ANKARA — Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe’de gerçekleştirilen Kabine Toplantısı’nın ardından yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında, muhalefetin siyaset tarzını sert bir dille eleştirerek ‘savaş jargonu’ ve ‘husumetliler kavgası’ vurgusu yaparken, Avrupa’daki olaylardan ilham alarak Türkiye’de benzer girişimlerde bulunmak isteyen çevrelere karşı çok net bir ‘sokak’ uyarısında bulundu.
- Türkiye sokakta bulunmamıştır ve sokağa teslim edilecek bir ülke değildir.
- Muhalefetin kullandığı ‘savaş jargonu’ siyaseti husumetliler kavgasına dönüştürüyor.
- Cumhuriyet’in 103. yıldönümü ve Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi Ankara’da coşkuyla kutlanacak.
Siyasi Dilde ‘Savaş Jargonu’ ve Husumet Kavgası Eleştirisi
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, kabine toplantısının ardından yaptığı kapsamlı açıklamada muhalefetin siyaset zeminini zehirlediğini savundu. Siyaseti demokratik zeminde mutabakat içinde rekabetten çıkartıp adeta bir husumetliler kavgasına dönüştürmenin yanlış olduğu kadar tehlikeli bir yaklaşım olduğunu belirtti. Erdoğan, ‘Son günlerde muhalefetin diline doladığı, kime ve neye hizmet ettiği belli olmayan ama Türkiye’ye hizmet etmediği çok aşikâr olan ‘savaş’ jargonunu bu sorumsuzluğun en bariz örneklerinden biridir’ ifadeleriyle muhalefetin söylemlerini eleştirdi. Bu tür bir dilin toplumsal kutuplaşmayı artırabileceğine dikkat çeken Erdoğan, siyasi rekabetin kuralları dahilinde yürütülmesi gerektiğinin altını çizdi.
‘Türkiye Sokakta Bulunmamıştır’: Avrupa Kaynaklı Girişimlere Karşı Net Mesaj
Konuşmasında en sert uyarısını toplumsal huzur ve güvenlik başlığı altında yapan Erdoğan, ‘sokak’ tartışmalarına kapı araladı. Erdoğan, ‘Türkiye, hamdolsun, her karışında sulhü sükûnun hâkim olduğu bir ülkedir. Türkiye, 86 milyonun birlik ve dirlik içinde kardeşçe yaşadığı, bölgesinin huzur adası olan bir ülkedir. Fakat Avrupa’nın kimi ülkelerinde yaşanan olaylardan cesaret alarak benzer bir teşebbüsün hayalini kuranlar varsa, şunu bilsinler ki Türkiye sokakta bulunmamıştır. Sokağa teslim edilecek bir ülke de değildir’ diyerek olası provokasyonlara karşı kararlı bir duruş sergiledi. Dünyada istikrarsızlığın arttığı kritik bir dönemden geçildiğini belirten Cumhurbaşkanı, ‘Dünyanın gidişatı ülkemizdeki huzur ve istikrar ortamının korunmasının Türkiye için önümüzdeki dönemde daha önemli hale geleceğini gösteriyor. Hangi görüşe, kökene, mezhebe mensup olursa olsun vatandaşlarımızın bu huzur ve istikrar ortamının korunmasında en az bizim kadar titiz davrandığını biliyor, milletimize sağ duyusu için teşekkür ediyorum’ dedi.
Türk Dünyası ile Güçlenen Kardeşlik ve Ankara Zirvesi
İç politikadaki uyarıların yanı sıra dış politika ve uluslararası ilişkilere de değinen Erdoğan, Azerbaycan’la yaşanan süreçlere ve Türk dünyasıyla olan stratejik bağlara atıf yaptı. Erdoğan, ‘Cumhuriyet’imizin 103’ncü yıldönümünü Türk dünyasından seçkin konuklarımızla büyük bir coşkuyla kutlayacağız. 30 Ekim Cuma günü aile meclisimiz olarak gördüğümüz Türk Devletleri Teşkilatı’mızın 13. zirvesine Ankara’da ev sahipliği yapacağız. Türk dünyası olarak sarsılmaz kardeşliğimize dinamit koymak isteyenlerin karşısına inanıyorum yine birlik ve beraberlikle dikileceğiz’ sözleriyle bölgesel birlik mesajı verdi.
Gelişmeler ve Beklentiler
Gelecek dönemde iç ve dış politikadaki stratejik adımların kararlılıkla sürdürüleceği, Türkiye’nin huzur ve istikrarını hedef alan her türlü girişime karşı devletin tüm mekanizmalarının milletin sağduyusuyla birlikte ve müttefiklik bağlarıyla mukabele edeceği resmi süreçlerle takip edilecektir.
Kaynak: Evrensel