ANKARA — Eğitim-İş Sendikası, okulların açılmasından yalnızca bir ay sonra okul beslenme çantasının maliyetinin yüzde 6,20 oranında artarak 2 bin 147 liraya yükseldiğini duyurdu. Meclis’te bütçe görüşmeleri sürerken okullarda bir öğün ücretsiz ve nitelikli yemek hakkının yer bulmadığını vurgulayan sendika, yayımladığı kapsamlı raporda çocuk yoksulluğunun boyutlarına ve kamusal kaynakların dağılımına dikkat çekti.
- Okul beslenme çantasının maliyeti, eğitim-öğretim yılının ilk ayında yüzde 6,20 artarak 2 bin 147 TL’ye ulaştı.
- 15.2 milyon öğrenciye 180 okul günü boyunca bir öğün yemek vermenin yıllık maliyeti 255.9 milyar TL olarak hesaplandı.
- Türkiye, 18 yaş altı çocuklarda yüzde 37.6 yoksulluk oranıyla Avrupa ülkeleri arasında ilk sırada yer alıyor.
- 2027 bütçesinde faize 3 trilyon 975 milyar lira, savunmaya 3 trilyon 454 milyar lira ve Diyanet’e 229,1 milyar TL ayrıldı.
Okul Beslenme Çantası Maliyeti Ne Kadar Arttı ve Neden Gündemde?
Eğitim-İş Sendikası tarafından yapılan son açıklama, okulların açılmasından yalnızca bir ay sonra velilerin omuzundaki ekonomik yükün katlanarak arttığını gözler önüne serdi. Yapılan hesaplamalara göre, okul beslenme çantasının maliyeti bir ay gibi kısa bir sürede yüzde 6,20 oranında zamlanarak 2 bin 147 liraya yükseldi. Bu artış, Türkiye’deki derinleşen ekonomik krizin ve enflasyonist baskıların dar gelirli ailelerin çocuklarını besleme imkanını nasıl kısıtladığını net bir şekilde ortaya koyuyor. Meclis’te merkezi yönetim bütçe görüşmelerinin tüm hızıyla devam ettiği bu süreçte, milyonlarca öğrencinin en temel haklarından biri olan okullarda bir öğün ücretsiz ve nitelikli yemek hakkı yine bütçede kendine yer bulamadı. Eğitim-İş Sendikası, hazırladığı “öğrencinin yemeği kamunun sorumluluğu” başlıklı raporla bu ihmalkarlığa ve yaşanan çocuk yoksulluğuna sert tepki gösterdi.
Ücretsiz Okul Yemeği İçin Bütçe Yetersiz mi, Yoksa Siyasi Tercih mi?
Sendikanın hazırladığı rapora göre, merkezi yönetim bütçesinin yalnızca yüzde 1.36’sı ile 1 yıl boyunca okul öncesi ve zorunlu eğitim kapsamındaki 15.2 milyon öğrencinin tamamına her okul günü bir öğün ücretsiz yemek verilebilir. Raporda, 15.2 milyon öğrencinin tamamına 180 okul günü boyunca bir öğün sağlamanın yıllık maliyetinin 255.9 milyar TL olduğu açıkça belirtiliyor. Bu tutarın bütçenin sadece yüzde 1.36’sına denk geldiğine dikkat çeken Eğitim-İş şu eleştirilerde bulundu: “Yıllardır öne sürülen ‘Bütçe yetersiz’ mazeretini kabul etmiyoruz. Bu bilinçli bir siyasi tercihtir. Kamusal kaynakların ilk önceliği, çocuklar olmalıdır. Kamu kaynaklarından sermayeye aktarılarak çocukların ucuz ve güvencesiz işçi yapılabildiği bir ülkede, çocuklarımızın tabağı söz konusu olduğunda bütçe yetersizliğinden bahsetmek ironiktir.” Okul yemeğinin kesinlikle bir hayırseverlik projesi olmadığını ifade eden sendika, okullardaki çocuk yoksulluğunun her geçen gün daha görünür hale geldiğini vurguladı.
Çocuk Yoksulluğunda Türkiye Avrupa’da Birinci Sırada mı?
Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) verilerine yer verilen açıklamada, 18 yaş altındaki çocukların yüzde 37.6’sının yoksulluk ve sosyal dışlanma sorunu yaşadığının altı çizildi. Eğitim-İş, bu vahim oranla Türkiye’nin Avrupa ülkeleri arasında ilk sırada bulunduğunu hatırlatarak, Türkiye’deki çocukların karşı karşıya olduğu tehlikeli tabloya dikkat çekti. Zorunlu eğitim sürecindeki çocukların öğrenebileceği ve sağlıklı kalabileceği asgari koşulları sağlamanın devletin anayasal yükümlülüğü olduğu hatırlatılan açıklamada, “Deneysel çalışmalar ve bulgular, iyi tasarlanmış okul yemeğinin çocukların büyümesini, öğrenme süreçlerini ve okula bağlılıklarını desteklerken düşük gelirli hanelerin gıda harcamalarını yüzde 10 ile 20 arasında azaltabileceğini göstermiştir” denildi. Buna karşın, çocuklar okula aç bir şekilde giderken bütçe önceliklerinin bambaşka alanlara kaydırıldığı görüldü. 2027 bütçesinde faize ayrılan rakam 3 trilyon 975 milyar lira olurken, “savunma” adı altındaki askeri harcamalar kalemi 3 trilyon 454 milyar liraya çıktı. Ayrıca Diyanet İşleri Başkanlığına ayrılan pay ise 229,1 milyar TL olarak kayıtlara geçti.
Gelişmeler ve Beklentiler
Eğitim-İş Sendikası’nın paylaştığı bu çarpıcı veriler, Meclis’teki bütçe görüşmeleri devam ederken kamusal kaynakların dağılımı ve çocuk yoksulluğuyla mücadele konularında atılması gereken acil adımları bir kez daha gündemin merkezine taşıdı. Önümüzdeki süreçte, artan beslenme maliyetleri ve derinleşen kriz karşısında hükümetin ve ilgili bakanlıkların okul yemeği konusunda somut adımlar atıp atmayacağı ve kamu kaynaklarının önceliklendiriliş biçimi, kamuoyunun ve sendikaların yakın takibinde kalmaya devam edecektir.
Kaynak: Evrensel