ANKARA — Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) Genel Müdürü İzani Turan, görevden ayrılma kararının fon iddialarıyla hiçbir ilgisi olmadığını savunarak, vakfın fonlarla ilişkisinin bulunmadığını ve tüm işlem kayıtlarının yetkili mercilerin incelemesine açık olduğunu bildirdi. Sosyal medya hesabı üzerinden kamuoyuna detaylı bir açıklama yapan Turan, şahsı ve kurum hakkında ortaya atılan fon soruşturması iddialarını kesin bir dille reddetti.
- Görevden ayrılma kararının fon vurgunu iddialarıyla ilişkilendirilmesine yönelik yorumlar kesinlikle reddedildi.
- İstifa talebinin, yeni yönetimin göreve gelmesinin hemen ardından Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş’a bizzat iletildiği açıklandı.
- TDV’nin söz konusu fonlarla herhangi bir ilişkisi veya faizli işlem, borsa yatırımı gibi faaliyetlerinin bulunmadığı vurgulandı.
- 2015 yılından bu yana enflasyona karşı koruma amaçlı faizsiz işlem imkanlarından yararlanıldığı ifade edildi.
İstifa Kararı ile İddialar Arasındaki Zamanlama Tartışması ve Resmi Açıklama
Türkiye Diyanet Vakfı Genel Müdürü İzani Turan, bugün kamuoyunda gündeme getirilen fon vurgunu iddialarının ardından yazılı bir açıklama yapma ihtiyacı duyduğunu belirtti. Görevden ayrılma talebini, yeni yönetimin göreve gelmesinin hemen ardından Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş’a bizzat ilettiğini bildiren Turan, ‘Görevden ayrılma kararımın bugün gündeme getirilen fon iddialarıyla hiçbir ilgisi olmadığını her şeyden önce ifade etmek istiyorum. Bu kararımın söz konusu iddialarla ilişkilendirilmesine yönelik yorumları kesinlikle reddediyorum’ dedi. Görevlerin gelip geçici olduğunu, bir vazifeden ayrılmanın hayatın olağan akışının bir parçası olduğunu vurgulayan Turan, bu durumu bir suçluluk ve cezalandırma gibi takdim etmenin somut bir dayanak olmadan hüküm vermek anlamına geldiğinin altını çizdi. Araştırmacı gazetecilik perspektifinden bakıldığında, kurum içi yönetim değişikliklerinin bu tarz spekülatif iddialarla aynı döneme denk gelmesi, kamuoyunda hızlı bir bilgi kirliliğine yol açarken, yöneticilerin bu tür kriz anlarında şeffaf ve hızlı iletişim kurma zorunluluğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
Vakıf Kaynakları ve Faiz Hassasiyeti: ‘Faizli İşlem Yapmadık, Allah’a Sığınırız’
Açıklamalarının devamında Türkiye Diyanet Vakfı’nın mali yapısına ve dini hassasiyetlerine değinen İzani Turan, TDV’nin söz konusu fonlarla herhangi bir ilişkisi veya alışverişinin bulunmadığını net bir şekilde ifade etti. Turan, ‘Faizli işlem yapmadık, bundan Allah’a sığınırız. Borsa işlemleriyle de herhangi bir ilgimiz olmadı. Vakıf kaynaklarının faizden ve haramdan mümkün mertebe korunması, bizim için dini bir hassasiyet olduğu kadar emanete riayet sorumluluğunun da gereğidir’ değerlendirmesinde bulundu. Bağışların farklı zamanlarda toplandığını, yardımların ise belirli bir süreç içerisinde hak sahiplerine ulaştırıldığını aktaran Turan, bu süre zarfında kaynakların enflasyon karşısında değer kaybetmesini önlemek amacıyla, vakıf senedi ve ilgili mevzuat çerçevesinde, uygun faizsiz işlem imkanlarından yararlanılmasının kurumsal bir sorumluluk olduğunu dile getirdi. 2015 yılından bu yana uygulanan bu yaklaşımın, genel müdürün veya ekibinin şahsi tercihinden ibaret olmayıp doğrudan vakfın kurumsal işleyişinin bir parçası olduğunu kaydetti.
Gelişmeler ve Beklentiler
Gelişen bu süreçte, İzani Turan’ın ve Türkiye Diyanet Vakfı’nın tüm işlem kayıtlarını yetkili mercilerin incelemesine açık tuttuğunu belirtmesi, denetlenebilirlik açısından önem arz ediyor. Gelecek dönemde resmi kurumların yürüteceği incelemeler ve konuya dair atılacak adımlar, kamuoyundaki soru işaretlerinin giderilmesi ve vakfın itibarnın korunması noktasında belirleyici olacak. Uzmanlar, hem bağışçıların güveninin sarsılmaması hem de kurumların şeffaflık ilkelerine tam bağlılıkla hareket etmesinin bu tür krizlerin aşılmasında en kritik unsur olduğunun altını çiziyor.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika