İSTANBUL — Emek Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımcısı Levent Tüzel, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Pakistan ve Suudi Arabistan devlet başkanlarıyla imzaladığı ve Meclis’e sunulan Mekke Anlaşması’na ilişkin sert bir açıklama yaparak, bu mutabakatın Ortadoğu’da barışa değil savaşa hizmet ettiğini vurguladı ve yeni savaş anlaşmalarına karşı çıkma çağrısında bulundu.
- Mekke Anlaşması savunma işbirliği kisvesi altında fiilen yürürlüğe sokuldu.
- Suudi Arabistan’a asker ve mühimmat desteği verilmesi savaş suçu olarak nitelendirildi.
- İktidarın İsrail ve Netanyahu söylemlerinin sahteliği ortaya çıktığı ifade edildi.
- Emek ve barış güçlerine yeni savaş tezkerelerine karşı birleşme çağrısı yapıldı.
Mekke Anlaşması Nedir ve Neden Gündeme Geldi?
Emek Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımcısı Levent Tüzel, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Pakistan ve Suudi Arabistan devlet başkanlarıyla imzaladığı ve Meclis’e sunulan Mekke Anlaşması’na ilişkin kapsamlı bir değerlendirmede bulundu. “Halklar savaş değil, barış istiyor; emperyalistlerin askeri olmayacağız!” başlığıyla kamuoyuna duyurulan açıklamada, savunma işbirliği kisvesi altında hayata geçirilen anlaşmanın ayrıntılarına ve olası sonuçlarına dikkat çekildi. Tüzel, söz konusu anlaşmanın henüz Meclis’te onaylanmadan Saray rejimi tarafından fiilen yürürlüğe sokulduğunu belirtti. Savunma ve dışişleri bakanlıklarının açıklamaları ile Suudi Arabistan’ın çağrısıyla genelkurmay başkanlarının Yemen’deki savaş toplantılarına katılması da bu sürecin en somut göstergeleri olarak eleştirildi. İktidarın “terörsüz bölge” politikasıyla gerekçelendirdiği bu hamlenin, gerçekte Ortadoğu’da barışı tesis etmekten çok uzak olduğu ifade edildi.
Anlaşma Bölgesel Savaş Siyasetine Nasıl Hizmet Ediyor?
Üç devletin ortak çıkar ve iş birliği aramasının tek nedeninin ABD’ye olan bağımlılıkları ve bölgede ABD-İsrail tarafından yürütülen savaş ile ilhak siyasetine eklemlenme çabası olduğunu ifade eden Levent Tüzel, Türkiye halklarının, gerici ve baskıcı Pakistan ve Suudi devlet yönetimleriyle hiçbir çıkar birliği olamayacağını belirtti. Yemen’e müdahale eden Suudi Arabistan’a asker, lojistik, istihbarat ve mühimmat desteği vermenin ülkenin menfaatine olamayacağını, tam aksine bu durumun “savaş suçu işlemek” anlamına geldiğini vurguladı. Tarihsel bir hatırlatma yapan Tüzel, 1950’lerde NATO’ya katılabilmek için Kore’ye asker gönderilmesinin onarılmaz sonuçlarına dikkat çekerek, benzer bir dış politika ve askeri müdahale siyasetinin halklar tarafından asla onaylanmayacağını dile getirdi.
İktidarın Söylemleri ile Atılan Adımlar Neden Çelişiyor?
Anlaşmanın Meclis’te onaylatılmasının ve ardından Husiler’e karşı Suudi Arabistan’a asker gönderilme çabasının, iktidarın İsrail ve Netanyahu hakkındaki söylemlerinin sahteliğini açıkça itiraf ettiğini belirten Tüzel, bu tutarsızlığın arkasında emperyalizm işbirlikçiliği ve bölgesel savaşlardan pay kapma amacının yattığını kaydetti. Türkiye’nin dış politikasındaki bu eksen kaymalarının ve askeri angajmanların ülkeyi daha büyük bölgesel çatışmaların içine çekeceği uyarısında bulunuldu.
Gelişmeler ve Beklentiler
Emek Partisi’nin yaptığı bu kritik açıklama, bütün emek, demokrasi ve barış güçlerine yönelik güçlü bir çağrıyla sona erdi. Metinde, “Yeni savaş anlaşmalarına ve tezkerelerine hayır diyoruz!” denilerek, önümüzdeki süreçte Meclis’e gelecek olan benzer askeri mutabakatlara ve tezkere süreçlerine karşı toplumsal muhalefetin ve barış yanlılarının ortak mücadelesinin büyütüleceği mesajı verildi.
Kaynak: Evrensel