ulaşması gereken hassas noktaları bir kez daha işaret ediyor. Tapulu bir arazisi olmadığı için resmi yardım mekanizmalarında dezavantajlı konuma düşen, eşinin ağır onkolojik rahatsızlığı nedeniyle köyde yaşamak zorunda kalan bu ailenin geleceğe güvenle bakabilmesi ve başını sokabileceği kalıcı, güvenli bir yuvaya kavuşabilmesi için yetkili kurumların ve hayırseverlerin atacağı adımlar büyük bir önem taşıyor. Aile, kendilerine uygun şartlarda yapılacak kalıcı bir arsa tahsisi ve yuva desteği ile yıllardır süren bu barınma kabusunun son bulmasını bekliyor.

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika

Bir Yorum Yazın