63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Ediz Hun’un yaşamını anlatan “Son Oyun” belgeselinin galası yapıldı. Türk sinemasının geçmişine sahip çıkılması gerektiğini vurgulayan Hun, “Yeşilçam çok önemlidir. Bugün artık çok az kişi kaldı. Şimdiki nesil tam manasıyla bilemeyecek belki” dedi.
- Bağımsız gazetecilik bir tık kadar yakınUygulamamızı indirin, en güncel haberler…
- Uygulamamızı indirin, en güncel haberler cebinize gelsin…
- Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün Wh…
Detaylar ve Resmi Açıklamalar
Bağımsız gazetecilik bir tık kadar yakınUygulamamızı indirin, en güncel haberler cebinize gelsin
Uygulamamızı indirin, en güncel haberler cebinize gelsin
Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.
Tuğçe ÇELİKTürk sinemasının usta oyuncularından Ediz Hun’un yaşamını ve sanat yolculuğunu konu alan “Son Oyun” belgeseli, 63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde seyirciyle buluştu. Tunç Topçuoğlu’nun yönettiği, Filiz Emre ve Yunus Emre Tolan’ın yapımcılığını üstlendiği belgeselin gala gösterimi, Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Aspendos Salonu’nda gerçekleştirildi.Gösterime katılan Hun, belgeselin tamamlanmış hâlini ilk kez seyircilerle birlikte izlediğini belirterek duygulandığını söyledi. Sinemada 60 yılı aşkın süredir çalıştığını ve 134 filmde rol aldığını hatırlatan oyuncu, “Hâlâ da güzel bir rol olursa sağlığım elverdiği müddetçe çalışabilirim. Hayatımda pek çok önemli dönem olmuştur ama bu gece de çok özel. Bunu hiç unutmayacağım” dedi.‘YEŞİLÇAM ÇOK ÖNEMLİDİR’Gösterimin ardından Türk sinemasının tarihine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hun, geçmiş kuşakların birikiminin unutulmaması gerektiğini vurguladı. Cahide Sonku, Göksel Arsoy, Ayhan Işık, Orhan Günşiray, Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit, Filiz Akın ve Cüneyt Arkın gibi oyuncuların sinemanın gelişimindeki rolüne dikkat çekti.Lütfi Akad, Metin Erksan, Halit Refiğ ve Osman Fahir Seden gibi yönetmenlerin Türk sinemasına önemli eserler kazandırdığını belirten Hun, “Yeşilçam çok önemlidir” dedi.Türk sinemasının İtalyan sinemasıyla karşılaştırılabilecek güçlü bir geçmişe sahip olduğunu savunan Hun, “Bu isimler Türk sineması için çok önemlidir ve Türk sineması önemli bir sinemadır. Şimdiki nesil tam manasıyla bilemeyecek belki” ifadelerini kullandı.‘EN ÖNEMLİ ŞEY VEFADIR’Belgeselde Hun’un oyunculuk kariyerinin yanı sıra akademik çalışmaları, doğaya ilgisi ve kaktüs koleksiyonu da ele alındı. Çekimlerin İstanbul, yaşadığı ada ve eğitim gördüğü Norveç’te gerçekleştirildiğini anlatan Hun, Oslo Üniversitesi’ndeki öğrencilik yıllarından anılarını paylaştı.Norveç’teki bir öğretim üyesinin kendisine gösterdiği anlayışı yıllar sonra Marmara Üniversitesi’nde ders verdiği dönemde örnek aldığını söyleyen Hun, Bulgaristan’daki asimilasyon politikalarından kaçarak Türkiye’ye gelen öğrencilerin eğitimlerini sürdürebilmeleri için gösterdiği çabayı anlattı.Hun, kaktüs koleksiyonunun halka açılmasında Ekrem İmamoğlu’nun girişiminin belirleyici olduğunu söyledi. İmamoğlu’nun evini ziyaret ederek koleksiyonu gördüğünü ve bitkilerin sergilenebileceği bir alan oluşturulmasını önerdiğini belirten Hun, projeye üç kamyon kaktüs bağışladığını anlattı.Hun, “Bu işin yaratıcısı Ekrem İmamoğlu’dur. Hayatta en önemli şey vefadır sevgili dostlar; vefalı olacağız. Bize yapılan iyilikleri unutmayacağız” dedi.ARŞİV VE YAPAY ZEKÂ BİR ARADABelgeselin yönetmeni Tunç Topçuoğlu, yapımda arşiv kayıtlarıyla yapay zekâ kullanılarak oluşturulan görüntüleri bir araya getirdiklerini söyledi. Topçuoğlu, “50’lerden, 60’lardan sahneler de yapay zekâ sahneleri de var. Bu bir hibrit belgesel aslında” dedi.Gala gösterimine katılan Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir de Hun’un Altın Portakal’ın tarihinde önemli bir yere sahip olduğunu belirterek belgeselin ilk gösteriminin Antalya’da yapılmasından duydukları memnuniyeti dile getirdi.Cumhuriyet’in 103. yılı dolayısıyla Mustafa Kemal Atatürk’ü anan Hun ise kendisine sunulan çiçeği salondaki kadınlara ithaf etti.
Türk sinemasının usta oyuncularından Ediz Hun’un yaşamını ve sanat yolculuğunu konu alan “Son Oyun” belgeseli, 63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde seyirciyle buluştu. Tunç Topçuoğlu’nun yönettiği, Filiz Emre ve Yunus Emre Tolan’ın yapımcılığını üstlendiği belgeselin gala gösterimi, Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Aspendos Salonu’nda gerçekleştirildi.Gösterime katılan Hun, belgeselin tamamlanmış hâlini ilk kez seyircilerle birlikte izlediğini belirterek duygulandığını söyledi. Sinemada 60 yılı aşkın süredir çalıştığını ve 134 filmde rol aldığını hatırlatan oyuncu, “Hâlâ da güzel bir rol olursa sağlığım elverdiği müddetçe çalışabilirim. Hayatımda pek çok önemli dönem olmuştur ama bu gece de çok özel. Bunu hiç unutmayacağım” dedi.‘YEŞİLÇAM ÇOK ÖNEMLİDİR’Gösterimin ardından Türk sinemasının tarihine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hun, geçmiş kuşakların birikiminin unutulmaması gerektiğini vurguladı. Cahide Sonku, Göksel Arsoy, Ayhan Işık, Orhan Günşiray, Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit, Filiz Akın ve Cüneyt Arkın gibi oyuncuların sinemanın gelişimindeki rolüne dikkat çekti.Lütfi Akad, Metin Erksan, Halit Refiğ ve Osman Fahir Seden gibi yönetmenlerin Türk sinemasına önemli eserler kazandırdığını belirten Hun, “Yeşilçam çok önemlidir” dedi.Türk sinemasının İtalyan sinemasıyla karşılaştırılabilecek güçlü bir geçmişe sahip olduğunu savunan Hun, “Bu isimler Türk sineması için çok önemlidir ve Türk sineması önemli bir sinemadır. Şimdiki nesil tam manasıyla bilemeyecek belki” ifadelerini kullandı.‘EN ÖNEMLİ ŞEY VEFADIR’Belgeselde Hun’un oyunculuk kariyerinin yanı sıra akademik çalışmaları, doğaya ilgisi ve kaktüs koleksiyonu da ele alındı. Çekimlerin İstanbul, yaşadığı ada ve eğitim gördüğü Norveç’te gerçekleştirildiğini anlatan Hun, Oslo Üniversitesi’ndeki öğrencilik yıllarından anılarını paylaştı.Norveç’teki bir öğretim üyesinin kendisine gösterdiği anlayışı yıllar sonra Marmara Üniversitesi’nde ders verdiği dönemde örnek aldığını söyleyen Hun, Bulgaristan’daki asimilasyon politikalarından kaçarak Türkiye’ye gelen öğrencilerin eğitimlerini sürdürebilmeleri için gösterdiği çabayı anlattı.Hun, kaktüs koleksiyonunun halka açılmasında Ekrem İmamoğlu’nun girişiminin belirleyici olduğunu söyledi. İmamoğlu’nun evini ziyaret ederek koleksiyonu gördüğünü ve bitkilerin sergilenebileceği bir alan oluşturulmasını önerdiğini belirten Hun, projeye üç kamyon kaktüs bağışladığını anlattı.Hun, “Bu işin yaratıcısı Ekrem İmamoğlu’dur. Hayatta en önemli şey vefadır sevgili dostlar; vefalı olacağız. Bize yapılan iyilikleri unutmayacağız” dedi.ARŞİV VE YAPAY ZEKÂ BİR ARADABelgeselin yönetmeni Tunç Topçuoğlu, yapımda arşiv kayıtlarıyla yapay zekâ kullanılarak oluşturulan görüntüleri bir araya getirdiklerini söyledi. Topçuoğlu, “50’lerden, 60’lardan sahneler de yapay zekâ sahneleri de var. Bu bir hibrit belgesel aslında” dedi.Gala gösterimine katılan Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir de Hun’un Altın Portakal’ın tarihinde önemli bir yere sahip olduğunu belirterek belgeselin ilk gösteriminin Antalya’da yapılmasından duydukları memnuniyeti dile getirdi.Cumhuriyet’in 103. yılı dolayısıyla Mustafa Kemal Atatürk’ü anan Hun ise kendisine sunulan çiçeği salondaki kadınlara ithaf etti.
Gösterime katılan Hun, belgeselin tamamlanmış hâlini ilk kez seyircilerle birlikte izlediğini belirterek duygulandığını söyledi. Sinemada 60 yılı aşkın süredir çalıştığını ve 134 filmde rol aldığını hatırlatan oyuncu, “Hâlâ da güzel bir rol olursa sağlığım elverdiği müddetçe çalışabilirim. Hayatımda pek çok önemli dönem olmuştur ama bu gece de çok özel. Bunu hiç unutmayacağım” dedi.‘YEŞİLÇAM ÇOK ÖNEMLİDİR’Gösterimin ardından Türk sinemasının tarihine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hun, geçmiş kuşakların birikiminin unutulmaması gerektiğini vurguladı. Cahide Sonku, Göksel Arsoy, Ayhan Işık, Orhan Günşiray, Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit, Filiz Akın ve Cüneyt Arkın gibi oyuncuların sinemanın gelişimindeki rolüne dikkat çekti.Lütfi Akad, Metin Erksan, Halit Refiğ ve Osman Fahir Seden gibi yönetmenlerin Türk sinemasına önemli eserler kazandırdığını belirten Hun, “Yeşilçam çok önemlidir” dedi.Türk sinemasının İtalyan sinemasıyla karşılaştırılabilecek güçlü bir geçmişe sahip olduğunu savunan Hun, “Bu isimler Türk sineması için çok önemlidir ve Türk sineması önemli bir sinemadır. Şimdiki nesil tam manasıyla bilemeyecek belki” ifadelerini kullandı.‘EN ÖNEMLİ ŞEY VEFADIR’Belgeselde Hun’un oyunculuk kariyerinin yanı sıra akademik çalışmaları, doğaya ilgisi ve kaktüs koleksiyonu da ele alındı. Çekimlerin İstanbul, yaşadığı ada ve eğitim gördüğü Norveç’te gerçekleştirildiğini anlatan Hun, Oslo Üniversitesi’ndeki öğrencilik yıllarından anılarını paylaştı.Norveç’teki bir öğretim üyesinin kendisine gösterdiği anlayışı yıllar sonra Marmara Üniversitesi’nde ders verdiği dönemde örnek aldığını söyleyen Hun, Bulgaristan’daki asimilasyon politikalarından kaçarak Türkiye’ye gelen öğrencilerin eğitimlerini sürdürebilmeleri için gösterdiği çabayı anlattı.Hun, kaktüs koleksiyonunun halka açılmasında Ekrem İmamoğlu’nun girişiminin belirleyici olduğunu söyledi. İmamoğlu’nun evini ziyaret ederek koleksiyonu gördüğünü ve bitkilerin sergilenebileceği bir alan oluşturulmasını önerdiğini belirten Hun, projeye üç kamyon kaktüs bağışladığını anlattı.Hun, “Bu işin yaratıcısı Ekrem İmamoğlu’dur. Hayatta en önemli şey vefadır sevgili dostlar; vefalı olacağız. Bize yapılan iyilikleri unutmayacağız” dedi.ARŞİV VE YAPAY ZEKÂ BİR ARADABelgeselin yönetmeni Tunç Topçuoğlu, yapımda arşiv kayıtlarıyla yapay zekâ kullanılarak oluşturulan görüntüleri bir araya getirdiklerini söyledi. Topçuoğlu, “50’lerden, 60’lardan sahneler de yapay zekâ sahneleri de var. Bu bir hibrit belgesel aslında” dedi.Gala gösterimine katılan Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir de Hun’un Altın Portakal’ın tarihinde önemli bir yere sahip olduğunu belirterek belgeselin ilk gösteriminin Antalya’da yapılmasından duydukları memnuniyeti dile getirdi.Cumhuriyet’in 103. yılı dolayısıyla Mustafa Kemal Atatürk’ü anan Hun ise kendisine sunulan çiçeği salondaki kadınlara ithaf etti.
Gösterimin ardından Türk sinemasının tarihine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hun, geçmiş kuşakların birikiminin unutulmaması gerektiğini vurguladı. Cahide Sonku, Göksel Arsoy, Ayhan Işık, Orhan Günşiray, Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit, Filiz Akın ve Cüneyt Arkın gibi oyuncuların sinemanın gelişimindeki rolüne dikkat çekti.Lütfi Akad, Metin Erksan, Halit Refiğ ve Osman Fahir Seden gibi yönetmenlerin Türk sinemasına önemli eserler kazandırdığını belirten Hun, “Yeşilçam çok önemlidir” dedi.Türk sinemasının İtalyan sinemasıyla karşılaştırılabilecek güçlü bir geçmişe sahip olduğunu savunan Hun, “Bu isimler Türk sineması için çok önemlidir ve Türk sineması önemli bir sinemadır. Şimdiki nesil tam manasıyla bilemeyecek belki” ifadelerini kullandı.‘EN ÖNEMLİ ŞEY VEFADIR’Belgeselde Hun’un oyunculuk kariyerinin yanı sıra akademik çalışmaları, doğaya ilgisi ve kaktüs koleksiyonu da ele alındı. Çekimlerin İstanbul, yaşadığı ada ve eğitim gördüğü Norveç’te gerçekleştirildiğini anlatan Hun, Oslo Üniversitesi’ndeki öğrencilik yıllarından anılarını paylaştı.Norveç’teki bir öğretim üyesinin kendisine gösterdiği anlayışı yıllar sonra Marmara Üniversitesi’nde ders verdiği dönemde örnek aldığını söyleyen Hun, Bulgaristan’daki asimilasyon politikalarından kaçarak Türkiye’ye gelen öğrencilerin eğitimlerini sürdürebilmeleri için gösterdiği çabayı anlattı.Hun, kaktüs koleksiyonunun halka açılmasında Ekrem İmamoğlu’nun girişiminin belirleyici olduğunu söyledi. İmamoğlu’nun evini ziyaret ederek koleksiyonu gördüğünü ve bitkilerin sergilenebileceği bir alan oluşturulmasını önerdiğini belirten Hun, projeye üç kamyon kaktüs bağışladığını anlattı.Hun, “Bu işin yaratıcısı Ekrem İmamoğlu’dur. Hayatta en önemli şey vefadır sevgili dostlar; vefalı olacağız. Bize yapılan iyilikleri unutmayacağız” dedi.ARŞİV VE YAPAY ZEKÂ BİR ARADABelgeselin yönetmeni Tunç Topçuoğlu, yapımda arşiv kayıtlarıyla yapay zekâ kullanılarak oluşturulan görüntüleri bir araya getirdiklerini söyledi. Topçuoğlu, “50’lerden, 60’lardan sahneler de yapay zekâ sahneleri de var. Bu bir hibrit belgesel aslında” dedi.Gala gösterimine katılan Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir de Hun’un Altın Portakal’ın tarihinde önemli bir yere sahip olduğunu belirterek belgeselin ilk gösteriminin Antalya’da yapılmasından duydukları memnuniyeti dile getirdi.Cumhuriyet’in 103. yılı dolayısıyla Mustafa Kemal Atatürk’ü anan Hun ise kendisine sunulan çiçeği salondaki kadınlara ithaf etti.
Lütfi Akad, Metin Erksan, Halit Refiğ ve Osman Fahir Seden gibi yönetmenlerin Türk sinemasına önemli eserler kazandırdığını belirten Hun, “Yeşilçam çok önemlidir” dedi.Türk sinemasının İtalyan sinemasıyla karşılaştırılabilecek güçlü bir geçmişe sahip olduğunu savunan Hun, “Bu isimler Türk sineması için çok önemlidir ve Türk sineması önemli bir sinemadır. Şimdiki nesil tam manasıyla bilemeyecek belki” ifadelerini kullandı.‘EN ÖNEMLİ ŞEY VEFADIR’Belgeselde Hun’un oyunculuk kariyerinin yanı sıra akademik çalışmaları, doğaya ilgisi ve kaktüs koleksiyonu da ele alındı. Çekimlerin İstanbul, yaşadığı ada ve eğitim gördüğü Norveç’te gerçekleştirildiğini anlatan Hun, Oslo Üniversitesi’ndeki öğrencilik yıllarından anılarını paylaştı.Norveç’teki bir öğretim üyesinin kendisine gösterdiği anlayışı yıllar sonra Marmara Üniversitesi’nde ders verdiği dönemde örnek aldığını söyleyen Hun, Bulgaristan’daki asimilasyon politikalarından kaçarak Türkiye’ye gelen öğrencilerin eğitimlerini sürdürebilmeleri için gösterdiği çabayı anlattı.Hun, kaktüs koleksiyonunun halka açılmasında Ekrem İmamoğlu’nun girişiminin belirleyici olduğunu söyledi. İmamoğlu’nun evini ziyaret ederek koleksiyonu gördüğünü ve bitkilerin sergilenebileceği bir alan oluşturulmasını önerdiğini belirten Hun, projeye üç kamyon kaktüs bağışladığını anlattı.Hun, “Bu işin yaratıcısı Ekrem İmamoğlu’dur. Hayatta en önemli şey vefadır sevgili dostlar; vefalı olacağız. Bize yapılan iyilikleri unutmayacağız” dedi.ARŞİV VE YAPAY ZEKÂ BİR ARADABelgeselin yönetmeni Tunç Topçuoğlu, yapımda arşiv kayıtlarıyla yapay zekâ kullanılarak oluşturulan görüntüleri bir araya getirdiklerini söyledi. Topçuoğlu, “50’lerden, 60’lardan sahneler de yapay zekâ sahneleri de var. Bu bir hibrit belgesel aslında” dedi.Gala gösterimine katılan Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir de Hun’un Altın Portakal’ın tarihinde önemli bir yere sahip olduğunu belirterek belgeselin ilk gösteriminin Antalya’da yapılmasından duydukları memnuniyeti dile getirdi.Cumhuriyet’in 103. yılı dolayısıyla Mustafa Kemal Atatürk’ü anan Hun ise kendisine sunulan çiçeği salondaki kadınlara ithaf etti.
Gelişmeler ve Beklentiler
Gelişmeler kamuoyu ile paylaşılmaya devam edecek.
Kaynak: BirGün Manşet