ANKARA — Türkiye Diyanet Vakfı’nda (TDV) Gazze için toplanan bağışların yatırım fonlarında değerlendirildiği ve zararla başka fonlara aktarıldığı yönündeki iddiaların ardından, Genel Müdür İzani Turan ile genel müdür yardımcıları Recep Şükrü Balkan ve Fatih Kayacan görevden alındı. Sözcü gazetesinden Deniz Ayhan’ın kamuoyuna duyurduğu bu sarsıcı gelişmeler, kurum içerisindeki finansal operasyonları, yüksek maaş iddialarını ve denetim mekanizmalarını tartışmaya açarken, vakıf bünyesinde başlatılan kapsamlı incelemeler tüm hızıyla sürüyor.
- Gazze bağışlarının yatırım fonlarında değerlendirildiği iddiaları üzerine Genel Müdür İzani Turan ve iki yardımcısı görevden uzaklaştırıldı.
- Genel Müdür İzani Turan’ın emekli maaşına ek olarak vakıftan aylık 180 bin lira, yardımcılarının ise 150’şer bin lira aldığı öne sürüldü.
- Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş’un talimatıyla fonlardaki birikimlerin bir kısmının zararla satılarak katılım bankasına aktarıldığı iddia edildi.
Gazze Bağışları ve Tartışmalı Yatırım Fonu İşlemleri
Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) bünyesinde son dönemin en büyük finansal tartışmalarından biri, Gazze için toplanan kutsal bağışların yatırım fonlarında değerlendirildiği iddialarıyla patlak verdi. Sözcü’den Deniz Ayhan’ın imzasını taşıyan haberle derinlik kazanan olaylar zinciri, vakfın en üst düzey yönetim kademesinde deprem etkisi yarattı. İddialara göre, mazlum coğrafyalara ulaştırılmak üzere hayırsever vatandaşların büyük bir hassasiyetle bağışladığı yardımlar, vakıf yönetimi tarafından çeşitli yatırım fonlarına aktarıldı. Sürecin en dikkat çekici noktalarından biri ise, Genel Müdür İzani Turan’ın daha önce yaptığı değerlendirmelerde, söz konusu bağışların fonlara yatırıldığını kabul ettiği ve bu işlemlerin gün yüzüne çıkması halinde kamuoyuna açıklama yapmakta oldukça zorlanacaklarını dile getirdiği yönündeki iddialar oldu. 17 Ekim’de yayımlanan öncü haberlerde de vakfın fonlardaki birikimlerinin bir bölümünün zararla satılarak başka bir fona transfer edildiği öne sürülmüştü. Bu gelişmelerin ardından Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş’un doğrudan talimatıyla fonlardan kısmen çıkış yapılarak paranın katılım bankalarına aktarıldığı belirtiliyor. Ancak, bugüne kadar yapılan yatırımların ne kadarının doğrudan Gazze bağışlarından oluştuğu ve söz konusu finansal operasyonların toplam mali sonucunun ne olduğu, henüz bağımsız kurumlar veya resmi makamlar tarafından tam anlamıyla doğrulanmış değil.
Yönetici Kadrosunun Görevden Alınması ve Yüksek Maaş İddiaları
Fon işlemlerine ilişkin vakıf bünyesindeki idari incelemeler ve teftiş süreçleri tüm hızıyla sürerken, skandalın siyasi ve idari faturası ağır oldu. Vakfın Genel Müdürü İzani Turan ile genel müdür yardımcıları Recep Şükrü Balkan ve Fatih Kayacan’ın görevine son verildi. Bu ani görevden almalar, sadece fonlardaki usulsüzlük iddialarıyla sınırlı kalmadı; aynı zamanda üst düzey yöneticilerin özlük hakları, maaşları ve kurumsal imkânları da kamuoyunun merak konusu haline geldi. Ortaya atılan iddialara göre, görevden alınan Genel Müdür İzani Turan, halihazırda almakta olduğu emekli maaşına ek olarak Türkiye Diyanet Vakfı’ndan aylık tam 180 bin lira ücret alıyordu. Turan’ın bununla da kalmayıp vakfa ait lojmanda ikamet ettiği ve görevlerinde çakarlı makam aracı kullandığı da raporda yer alan detaylar arasında bulunuyor. Benzer şekilde, genel müdür yardımcıları Recep Şükrü Balkan ve Fatih Kayacan’ın da emekli maaşlarının haricinde vakıftan aylık 150’şer bin lira maaş aldıkları öne sürüldü. Bu tablodan hareketle, söz konusu üç üst düzey yöneticinin yalnızca vakıftan elde ettiği iddia edilen aylık toplam ücretlerin 480 bin lira gibi astronomik bir rakama ulaştığı hesaplanıyor. Bu durum, vakfın kaynaklarının kullanımı ve etik denetim ilkeleri açısından kamu vicdanında derin sorular uyandırdı.
Gelişmeler ve Beklentiler
Türkiye Diyanet Vakfı’nda yaşanan bu derin fon vurgunu ve üst düzey görevden almalar, sivil toplum kuruluşları ile vakıf yönetimlerinin finansal şeffaflığı konusunu yeniden birinci sıraya taşıdı. Vakıf bünyesinde başlatılan kapsamlı inceleme ve soruşturmaların çok yönlü olarak devam ettiği bildirilirken; yatırımların mali boyutu, Gazze bağışlarının akıbeti ve iddia edilen yüksek maaşlarla ilgili resmi mercilerden yapılacak detaylı açıklamalar merakla bekleniyor. Gelecek süreçte, benzer insani yardım fonlarının denetim mekanizmalarının sıkılaştırılması ve kamuoyunun vicdanını rahatlatacak şeffaflık adımlarının atılması kaçınılmaz görünmektedir.
Kaynak: Evrensel