8 Kasım 2026, Pazar
Haber

Erdoğan’dan Tarihi Adım: Ehmedê Xanî Ödülü Abdullah Keskin’e Veriliyor

🔍 DERİNLEMESİNE ANALİZ

İSTANBUL — Cumhurbaşkanlığı tarafından 29 Ekim’de açıklanan 2026 Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri kapsamında Vefa Ödülü’ne layık görülen 17. yüzyılın ezber bozan Kürt şairi, mutasavvıfı ve düşünürü Ehmedê Xanî’ye (Ahmed-i Hani) takdim edilecek ödülü, Avesta Yayınları’nın kurucusu ve sahibi Abdullah Keskin’in alacağı resmen netleşti. Habertürk yazarı Muhsin Kızılkaya’nın 1 Kasım tarihli köşe yazısıyla kamuoyuna duyurulan bu gelişme, hem Kürt edebiyatı tarihi hem de çok dilli ve çok kültürel yayıncılık ekosistemi açısından uzun yıllar konuşulacak stratejik bir eşik olarak değerlendiriliyor.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • 2026 Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri’nde Vefa Ödülü, 17. yüzyılın büyük düşünürü Ehmedê Xanî’ye verildi.
  • Ödülün, Aralık ayının ortalarında düzenlenecek resmi törenle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Avesta Yayınları sahibi Abdullah Keskin’e takdim edileceği açıklandı.
  • 1995 yılında İstanbul’da kurulan Avesta Yayınları, bugüne kadar 50’yi aşkın dizide 900’den fazla kitap yayımlayarak Kürtçe yayıncılığın öncülüğünü üstlendi.
  • Doğubayazıt’ta 1651-1652 yıllarında doğan Ehmedê Xanî, yazdığı eserlerle klasik Kürt edebiyatının ve yazılı kültürün temellerini atan en kritik figür olarak öne çıkıyor.

Cumhurbaşkanlığı Ödüllerinde Beklenmedik ve Anlamlı Vefa

Cumhurbaşkanlığı tarafından 29 Ekim’de ilan edilen 2026 Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri, bu yıl sanat ve edebiyat kamuoyunda büyük bir yankı uyandırdı. Listenin en dikkat çekici maddelerinden biri, Vefa Ödülü’nün 17. yüzyılda yaşamış Kürt şair, mutasavvıf ve düşünür Ehmedê Xanî’ye (Ahmed-i Hani) tevcih edilmesi oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ödülleri duyurduğu kapsamlı açıklamasında, “Gönül ve fikir dünyamızın yıldızlarından Ahmed-i Hânî’yi rahmetle yâd ediyorum” ifadelerini kullanarak bu kadim ismin medeniyet coğrafyamızdaki ağırlığına vurgu yaptı. Ödülün kime ve hangi mekanizmayla takdim edileceği sorusu ise kısa süre içinde yanıt buldu. Habertürk yazarı Muhsin Kızılkaya’nın 1 Kasım tarihli köşe yazısı, ödülün tevcih sürecindeki somut adımları gün ışığına çıkardı. Kızılkaya, Aralık ayının ortalarında gerçekleştirilmesi planlanan görkemli ödül töreninde, Ehmedê Xanî Vefa Ödülü’nün Avesta Yayınları’nın kurucusu ve sahibi Abdullah Keskin’e bizzat Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından verileceğini kaleme aldı. Kızılkaya bu gelişmeyi şu sözlerle değerlendirdi: “Bu arada, edindiğim bilgiye göre Aralık ayının ortalarında yapılacak olan ödül töreninde; yıllardan beri Xanî’nin kitaplarını yayımlayan ve her türlü zorluğa rağmen anısına sadık bir yayıncılık faaliyeti yürüten Avesta Yayınları’nın sahibi Abdullah Keskin, Ehmedê Xanî Vefa Ödülü’nü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden alacak; bu da hem Kürt dili hem de Kürtçe yayıncılık için muazzam bir gelişmedir.” Bu hamle, devlet nezdinde kültürel çoğulculuğa ve köklü edebi mirasa verilen değerin somut bir tezahürü olarak yorumlanıyor.

Avesta Yayınları: Zorluklar İçerisinde Filizlenen Kültürel Bir Köprü

Bu tarihi ödülün adres belirlenmesinde, Avesta Yayınları’nın çeyrek asrı aşan entelektüel mücadelesi kilit rol oynadı. Avesta Yayınları, 1995 yılının sonunda Abdullah Keskin, Rûken Bağdu ve Songül Keskin tarafından İstanbul’da kuruldu. Yayın hayatına 1996 yılında basılan dört Kürtçe edebiyat kitabıyla adım atan Avesta, kısa sürede Türkiye’de Kürtçe kitap yayıncılığının tartışmasız öncü yayınevlerinden biri haline geldi. Yayınevi, faaliyette olduğu yıllar boyunca yalnızca edebi metinlerle sınırlı kalmadı; Kürt tarihi, dili, kültürü ve toplumsal yaşamı üzerine yapılan derinlemesine akademik ve edebi araştırmaları da okurlarla buluşturdu. Vizyonunu zamanla genişleten Avesta, yalnızca Kürt coğrafyasıyla sınırlı kalmayarak Ermeni, Süryani, Ezidi, Fars ve Arap toplumlarının tarih, hafıza ve kültürleri üzerine de kıymetli eserler yayımladı. Kurulduğu günden bu yana geçen süreçte bugüne kadar 50’yi aşkın farklı dizide 900’den fazla kitabı okuyucuyla buluşturan yayınevi, yaklaşık 20 farklı dilden Kürtçe ve Türkçeye yaptığı nitelikli çevirilerle de evrensel edebiyatın kapılarını araladı. Avesta’nın bu istikrarlı ve dirençli yayıncılık çizgisi, Ehmedê Xanî gibi devasa bir entelektüel mirası bugüne taşıyan en güvenli liman olmasını sağladı.

Ehmedê Xanî’nin Mirası: Klasik Kürt Edebiyatının Kurucu Figürü

Avesta Yayınları’nın ve dolayısıyla Abdullah Keskin’in yıllardır koruyup kolladığı, üzerine titrediği Ehmedê Xanî mirası, klasik Doğu edebiyatının ve düşünce dünyasının en tepe noktalarından birini temsil eder. 1651 veya 1652 yılında Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde doğduğu tarihsel kaynaklarca kabul edilen Ehmedê Xanî, klasik Kürt edebiyatının en önemli şairleri, mutasavvıfları ve filozofları arasında yer alır. Kürtçe (Kurmanci) yazdığı eserlerle yalnızca kendi döneminin edebiyat ve tasavvuf anlayışına yön vermekle kalmamış, aynı zamanda Kürt dilinin yazılı kültürünün, gramer bilincinin ve edebi estetiğinin kurumsallaşmasında da hayati bir rol oynamıştır. Onun en bilinen başyapıtı Mem û Zîn, sadece bir aşk hikayesi değil; aynı zamanda dönemin sosyolojik, felsefi ve politik meselelerini işleyen derin bir alegoridir. Xanî’nin eserleri, yüzyıllar boyunca sözlü aktarımdan yazılı hafızaya geçişin en güçlü taşıyıcısı olmuş, bugünün modern Kürt edebiyatının da temel harcını oluşturmuştur. Abdullah Keskin şahsında Avesta Yayınları’na verilecek olan bu Vefa Ödülü, Xanî’nin bıraktığı bu muazzam mirasa, onun diline ve düşünce dünyasına gösterilen kurumsal ve toplumsal vefanın en üst düzey nişanesi olacaktır.

Gelişmeler ve Beklentiler

Aralık ayının ortalarında gerçekleştirilmesi planlanan resmi ödül töreni, Türkiye’nin kültür, sanat ve yayıncılık camiasında şimdiden büyük bir merakla bekleniyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden Abdullah Keskin’in alacağı Ehmedê Xanî Vefa Ödülü, hem geçmişin entelektüel kökleriyle barışma hem de farklı dillerde ve kültürel zenginliklerde icra edilen yayıncılık faaliyetlerinin devlet nezdindeki saygınlığını tescilleme açısından geleceğe yönelik güçlü ve umut vadeden bir stratejik mesaj niteliği taşıyor.

Kaynak: Evrensel

Bir Yorum Yazın