İSTANBUL — Türk futbolunun en önemli karşılaşmalarından biri olan son “Dünya Derbisi”nin bitiş düdüğüyle birlikte sahada yaşanan şiddet olayları ve ekran başındaki izleyicilerden bu anların gizlenmesi, spor kamuoyunda sert tartışmalara ve hakem ile yayın politikalarına yönelik büyük bir eleştiri dalgasına yol açtı.
- Derbi sonrasında onlarca insanın birbirine girdiği anlar yakın çekim yerine çatı kameralarına verilerek izleyicilerden saklandı.
- Trio programında olayları değerlendirmek isteyen eski hakem Bülent Yıldırım’ın konuşması engellendi.
- Alman eski hakem Markus Merk’in kötü bir çeviriyle sisteme entegre edilmesi ve hakemlerin sadece kart başarılarına göre değerlendirilmesi eleştiriliyor.
- Beşiktaş-Başakşehir maçındaki tartışmalı pozisyonlar ve hakemin avantaj kuralını hiçe sayması spor yazarları tarafından sorgulanıyor.
Maç Sonu Yaşanan Arbede ve Yayın Politikalarındaki Çelişkiler Neden Gizleniyor?
Bizim “Dünya Derbisi”nin sonunda iki takımın oyuncuları, kenar görevlileri filan onlarca insan birbirine giriyor; itiş kakış, boğaza sarılmalar… Fakat ne yazık ki ekran başındakilerden bu görüntüler saklanıyor. Kameralar hemen yakın çekimden çatı kameralarına geçiriliyor. Peki neden? Kimleri, neden koruyorsunuz? Oysa biz daha önce kameraların yakın çekimlerine çok tanık olmuştuk. En son Vlahovic’in ceza almasına yol açan el hareketini defalarca zumlanmış olarak izlemiştik. Yani canınız istediğinde yakın çekim canınız istediğinde taa Edirne’den çekim, öyle mi? Ancak hakem kartlarını çıkarınca biraz yakına geldi kameralar. Ve daha sonra Trio programında olaylara ilişkin fikrini söylemek isteyen eski hakem Bülent Yıldırım neden engellendi peki? Sahi o Trio programı ne için var?
Hakem Kararları ve Trio Programı Eleştirileri Ne Anlama Geliyor?
Bir de Alman eski hakem Markus Merk’i getirmişler oraya, adamın bir şeyden haberi yok, sadece verilen kartları doğrulatma peşindeler. O da çok kötü bir çeviriyle. Kart gösterme başarılarına bakıp hakemlere karne notu veriyorlar. Bir hakemin başarısı sadece gösterdiği ya da göstermediği kartlara göre oluyorsa bırakın siz bu işi. Kartların ekrandan yorumlanmasının doğruluk derecesi bir yana maç sadece kartlardan mı ibaret yani? Ayrıca bir hakemin nasıl maç yönettiğini anlamak için çıplak gözle 90 dakikayı izlemek gerekmez mi? Trio’cuların maçı bile doğru dürüst izlediğinden emin değilim. Mesela Beşiktaş-Başakşehir maçının hakemi kartları ne kadar doğru gösterdiyse o kadar mı başarılı addedilecek şimdi? O maçta Rıdvan’ın ceza alanında iki ayağı havadayken itilmesine Trio “Az itti penaltı değil” yorumu yaptı ki hiç katılmıyorum kendilerine. Bu ülkede benzer pozisyonlara o kadar çok penaltı verildi ki. Neyse kartların haricinde o hakem Beşiktaş’ın çok önemli ataklarını avantaj kuralını hiçe sayıp faulle kesti. Serbest atışları ve taç atışlarını gereksiz kararlarla yönetti.
Gelişmeler ve Beklentiler
Türk futbolundaki yayın ve hakem değerlendirme süreçlerinin şeffaflığı konusundaki bu soru işaretleri, ilerleyen haftalarda hem kulüpler hem de yayıncı kuruluş nezdinde daha sert tartışmaların yaşanacağının sinyallerini veriyor. Kamuoyu, benzer olaylarda standart bir uygulamanın ne zaman hayata geçirileceğini merakla bekliyor.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika